Kahramanmaraş, Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen ve ülkeyi yasa boğan silahlı saldırıyla sarsıldı. Ortaokul öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin iki ayrı sınıfa yönelik düzenlediği saldırıda, ilk belirlemelere göre 1’i öğretmen olmak üzere toplam 3 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi ise yaralandı.
BAHÇELİ: MESELEYİ YALNIZCA FAİL ÜZERİNDEN OKUMAK EKSİK KALIR
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, saldırıya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak taziye dileklerini iletirken, olayın arka planında sosyolojik ve dijital nedenler olduğunu savundu. Bahçeli, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması beklenmeden siyasi yorum yapılmasının "hakikatin üzerini örteceğini" belirterek, sürecin istismar edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Saldırının kökeninde yatan nedenlerin derinlemesine sorgulanması gerektiğini ifade eden Bahçeli, dijitalleşmenin kontrolsüz yaygınlığının ve sosyal medya mecralarının denetimsiz etkisinin çocukların ruh dünyasında telafisi güç tahribatlar yarattığını savundu. Çocukların "sosyal medyanın adeta emzirdiği" yapay bir iklimde büyüdüğünü ifade etti.
Günümüz dünyasındaki hızlı duygu geçişlerine değinen MHP lideri, "Bir kaydırma hareketiyle sevinçten öfkeye savrulan duygu geçişlerinin, gelişim çağındaki zihinlerde gerçek ile sanal arasındaki sınırları bulanıklaştırdığını" vurguladı.
Meseleyi sadece fail üzerinden değerlendirmenin yanlış olacağını belirten Bahçeli; sosyal çevre, akran zorbalığı ve değer erozyonunun bu tür karanlık eylemlerdeki payının sorgulanması gerektiğini kaydetti.
"DEVLET CİDDİYETİ İÇİNDE YÜRÜTÜLMELİ"
Devlet Bahçeli, böylesi hassas dönemlerde yetkili makamların görevlerini hiçbir baskı ve yönlendirme altında kalmadan, sükûnet ve devlet ciddiyeti içinde yürütmesinin hayati önem taşıdığını söyledi.
Bahçeli'nin açıklamaları şu şekilde:
"Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması beklenmeden yapılacak siyasi yorumlar, hakikatin üzerini örtmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır. Şayet gerekli görülüyorsa değerlendirmeler, ancak süreç tamamlandıktan sonra yapılmalıdır.
Hiç kimse böylesine elim bir hadiseyi günübirlik siyasetin malzemesi haline getirmemeli; acı üzerinden istismar arayışına tevessül etmemelidir.
Dijitalleşmenin kontrolsüz yaygınlığı, sosyal medya mecralarının denetimsiz etkisi ve giderek derinleşen akran zorbalığı, maalesef çocuklarımızın ruh dünyasında telafisi güç tahribatlar meydana getirmektedir.
Günümüz dünyasında evlatlarımız, sosyal medyanın adeta emzirdiği; parmak uçlarıyla ekranlara yön verdiği, saniyeler içinde birbirine zıt duyguların yaşanıp tüketildiği yapay bir iklimin içinde büyümektedir.
Bir kaydırma hareketiyle sevinçten öfkeye, merhametten şiddete savrulan bu hızlı duygu geçişleri, henüz gelişim çağındaki zihinlerde gerçek ile sanal arasındaki sınırları bulanıklaştırmaktadır.
Meseleyi yalnızca fail üzerinden okumak, hakikatin eksik anlaşılmasına yol açacaktır. Asıl sorgulanması gereken, çocuklarımızı böylesi karanlık eylemlere iten sosyal çevre, dijitalleşme, değer erozyonu ve kontrolsüz etki alanlarıdır.
Böylesi vahim ve hassas hadiselerde, yetkili makamların görevlerini hiçbir baskı ve yönlendirme altında kalmadan, sükûnet ve devlet ciddiyeti içinde yürütmesi hayati önemdedir."

