José Martí Küba Dostluk Derneği tarafından başlatılan “Küba’ya Güneş Topluyoruz” kampanyasının tanıtımı için düzenlenen basın toplantısında, Küba’da derinleşen enerji krizinin sağlık, eğitim ve gündelik yaşam üzerindeki etkileri ayrıntılarıyla anlatıldı. Toplantıda konuşan dernek başkanı Nahide Özkan ile Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alejandro Diaz Palacios, kampanyanın yalnızca teknik bir enerji desteği değil, aynı zamanda Küba halkıyla uluslararası dayanışmanın bir parçası olduğunu vurguladı.
Toplantıda yapılan sunumlarda, Küba’da yıllardır devam eden ABD yaptırımlarının enerji altyapısını ağır biçimde etkilediği, ülkedeki elektrik üretiminin büyük ölçüde akaryakıtla çalışan eski termik santrallere dayanması nedeniyle ciddi kesintiler yaşandığı ifade edildi.
“SANTRALLER ÇALIŞIYOR AMA KAPASİTENİN YARISINA BİLE ULAŞAMIYOR”
Dernek Başkanı Nahide Özkan, Küba’daki enerji sisteminin kırılgan hale geldiğini belirterek, ülkedeki termik santrallerin toplam kurulu gücünün 3 bin ila 3 bin 500 megavat arasında olmasına rağmen santrallerin ancak yüzde 40-50 kapasiteyle çalışabildiğini söyledi.
Özkan, Küba’da çıkarılan yüksek kükürtlü petrolün santrallerde yoğun aşınmaya neden olduğunu, 30-40 yıllık makinelerin bakım ve yedek parça eksikliği nedeniyle sık sık arızalandığını anlattı. Yaptırımlar nedeniyle gerekli teknolojik yenilemenin yapılamadığını vurgulayan Özkan, “Ana santrallerden biri devre dışı kaldığında zincirleme elektrik kesintileri yaşanıyor” dedi.
ELEKTRİK KESİNTİLERİ HAYATIN HER ALANINI VURUYOR
Toplantıda paylaşılan verilere göre Küba’da elektrik kesintileri artık istisnai değil, gündelik yaşamın olağan bir parçası haline gelmiş durumda. Günlük 8 ila 12 saati bulan planlı kesintilere zaman zaman ülke çapında ani sistem çökmeleri de ekleniyor.
Kesintiler nedeniyle su pompalarının çalışmaması sonucu su sıkıntısı yaşandığı, gıda muhafazasının zorlaştığı, internet ve iletişim altyapısının aksadığı belirtildi. Çöp toplama hizmetlerinin kesintiye uğramasıyla hijyen sorunlarının arttığı, salgın hastalık riskinin yükseldiği ifade edildi.
Ulaşım sorunları nedeniyle işe ve okula erişimin zorlaştığı, kronik hastaların sağlık hizmetlerine ulaşımında ciddi sıkıntılar yaşandığı kaydedildi.
HASTANELER VE OKULLAR DA KRİZDEN ETKİLENİYOR
Enerji krizinin sağlık sistemi üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi. Elektrik kesintileri nedeniyle ameliyatların ertelendiği, tıbbi cihazların çalışmaması sonucu tanı ve tedavi süreçlerinde aksaklıklar yaşandığı belirtildi. İlaç ve aşıların korunması için gerekli soğuk zincirin risk altında olduğu ifade edilirken, lise ve üniversitelerde yüz yüze eğitimin zaman zaman durduğu aktarıldı.
Üretim alanında ise fabrikaların çalışamaması nedeniyle üretimin aksadığı, tarımda sulama yapılamadığı için verimin düştüğü ve temel ihtiyaç maddelerinde kıtlık riskinin arttığı vurgulandı.
Turizm sektörünün de krizden etkilendiği, havayolu ve otelcilik hizmetlerinde kesintiler yaşandığı, bunun da ülkenin önemli döviz kaynaklarından birine darbe vurduğu kaydedildi.
“ÇÖZÜM, DAYANIŞMAYLA ENERJİ EGEMENLİĞİ”
Başkan Özkan, Küba’nın yaşadığı enerji krizinin yalnızca üretim kapasitesi eksikliğinden değil, dışa bağımlı yakıt tedarikinin yaptırımlarla engellenmesinden kaynaklandığını söyledi. Bu nedenle çözümün yalnızca petrol bulmak olmadığını belirten Özkan, ülkenin ithal yakıta bağımlılığı azaltmak amacıyla yenilenebilir enerjiye yöneldiğini ifade etti.
Özkan’ın verdiği bilgilere göre 2026’nın ilk çeyreğinde ülkede önemli enerji yatırımları gerçekleştirildi. Yerli petrol ve doğalgaz üretimi artırılırken, termik santrallerde 185 megavatlık kapasite yeniden devreye alındı.
Gündüz saatlerindeki elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 50’sinin güneş enerjisinden karşılanmaya başlandığı belirtildi. Sağlık ve eğitim emekçilerinin evlerine 10 binin üzerinde güneş modülü kurulduğu, yüzlerce sosyal tesis ve polikliniğin güneş enerjisi sistemlerine geçtiği aktarıldı. Ayrıca 900 kamu kurumu ile 2 bin 247 küçük işletmenin güneş enerjisi kullanımına geçtiği, 50 megavatlık enerji depolama sisteminin test aşamasında olduğu ifade edildi.
“KÜBA’NIN 330 GÜNÜ GÜNEŞLİ”
Özkan, Küba’nın coğrafi avantajına dikkat çekerek meteoroloji verilerine göre ülkede yılın yaklaşık 330 gününün güneşli geçtiğini söyledi.
Güneş enerjisinin dışa bağımlı olmadığını, yakıt ithalatı gerektirmediğini ve yaptırımlardan daha az etkilendiğini vurgulayan Özkan, sistemlerin hızlı kurulabildiğini ve özellikle hastane, okul ile su altyapısı gibi kritik alanları kesintilere karşı koruyabildiğini anlattı.
“Bu yalnızca teknik bir enerji yatırımı değil, Küba’nın enerji egemenliğini koruma mücadelesidir” diyen Özkan, dayanışmanın bu süreçte hayati önem taşıdığını ifade etti.
ÜÇ KRİTİK SAĞLIK KURUMU İÇİN GÜNEŞ ENERJİSİ SİSTEMİ KURULACAK
Kampanya kapsamında Küba’nın Santa Clara kentindeki üç önemli sağlık kurumuna güneş enerjisi sistemi kurulmasının hedeflendiği açıklandı. Bu kurumların; Ernesto Che Guevara Kardiyoloji Hastanesi, Daniel Codorniu Pruna Genel Eğitim Hastanesi ve Freddy Maymura Hurtado Psikopedagoji Merkezi olduğu belirtildi.
Yaklaşık 2,9 milyon kişiye hizmet verdiği ifade edilen Ernesto Che Guevara Kardiyoloji Hastanesi’nin ülkedeki en önemli kalp cerrahisi merkezlerinden biri olduğu kaydedildi. Hastanede şimdiye kadar 10 binden fazla kalp ameliyatı ve 35 bine yakın girişimsel işlem gerçekleştirildiği aktarıldı.
Daniel Codorniu Pruna Hastanesi’nin çok sayıda branşı bünyesinde barındıran önemli bir eğitim ve araştırma hastanesi olduğu, yoğun bakım ve acil servis hizmetleri verdiği belirtildi.
Freddy Maymura Hurtado Psikopedagoji Merkezi’nin ise ağır zihinsel ve fiziksel engelli bireylere uzun süreli bakım hizmeti sunduğu, 80’den fazla yatak kapasitesine sahip olduğu ifade edildi.

“BU ABLUKA ARTIK KOLEKTİF CEZALANDIRMAYA DÖNÜŞTÜ”
Toplantıda konuşan Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alejandro Diaz Palacios ise Küba’nın 60 yılı aşkın süredir ekonomik, ticari ve finansal abluka altında olduğunu söyledi. Palacios, özellikle ABD Başkanı Donald Trump döneminde yaptırımların ağırlaştığını ve son dönemde fiilen petrol ambargosuna dönüştüğünü ifade etti.
Bu politikaların Küba ekonomisine yıllık 7 milyar dolardan fazla zarar verdiğini belirten Palacios, asıl ağır sonucun halkın günlük yaşamında hissedildiğini söyledi. “Küba halkı artık gün boyu süren elektrik kesintileriyle yaşıyor” diyen Palacios, gıdanın korunmasından su teminine kadar yaşamın her alanının bu krizden etkilendiğini kaydetti.
“100 BİNDEN FAZLA HASTA AMELİYAT BEKLİYOR”
Palacios, sağlık sistemindeki ağır tabloya ilişkin de çarpıcı veriler paylaştı. Küba’da 100 binden fazla hastanın ameliyat ve cerrahi işlem beklediğini belirten Palacios, bunların 2 binden fazlasının çocuk olduğunu söyledi.
Elektrik yetersizliği nedeniyle hastanelerde ciddi aksaklıklar yaşandığını ifade eden Palacios, 40 binden fazla gebenin ultrasonografi ve gebelik takip hizmetlerine erişimde sorun yaşadığını anlattı. Son dönemde 30 binden fazla çocuğun aşılama sürecinin aksadığını söyleyen Palacios, kuvöz gibi yaşamsal cihazlara ihtiyaç duyan yüzlerce yeni doğan bebeğin de risk altında olduğunu kaydetti.
“KÜBA BAŞKA ÜLKELERE BOMBA DEĞİL DOKTOR GÖNDERDİ”
Palacios konuşmasında, Küba’nın tarih boyunca başka halklara sağlık desteği sunduğunu vurguladı. “Küba başka ülkelere bomba değil sağlık personeli gönderdi” diyen Palacios, yüz binlerce Kübalı sağlık çalışanının yıllar boyunca yoksul ülkelere sağlık hizmeti götürdüğünü hatırlattı.
Küba’nın ABD için hiçbir tehdit oluşturmadığını ifade eden Palacios, Havana yönetiminin her zaman egemenlik ve bağımsızlık temelinde diyaloga açık olduğunu söyledi.
Trump yine Küba'yı hedef aldı: Dibe vurdular
"KÜBA ÇÖKÜŞÜN EŞİĞİNDEKİ BİR ÜLKE DEĞİL; DAYANIŞMAYLA AYAKTA DURAN BİR ÜLKE"
ABD’nin Küba’ya yönelik ablukasının onlarca yıldır sürdüğünü belirterek, Washington yönetimlerinde yaşanan değişimlere rağmen politikanın temel yaklaşımının değişmediğini söyleyen Palacios, mevcut dönemin geçmiş yıllara kıyasla çok daha ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Palacios, bu süreçle halkın devrime verdiği desteğin kırılmasının ve ülke içinde istikrarsızlık yaratılarak olası dış müdahaleler için uygun zeminin oluşturulmasının amaçlandığını söyledi.
Enerji krizinin yalnızca Küba’ya özgü bir durum olmadığını vurgulayan Palacios, petrol ve yakıt erişiminin engellendiği her ülkenin benzer sorunlarla karşılaşabileceğini söyledi. ABD’nin temel hedefinin Küba halkını yıldırarak rejim değişikliği yaratmak olduğunu vurgulayan Palacios, buna karşın Küba toplumunun bağımsızlık konusunda ortak bir tutuma sahip olduğunu ifade etti. Palacios, “Küba halkı bağımsızlığından vazgeçmeyecek” mesajını verdi.
İLK KONTEYNIRLAR YAZ BAŞINDA YOLA ÇIKACAK
Basın toplantısında kampanyanın teknik detaylarına ilişkin soruları da yanıtlayan Büyükelçi Palacios ve Dernek Başkanı Özkan, Türkiye’den bağışlar toplandıkça güneş paneli sistemlerini içeren konteynerlerin yaz başından itibaren Küba’ya gönderilmeye başlanacağını açıkladı.
Palacios ve Özkan, yaz aylarında enerji ihtiyacının daha da arttığını, sıcaklık ve nem nedeniyle salgın hastalık risklerinin yükseldiğini belirterek, yardımların hızlı şekilde ulaştırılmasının önemine dikkati çekti.
