Salonda büyük bir izdihamın yaşandığı tören öncesinde bekleyen kalabalık, “Sen bu millete adamlığı, dik durmayı, sevmenin ve emeğin ne demek olduğunu öğrettin” sloganları attı. Sunuculuğunu usta oyuncu Volkan Severcan’ın üstlendiği törenin açılışında, yönetmen Hüseyin Karabey’in hazırladığı duygu yüklü bir belgesel gösterildi. Belgeselde, Kadir İnanır’ın geçmişteki bir röportajında kurduğu "Anılarım bir film gibi gözümün önünden geçiyor" sözleri salondakilere duygusal anlar yaşattı.

Törende sahneye çıkan yakın dostları, ailesi ve meslektaşları usta sanatçının ardından şu konuşmaları gerçekleştirdi:
Ablasının acısına dayanamadı: Kadir İnanır'ı kaybettik
"VASİYETİ SORUMLULUĞUMUZDUR"
Jülide Kural: "Aslına bakarsanız şu andaki duygum sadece sessizce durmak. Ama Kadir’in haykırmak istedikleri o kadar büyük ki, kalbimin buna dayanabileceğini sanmıyorum. Kadir’i hepiniz tanıyorsunuz; haksızlık karşısında taşan öfkesini, sevgisini ifade ederken sözlere ihtiyaç duymamasını, yoksulluk ve adaletsizlik karşısında şahlanan vicdanını, kalbini, kısacası insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Kadir İnanır bir bakışıyla seyircisinin yıllarca süren unutulmazıdır. Herkesin abisi, babası, sevgilisi, oğludur; o aslında halktır. Anadoludur ve bütün halkların dostudur; o yüzden de Rum'dur, Türk'tür, Ermeni'dir, Çerkes'dir, Boşnak'tır, Kürt'tür... Bu dünyadayken ya da ayrılırken en büyük vasiyetidir memleketine: 'O büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız' der dünyanın en güzel gülümsemesiyle. Vasiyeti sorumluluğumuzdur; bir gün mutlaka sevgilim, mutlaka..."
"KOCAMAN BİR İNCİR AĞACI GİBİYDİ"
Menderes Samancılar: "Hayatın en zor anlarından birini yaşıyoruz. Buradan birçok arkadaşımızı yolcu ettik ama bir gün buradan Kadir dayımızı yolcu edeceğimizi hiç düşünemedik. Artık dinlemek zor Hekimoğlu’nu, her dinlediğimizde yeniden ağlayacağız. O derlemişti türküyü biliyorsunuz, hep övgüyle bahsederdik. Sarılırdık dostça; kocaman bir incir ağacı gibiydi benim için, bal gibi incirler veren... Barış, dostluk, sevgi dolu bir yürek, asla unutmayacağız. Kadir dayı gibileri asla unutmayacağız. İyi ki 50 yılı birlikte geçirdik, iyi ki varmışsın Kadir abim, güle güle."
"BÜTÜN KARİYERİNİ BARIŞ İÇİN RİSKE ATIYORSUN"
Adil Kaya: "Nürnberg seyircisini derinden yakalamıştı Almanya'da düzenlenen festivalde. Alman seyirciler savaş sonrasında eski hayatına dönmeye çalışırken onlardan çok farklı bir etki yaratmıştı. Kadir abinin performansı için 'Çok diri, çok duygulu, çok sahici' diyorlardı. Yıllar sonra ödül almak için Nürnberg’e geldiğinde, Avrupa’nın en saygın oyuncularından Maria Schrader takdim etti ödülü. Sohbet ederken Kadir abiye, 'Bütün kariyerini barış için riske atıyorsun. İki dünya savaşı çıkarmış Almanlar arasında senin yaptığını yapabilecek bir sanatçı tanımıyorum' demişti. Törende de ona dönüp 'Canım kardeşim Kadir, bu kadar güzel bir insan nasıl olunur?' ifadelerini kullanmıştı. Kadir abi de bir Alman gazetesine verdiği röportajda, 'Ben size dünyanın en güzel ülkesinden en güzel selamları getirdim' demişti. Kendisi hep 'Bir sanatçı ülkesinin sorunlarına duyarlı değilse ben ona sanatçı demem' derdi."
"ŞİRKETİMİN BU SEVİYEDE OLMASININ NEDENİDİR"
Ali Gündoğdu: "Hepimizin başı sağ olsun. Ben Kadir dayıyı tanıdığımda sektörde kamera asistanıydım, çıraktım. Bana her zaman 'Alicim ihtiyacın var mı?' diye sorardı, hep abi gibi davrandı. Yıllar sonra yapımcısı oldum, tavrında hiçbir değişiklik olmadı. Her zaman 'Bir ihtiyacın var mı, ailen nasıl?' diye sorardı. Şirketimin bu seviyede olmasının nedenlerinden biridir. Güle güle dayı."
