İstinaf mahkemesinin kurultayı hukuken geçersiz sayan tarihi kararı ve ardından ana muhalefet partisi genel merkezinde emniyet güçlerinin müdahalesiyle gerçekleştirilen tahliye operasyonu, Türkiye siyasetinin ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Yaşanan kurumsal devir teslim esnasında kameralara yansıyan arbede ve gerilimin ardından, yargı kararıyla yeniden koltuğuna dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti içi kurmaylarıyla yaptığı zirvenin detayları ortaya çıktı.
Gazeteci Barış Yarkadaş, tv100 canlı yayınında, Kılıçdaroğlu’nun kendisini makamında ziyaret eden milletvekilleri, Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyelerinden oluşan heyetle yaptığı görüşmenin detaylarını paylaştı.
"CHP TARİHİNDE BİR İLK: SEÇİLMİŞLER BİNAYA ALINMADI"
Kılıçdaroğlu, Özgür Özel yönetimindeki kurmayların tahliye sürecindeki tutumunu eleştirerek, parti tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir yönetim krizine şahitlik edildiğini vurguladı. Deneyimli siyasetçi, kabul edilemez olarak nitelendirdiği o anları şu sözlerle özetledi:
"Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde ilk kez milletvekillerimiz, PM üyelerimiz ve YDK üyelerimiz kendi genel merkez binamıza alınmadı. Siyasi geleneğimiz açısından bundan daha kötü, daha incitici ne olabilirdi? Biz bu noktaya gelmemek için son ana kadar uzlaşma yolu aradık. Süreci birlikte yönetme ve ortak karar alma zeminini zorladık. Ancak tüm bu iyi niyetli çabalarımız, maalesef karşı taraftaki arkadaşlarımız tarafından karşılıksız bırakıldı. Neticede benim de aslen çok rahatsız olduğum, vicdanımı yaralayan bu ağır tablo ortaya çıktı."
"BU KRİZİN SORUMLUSU BİZ DEĞİLİZ"
Medyaya yansıyan polis müdahalesi görüntülerinin sorumluluğunu reddeden Kılıçdaroğlu, adli sürecin kaçınılmaz bir hukuki neticesiyle karşı karşıya kalındığını savundu. Yaşananların faturasının kendi ekibine kesilmek istenmesine karşı net bir duruş sergileyen CHP Lideri, kurmaylarına şu yapısal uyarılarda bulundu:
Kamuoyuna yansıyan bu yıpratıcı tabloya kesinlikle biz yol açmadık. Hukukun ve mahkeme kararının uygulanması aşamasında sergilenen uzlaşmaz tavır bu sonucu doğurdu."
"KIRICI DEĞİL YAPICI OLUN"
"Sizlerden tek isteğim; lütfen derhal tüm parti örgütlerimize, üyelerimize ve bize gönül veren vatandaşlarımıza sükunet çağrısı yapmanızdır. Bu binadan dışarı çıktığınız andan itibaren diliniz kırıcı değil, tam aksine yapıcı ve onarıcı olmalıdır."
