TBMM Genel Kurulu’nda Suriye’deki son gelişmeleri değerlendiren emekli Büyükelçi ve Gelecek Partisi Bursa Milletvekili Dr. C. Kâni Torun, Türkiye'nin bölgedeki rolüne dair kritik uyarılarda bulundu. Milli Savunma Bakanlığı’nın sürece dair açıklamalarını "ateşe benzin dökmek" olarak nitelendiren Torun, çözümün ancak tehdit dilinden vazgeçilerek müzakere ve itidalle mümkün olabileceğini savundu.
İsrail’in bölgedeki faaliyetlerini sert bir dille eleştiren Torun, İsrail'in ne Türklerin, ne Kürtlerin ne de Arapların dostu olmadığını belirtti. İsrail’in bölgede "tavşana kaç tazıya tut" politikası izlediğine dikkat çeken Torun, bu ülkeden gelen her açıklamanın tansiyonu yükseltmeye ve bölge toplumlarını provoke etmeye yönelik olduğunu ifade ederek, bu provokasyonlara karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.
"BARIŞIN MERKEZİ ANKARA OLMALI"
Suriye’deki krizin yine bu topraklarda çözülmesi gerektiğini vurgulayan Kâni Torun, çözümün on binlerce kilometre ötedeki yabancı başkentlerde aranmasının yanlış olduğunu dile getirdi. Torun, "Barış masası Ankara’da kurulmalıdır" diyerek, tüm tarafların Türkiye’nin başkentinde bir araya gelmesi gerektiğini savundu. Milletvekili Torun, her kimliğin ve inancın tanındığı, korunduğu ve özgür olduğu bir Suriye yönetim modeli üzerinde uzlaşılması gerektiğini vurguladı.
SURİYE İÇİN 'ADEMİ MERKEZİYETÇİ YAPI' ÖNERİSİ
13 yıldır iç savaşın sürdüğü bir ülkede tekçi bir yapı önerilmesinin veya baskıyla sonuç alınmaya çalışılmasının hatalı bir yaklaşım olduğunu ifade eden Torun, çözüm önerisini ademi merkeziyetçi bir model üzerine kurdu. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması şartıyla, merkezi yönetimin bazı yetkilerinin yerel yönetimlere devredildiği bir yapının kurulması gerektiğini belirten Torun, Türkiye'nin bu süreçte tarafları müzakereye davet eden kapsayıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