"ÖRNEK BİR REHABİLİTASYON HASTASIYDI"
Köksal Kuloğlu: "Duruşu, ilkeleri ve insanlığı ile hepimizin hayatına dokundu. Sanatını her zaman Anadolu ile buluşturan, Anadolu’nun birliğine, dirliğine inanan bir insandı. Duruşu sanatına yansırdı. Kendisini yalnız oyuncu olarak değil, örnek bir rehabilitasyon hastası olarak tanırdık. Bizimle olan her randevusuna aynı disiplin, kararlılık ve umutla gelirdi. Gösterdiği azim, sağlık çalışanlarımıza ve diğer hastalarımıza her zaman ilham verdi."
"KALAN ÖMRÜMÜ BARIŞA HAZIRLAYACAĞIM"
Kerim Yıldız: "Hayatı boyunca doğru bildiğinden vazgeçmedi, elini taşın altına koydu. Özellikle Kürt meselesinin çözülmesindeki samimiyet arayışlarında kişisel hesap gözetmeden yer aldı. Anaların ağlamaması, bu ülkede kardeşçe yaşanması için inandığı düşüncenin sesi olmaya çalıştı. Farklı düşüncelerin olduğu en zor zamanlarda bile bu vicdani duruştan vazgeçmedi. Çünkü sinema yıldızı olduğu kadar bir barış yıldızıydı. Yaptığımız toplantılardan birinde bana, 'Kaç yıl ömrüm kaldı bilmiyorum, kalan ömrümü insanlık için büyük barışa hazırlayacağım' demişti."
"BANA KATMADIĞINIZ HER ŞEY İÇİN MİNNETTARIM"
Aslı Kızıltuğ: "Kadir Bey’in manevi kızıyım, onu kelimelerle anlatmak mümkün değil. Bana kattığınız her şey için size minnettarım. Özellikle son dönemlerde yaptığımız sohbetleri hiç unutmayacağım, mekanınız cennet olsun."
"EŞSİZ CÜMLELERİ GÖZLER YAZAR"
Baran Seyhan: "Sinema bir kahramanlık işidir, ülkemizde her sinemacı kahramandır ama bir de kahramanların kahramanı var; o da Kadir İnanır’dır. Bizi çok etkileyen derinlikli, güzel, ruhumuzu coşturan cümleleri ellerin yazdığını düşünürüz ama o eşsizin cümleleri aslında gözler yazar. En güzel gözler Kadir İnanır’a aittir. Ülkesine sevdalı biri olarak ülkesinin sevdası da olabildi, ne mutlu ki."
"ADAM GİBİ ADAMDI"
Nevsel Elevli: "Kendisiyle bir yardım balosunun bilet satışı sırasında tanıştık. Öyle bir insandı ki, okulda ayakları yere değen biriydi, herkese yardım ederdi. Elini üstümden hiç çekmedi, ne zaman bir ihtiyacım olsa kendisini arardım. Garsona, taksiciye bahşiş verilmediğinde çok kızardı. Emeğe ve emekçiye çok saygısı vardı, adam gibi adamdı."
"KADİRİZM POPÜLİST DEĞİL BİR YAŞAM FELSEFESİYDİ"
Canan Kaftancıoğlu: "Söylenecek her sözün eksik kalacağı birini uğurluyoruz. Sanatçı ve aydın kimliğini, kişiliğini, o şanın şöhretin bozamadığı duruşunu anlatmaya ne hacet... Duruş demişken, hastalığı döneminde zihnime hücum eden sayısız anekdotundan birini paylaşmak isterim. Hasta yatağında bile hepimizin güvenli limanı olmaya devam etti. Yurt dışına taşınan bir arkadaşıma 'Bir ihtiyacın var mı?' demeyi hepimizden önce düşünmüştü. Bir gariban hastane emekçisine 'Yardımcı olabilir misin?' diye benimle paylaşmıştı. E be Kadircim, sen tedavi görüyorsun, hangi ara o adamcağızın derdini dinledin de çözüm bulmak için bizlerle paylaşıyorsun... Önceliği kendisi değildi, ülke ve dünya gündemini berrak bir zihinle takip ediyordu. Ben bunlara tanıklık edince 'Kadirizm' denilen şeyin popülist bir kavram değil, gerçekten bir yaşam felsefesi olduğunu hissetmiştim. Sevgili Sırrı Süreyya’nın ardından kah gülüp çokça ağlarken bana, 'Canancım ben inançlı bir insanım, ölümü de hastalığı da sorgulama, yargılama gibi bir düşüncem yok ama benimle ilgili yazdığı yazıyı okuduğum Sırrı’nın gitmesi bana koydu' demişti. Kadircim senin gidişin de bize koydu. Sevgili Kadir, bu topraklara barış gelecekse eğer, ki gelecek, sen ve senin yüzü suyu hürmetine gelecek. Güle güle."
"BİZİ YALNIZ BIRAKTI"
Cemal Kayacı (Ağa Cemal): "Kadir İnanır'ı nasıl izah edeceğiz ki? Hayatımız hep beraber geçmiştir, hiç birbirimizi kırmadık bu zamana kadar geldik. Bizi yalnız bıraktı, Allah mekanını cennet eylesin."
