Mehmet Uçum’dan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi mesajı: Sistemi sorunlu görenler sıradan demokrasiden yana

Mehmet Uçum’dan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi mesajı: Sistemi sorunlu görenler sıradan demokrasiden yana

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sekizinci yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, sistemin Türkiye’de hükümet kurma krizlerini ortadan kaldırdığını savundu. Uçum, 2023 seçimleriyle seçmenin parlamenter sisteme dönüşü reddettiğini belirterek, “Sistemi sorunlu gören odaklar aslında sınırlandırılmış demokrasiden yanadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum Mehmet Uçum, sosyal medya hesabından yaptığı “9 Temmuz 2018’den 9 Temmuz 2026’ya” başlıklı paylaşımda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sekizinci yılını değerlendirdi.

Türkiye’de başkanlık modelinin 9 Temmuz 2018’de uygulanmaya başladığını hatırlatan Uçum, sistem değişikliğinin 16 Nisan 2017 referandumuyla kabul edildiğini, ilk seçimin ise 24 Haziran 2018’de yapıldığını belirtti.

“HÜKÜMET KURMA KRİZLERİ ORTADAN KALKTI”

Uçum, parlamenter sistemde sıkça yaşandığını söylediği hükümet kurma krizlerinin yeni sistemle birlikte sona erdiğini savundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde cumhurbaşkanının seçilmesiyle hükümetin doğrudan kurulduğunu belirten Uçum, “Her iki dönemde de Cumhurbaşkanı seçildiğinde hükümet kuruldu ve hiçbir zaman kaybı olmadan çalışmaya başladı” ifadelerini kullandı.

2023 seçimlerinde ikinci tur tecrübesinin de yaşandığını hatırlatan Uçum, muhalefetin bu seçimleri “parlamenter sisteme dönüş seçimleri” olarak ilan ettiğini söyledi.

“SEÇMEN GERİYE DÖNÜŞÜ REDDETTİ”

Mehmet Uçum, 2023 seçimlerinde muhalefetin hem Cumhurbaşkanlığı hem de TBMM seçimlerini kaybettiğini belirterek, bu sonucun sistem tartışması açısından da anlam taşıdığını savundu.

Uçum, “2023 genel seçim sonuçları, sistemi ‘sorunlu’ gören odaklar için büyük bir derstir” dedi.

Sisteme yönelik eleştirileri “sınırlandırılmış demokrasi” yaklaşımı olarak nitelendiren Uçum, “Bu odaklar aslında sınırlandırılmış demokrasiden yanadır. Halkın iradesini kontrol altında tutan kurumsal egemenliği savunurlar. Halkımız kendi iradesini hedef alan bu anti-demokratik yaklaşımlara geçit vermedi” ifadelerini kullandı.

50+1 SAVUNUSU: TOPLUMSAL GÜVENCE NORMU

Uçum’un açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri de Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde 50+1 kuralı oldu.

Bu kuralın “toplumsal ve siyasal güvence normu” olarak önemli bir rol üstlendiğini savunan Uçum, yüzde 50+1 şartının siyasi partileri toplumun farklı kesimlerine hitap eden daha kapsayıcı politikalar geliştirmeye zorladığını belirtti.

Uçum, “Yüzde 50+1 kuralı, geçmişte siyaset üzerinden toplumda üretilmeye çalışılan çatışmaları ve özellikle de seküler-muhafazakâr karşıtlığını adeta parçalayıp attı” dedi.

“ANA AKTÖR PARTİLER TOPLUMUN HER KESİMİNE HİTAP ETMEYE ÇALIŞIYOR”

Uçum’a göre yeni sistemle birlikte iddialı siyasi partiler, yalnızca kendi tabanlarına değil, toplumun tamamına seslenmek zorunda kaldı.

“Şimdi ana aktör partilerin hepsi toplumun her kesimine hitap etmek için politikalar geliştiriyor” diyen Uçum, başörtüsü özgürlüğüne ilişkin hukuki düzenleme girişimlerini de bu kapsamda örnek gösterdi.

Zaman zaman yüzde 50+1 kuralının tartışmaya açıldığını belirten Uçum, bu kuralın siyasi temsilcilerin ihtiyaçları üzerinden değil, halkın talepleri ve kapsayıcı demokratik siyaset açısından ele alınması gerektiğini söyledi.

“HALKA DAYANAN SİYASET BAŞARILIDIR”

Uçum, açıklamasında “talep siyaseti” ve “tez siyaseti” ayrımı da yaptı.

Demokratik siyasetin halk için yapılması gerektiğini belirten Uçum, halkın ihtiyaç ve taleplerine dayanan siyasetin daha başarılı olduğunu savundu.

Uçum, “Halka dayanan siyasetin en başarılı lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasal pratiği de bunun çok çarpıcı delilidir” ifadelerini kullandı.

YENİ ANAYASA MESAJI

Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin geliştirilmesi ve yetkinleştirilmesi gereken yönleri bulunduğunu da kabul etti.

Bu konuda yeni anayasayı işaret eden Uçum, “Yeni anayasayla bu konuda ileri adımlar atılacağı öngörülebilir” dedi.

Uçum, açıklamasını Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye’yi güçlendirdiğini, demokrasiyi geliştirdiğini ve seçmen iradesini belirleyici hale getirdiğini savunarak tamamladı.

