Macaristan Başsavcısı Gabor Balint Nagy, artan siyasi baskılar nedeniyle görevinden istifa ettiğini açıkladı. Başbakan Peter Magyar'ın, Viktor Orbán döneminde atanan üst düzey kamu görevlilerini görevden alma süreci devam ederken gelen istifa, ülkedeki kurumsal dönüşüm tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
"SAVCILIĞIN BAĞIMSIZLIĞINI KORUMAK İÇİN AYRILIYORUM"
Euronews'e göre Nagy, istifa kararının savcılık kurumunun bağımsızlığını ve itibarını korumayı amaçladığını belirtti.
Yazılı açıklamasında kurumun siyasi çekişmelerin parçası haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Nagy, "Savcılık kurumu, siyasi aktörlerin güç mücadelelerinin bir aracı haline gelmemeli; günlük siyasi çıkarların veya güç oyunlarının sahnesi olmamalıdır" ifadelerini kullandı.
Nagy ayrıca, "yanlış varsayımlar üzerine kurulu ve siyasi amaçlara hizmet eden" bir çatışmanın içinde yer almak istemediğini söyledi.
MAGYAR: ORBÁN'IN BİR PİYONUNDAN DAHA KURTULDUK
Başbakan Peter Magyar ise istifayı memnuniyetle karşıladı.
Magyar, yaptığı açıklamada, "Bununla birlikte ülke, Orbán'ın bir piyonundan daha kurtulmuş oldu" ifadelerini kullanarak, eski yönetim döneminde atanan isimlerin görevden ayrılmasının reform sürecinin bir parçası olduğunu savundu.
Nisan ayında yapılan seçimleri ezici çoğunlukla kazanan Magyar, seçim kampanyası boyunca Orbán döneminde göreve getirilen üst düzey bürokratların değiştirilmesi gerektiğini dile getirmişti.
UKRAYNALI PARA TAŞIYICILARI SORUŞTURMASI TARTIŞMA YARATTI
Nagy'nin istifası, sınır ötesi nakit para ve altın taşıma operasyonu nedeniyle de tartışmaların odağındaydı.
Mart ayı başında Viyana'dan Ukrayna'daki Oschadbank genel merkezine gitmek üzere yola çıkan, yüksek miktarda nakit para ve altın taşıyan iki minibüs Budapeşte yakınlarında durduruldu. Araçlarda bulunan ekip gözaltına alındı, sorgulandıktan sonra Macaristan'dan sınır dışı edildi. Taşınan nakit para ve altınlara ise el konuldu.
Operasyonda gözaltına alınan yedi Ukraynalıyı temsil eden avukat Lorant Horvath, soruşturmayı yürüten yetkililerin yargı önüne çıkarılması gerektiğini savundu.
Horvath, başsavcının önceki hükümet tarafından atanmış olmasına dikkat çekerek, eski yönetime siyasi koruma sağlamış olabileceğini öne sürdü.
Savcılık ise operasyonun siyasi gerekçelerle yürütüldüğü yönündeki iddiaları reddetti.
ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLER HIZ KAZANDI
Magyar hükümeti, seçim zaferinin ardından kapsamlı anayasal reformları peş peşe yürürlüğe koydu.
Yapılan anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok'un görev süresi sona erdirildi. Ayrıca Anayasa Mahkemesi üyeleri için yeniden 70 yaş sınırı getirildi.
Düzenlemeyle milletvekilleri için de en fazla üç dönem veya toplam 12 yıllık görev süresi sınırı kabul edildi. Buna göre 12 yıl milletvekilliği yapan isimler bir sonraki seçimlerde yeniden aday olamayacak.
Cumhurbaşkanı Sulyok da görev süresini sona erdiren anayasa değişikliğini imzalayarak görevden ayrılmayı kabul etti.
ORBÁN DÖNEMİNİN KURUMLARI YENİDEN ŞEKİLLENDİRİLİYOR
Viktor Orbán'ın 2010 yılında iktidara gelmesinin ardından Fidesz Partisi, parlamentodaki anayasal çoğunluğunu kullanarak 2011'de yeni anayasa hazırlamış ve yargı, medya, savcılık ile birçok bağımsız kuruma kendi kadrolarını atamıştı.
Muhalefet, bu sistemin Fidesz'in seçim kaybetmesi halinde dahi devlet kurumları üzerindeki etkisini sürdürmesini sağlayacak şekilde tasarlandığını savunuyordu.
Başbakan Peter Magyar liderliğindeki hükümet ise parlamentodaki üçte iki çoğunluğunu kullanarak bu yapıyı değiştirmeyi hedefliyor. Hükümet son dönemde kamu yayıncılığı ve güvenlik kurumlarında da kapsamlı değişiklikler gerçekleştirdi.
Tisza Partisi ayrıca iki ila üç yıl içinde halkın katılımıyla tamamen yeni bir anayasa hazırlanmasını planlıyor. Yeni anayasa çalışmalarının sonbaharda başlaması öngörülüyor.
Öte yandan, seçim yenilgisinin ardından kamuoyu önünde nadiren görülen Viktor Orbán'ın anayasa oylaması sırasında ABD'de Dünya Kupası'nı takip ettiği belirtilirken, Fidesz Parlamento Grup Başkanı Gergely Gulyás da oylamanın ardından görevinden istifa etti.