"IŞIĞI DIŞARDA UNUTULMUŞ YALNIZ BİR EVDİR YAŞAMAK..."
Salih Turan: "40 yıl önce sanat evinde tanıştık, bana yakınlık gösterdi. Nedenini sonra anladım; kendisi de resim çizen bir insandı, sürekli çiziyordu. Bir gün yazı evindeyken telefon geldi, 'Lan deli ne yaptın?' dedi. 'Yazıyorum' dedim. 'Bırak yazıyı, onu herkes yazıyor, resim yap' dedi. Hakkımda yapılmış bir kitapta onun da yazısı vardı. Hayatım boyunca hakkımda yüzlerce yazı yazılmıştı ama Kadir’in o yazısı kadar beni etkileyen başka bir yazı kimseden gelmedi. Işığı dışarıda unutulmuş yalnız bir evdir yaşamak..."
"BÜTÜN AİLEMİZİN GÖZBEBEĞİYDİ"
Gül Bakar: "Benim canım dayımı uğurlamak üzere toplandık. Yokluğu, biliyorum hepinizi çok üzdü. Canım dayım, seninle geçirdiğimiz her an benim için çok kıymetliydi. Senin yeğenin olmaktan büyük gurur ve şeref duydum. Geçen yıl anne ve babamı kaybettikten sonra dayım benim sığındığım bir liman oldu. Kadir dayım ailesine çok bağlı bir insandı. O bütün ailemizin gözbebeği ve ülkemizin çok büyük yol göstericisiydi."
"BÜTÜN EVLERDEN CENAZE KALKACAK"
Levent İnanır: "Hoş geldiniz diyeceğim ama alışılageldiği için kullanıyorum. Kadir dayım; büyük usta, büyük aktör, büyük insandı. Çok şey öğrendim ondan; hatta öğrendiğim şeylerin ağırlıklı olan yekununu ondan öğrendim, ilelebet sürdüreceğim. Yıllar önce bir röportajında, 'Ben bir gün ölürsem Türkiye’deki bütün evlerden cenaze kalkacak' demişti. O, gene kendi söylemiyle, 'Benim bedenim gider ama yaptığım filmler yıllar sonra keyifle izlenecek' derdi. Bütün filmleri nitelikli, sosyal yaralara parmak basan, aramızdan insanlardan seçilen karakterler ve senaryolarına dokunduğu işlerdi. Ben onunla vedalaşmıyorum o yüzden; o içimizde yaşayacak, yaşıyor."
Harbiye'deki Kadir İnanır'ın cenaze töreninde gerginlik: Salonda Kenan Evren tepkisi
SALONDA KISA SÜRELİ GERGİNLİK
Öte yandan, törende gösterilen belgesel filmin 12 Eylül 1980 askeri darbesine değinilen bölümünde salonda kısa süreli bir tansiyon yükseldi. Ekrana Kenan Evren'in görüntülerinin gelmesi üzerine salondan yükselen yuhalama seslerine bir katılımcının "Yuhaladığınız Türkiye'nin Genelkurmay Başkanı" sözleriyle müdahale etmesi, salondaki sinemacı ve siyasilerin sert tepkisine yol açtı.
OMUZLAR ÜZERİNDE UĞURLANDI
Konuşmaların tamamlanmasının ardından Türk sinemasının efsane ismi Kadir İnanır’ın Türk bayrağına sarılı naaşı, salondakilerin gözyaşları ve alkışları eşliğinde omuzlar üzerinde cenaze arabasına taşındı. Büyük ustanın cenazesi, Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde kılınacak ikindi namazının ardından Ulus Mezarlığı’nda ebedi istirahatgahına tevdi edilecek. Aile taziyeleri ise Akatlar Kültür Merkezi’nde kabul etmeye devam edecek.
TÜM PARTİLERDEN ÇELENK VE YOĞUN KATILIM
Törene başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere siyasi partilerin genel başkanları, belediyeler ve kültür-sanat kurumları çelenk gönderdi. Anma programına siyaset, bürokrasi ve sinema dünyasından çok sayıda önemli isim bizzat katılarak aileye taziyelerini iletti.
Törene katılan isimler arasında; İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, eski HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Arslan, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, Sinema Genel Müdürü Birol Güven ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı yer aldı.
Sinema camiasını ve usta sanatçının yakın dostlarını buluşturan törende; Menderes Samancılar, Perihan Savaş, Nuri Alço, Halil Ergün, Nur Sürer, Meltem Cumbul, Reis Çelik, Kerem Alışık, Mazlum Çimen ve Burak Deniz gibi çok sayıda sanatçı hazır bulundu. Taziyeleri ise usta oyuncunun hayat arkadaşı Jülide Kural ile yeğenleri Levent İnanır ve Soner Arıca başta olmak üzere aile üyeleri kabul etti.