Uçum'un açıklamalarının tamamı şu şekilde:

"9 TEMMUZ 2018’den
9 TEMMUZ 2026’ya

Türkiye’de bundan sekiz yıl önce 9 Temmuz 2018’de başkanlık modeli uygulanmaya başlandı.

Halkımız 16 Nisan 2017 tarihli referandumda başkanlık modeline geçişi sağlayan anayasa değişikliğini kabul etti.

24 Haziran 2018’de yeni sistemin ilk seçimleri yapıldı. Seçimlerden sadece iki hafta sonra 9 Temmuz 2018’de başkanlık modeli çalışmaya başladı.

2023 yılında 14 ve 28 Mayıs günleri yapılan sistemin ikinci seçimlerinde ikinci tur tecrübesi de yaşandı.

Parlamenter sistemde sıkça rastlanan hükümet kurma krizleri ortadan kalktı. Her iki dönemde de Cumhurbaşkanı seçildiğinde hükümet kuruldu ve hiç bir zaman kaybı olmadan çalışmaya başladı.

2023 Mayıs seçimlerini parlamenter sisteme dönüş seçimleri olarak ilan eden muhalefetin hem Cumhurbaşkanı hem TBMM seçimini kaybetmesiyle seçmen geriye dönüşü de reddetmiş oldu. 2023 genel seçim sonuçları sistemi “sorunlu” gören odaklar için büyük bir derstir. Bu odaklar aslında sınırlandırılmış demokrasiden yanadır. Halkın iradesini kontrol altında tutan kurumsal egemenliği savunurlar. Halkımız kendi iradesini hedef alan bu anti-demokratik yaklaşımlara geçit vermedi.

Başkanlık modeli, Türkiye’deki adıyla Cumhurbaşkanlığı (Hükümet) Sistemi demokratik meşruiyet ve kuvvetli icra açısından parlamenter sisteme göre birçok üstünlüğe sahiptir:

Halkın ilk ya da ikinci turda başkanı seçerek hükümeti kurması,

halkın siyasal sistemin işleyişinde hem milletvekillerini hem başkanı doğrudan seçerek yani iki oy gücüne sahip olarak belirleyici konuma gelmesi,

özellikle günümüzde milli devletler için elzem olan güçlü yürütme ihtiyacını karşılaması,

karar alma süreçlerinde daha yüksek etkinlik,

kolektif çalışmanın güçlenmesi ve verimliliğinin artması,

hükümetin zaman yönetiminin çok daha başarılı olması

gibi hususlar başkanlık sisteminin öne çıkan bazı özellikleridir.

Bu modelde cumhurbaşkanının birinci ya da ikinci turda yüzde elliden fazla oyla seçilmesi de toplumsal ve siyasal güvence normu olarak çok önemli bir role sahip oldu. Yüzde 50+1 kuralı sebebiyle siyasi yelpazenin neresinde yer alırsa alsın iddialı her parti toplumun her kesimine yönelik kapsayıcı bir siyaset geliştirmeyi bir demokratik mecburiyet olarak görmeye başladı.

Yüzde 50+1 kuralı, geçmişte siyaset üzerinden toplumda üretilmeye çalışılan çatışmaları ve özellikle de seküler-muhafazakar karşıtlığını adeta parçalayıp attı. Şimdi ana aktör partilerin hepsi toplumun her kesimine hitap etmek için politikalar geliştiriyor. Başörtüsü özgürlüğünde olduğu gibi hukuksal düzenleme girişimlerinde bulunuyor.

Zaman zaman yüzde 50+1 kuralının tartışmaya açıldığı görüldü. Bu kural siyasi temsilciler yerine halkın ihtiyaçları ve kapsayıcı demokratik siyaset üzerinden ele alınınca üstün bir yarar sağladığı görülüyor. Sonuçta demokratik siyaset kendisi için yapılan bir faaliyet (kendinde şey) değildir. Demokratik siyasetin aktörleri halkın temsilcileridir, siyaseti halk için yaparlar, halk için yapmaları gerekir. Esas olan talep siyasetidir, halkın ihtiyaç ve talepleri üzerinden yapılan siyasettir. Bunun karşısında olan tez siyaseti genellikle siyasi aktörleri halka rağmen siyaset yapma noktasına savuruyor. Bu nedenle halka dayanan siyaset (talep siyaseti) yerine temsil siyaseti (tez siyaseti) yapanlar çoğunlukla kaybediyor.

Zaten pratik gösteriyor ki halka dayanan siyaseti tercih edenler ve doğru yapanlar demokratik rekabette genellikle çok daha başarılıdır. Halka dayanan siyasetin en başarılı lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasal pratiği de bunun çok çarpıcı delilidir.

Elbette Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin geliştirilmesi ve yetkinleştirilmesi gereken yönleri de vardır. Yeni anayasayla bu konuda ileri adımlar atılacağı öngörülebilir.

Bu vesileyle Türkiye’yi güçlendiren, demokrasimizi geliştiren, halkın gücünü artıran, demokratik sistemin işleyişinde seçmen iradesini belirleyici hale getiren Cumhurbaşkanlığı (Hükümet) Sisteminin uygulamaya geçişinin sekizinci yıldönümü kutlu olsun."

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN