Süleymancıların eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmayla ilgili tartışmalar sürüyor. Denizolgun’un mezarının açılmasının ardından alınan örnekler üzerinde yapılan incelemeler devam ederken, soruşturma kapsamında hazırlandığı belirtilen bir bilirkişi raporunun bazı bölümlerinin kamuoyuna yansıması tartışma yarattı.
Türk Ceza Kanunu’nun mimarları arasında yer alan Prof. Dr. İzzet Özgenç, söz konusu rapora sosyal medya hesabından sert tepki gösterdi.
RAPORDA ‘YASTIKLA NEFESSİZ BIRAKILMASI MÜMKÜN’ DEĞERLENDİRMESİ
Basına yansıyan raporun “Sonuç” bölümünde, Denizolgun’un cesedine ilişkin fotoğraf ve video kayıtlarının incelendiği belirtilerek sağ göğüs bölgesinde dört ayrı ekimotik alan bulunduğu ifade edildi.
Raporda, bu lezyonların ölüm öncesinde meydana geldiğinin değerlendirildiği belirtilirken, lezyonların büyüklüğü ve yerleşiminden hareketle şu ihtimale yer verildi:
“Arif Ahmet Denizolgun’un göğsüne diz ile basan bir şahsın, kişinin ağzının ve burnunun bir yastıkla kapatılarak nefessiz bırakılmasının mümkün olacağı…”
Raporda ayrıca, Denizolgun’un geçmişte milletvekilliği ve bakanlık yaptığı hatırlatılarak tıbbi kayıtlarının mevcut olmasının bekleneceği, önceki otopsi raporu hazırlanırken bu kayıtlar istenmeden sonuca ulaşılmasının “adli tıbbi bir eksiklik” olduğu değerlendirmesi yer aldı.
Şüpheli ölüm dolayısıyla açılan mezardaki cesetten alınan örnekleri bilimsel yöntemle inceleyerek ölüm sebebini açıklığa kavuşturmakla görevlendirilen “bilirkişi”nin yıllar önce yapılmış otopsi faaliyetine ilişkin görüntüler üzerinden “KİŞİNİN AĞZININ VE BURNUNUN BİR YASTIKLA… pic.twitter.com/cpsnYOmYIC
— İzzet Özgenç (@izzetoezgenc) August 27, 2026
ÖZGENÇ: BİLİRKİŞİNİN GÖREVİ ÖLÜM SEBEBİNİ BİLİMSEL YÖNTEMLE AÇIKLIĞA KAVUŞTURMAK
Prof. Dr. İzzet Özgenç ise bilirkişinin görev ve yetkisinin sınırlarına dikkat çekerek, fethi kabir işlemi sonrasında mezardan alınan örneklerin bilimsel yöntemlerle incelenmesi gerektiğini belirtti.
Süleymancıların eski lideri Arif Ahmet Denizolgun için feth-i kabir başladı
Özgenç, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Şüpheli ölüm dolayısıyla açılan mezardaki cesetten alınan örnekleri bilimsel yöntemle inceleyerek ölüm sebebini açıklığa kavuşturmakla görevlendirilen ‘bilirkişi’nin yıllar önce yapılmış otopsi faaliyetine ilişkin görüntüler üzerinden ‘kişinin ağzının ve burnunun bir yastıkla kapatılarak nefessiz bırakılması’ sonucu öldürüldüğü yönünde mizansen oluşturması…”
‘MADDİ GERÇEK TESPİT EDİLMİŞ GİBİ MEDYAYA SERVİS EDİLİYOR’
Özgenç’in eleştirisinin bir diğer ayağını ise raporun soruşturma sürerken basına yansıması oluşturdu.
Soruşturmanın gizliliğine işaret eden Özgenç, bilirkişi değerlendirmesinin kesinleşmiş bir maddi gerçek gibi kamuoyuna sunulduğunu savundu.
Özgenç açıklamasını şöyle sürdürdü:
“...ve soruşturmanın gizliliği ihlal edilerek, sanki maddi gerçek ‘tespit’ edilmiş gibi bunun medya organlarına servis edilmesi, yürütme gücünün nüfuzunu kötüye kullanarak yargılama faaliyetini etki altına alması bakımından tarihe geçecek bir örnek oluşturmaktadır.”
Süleymancılar'ın eski lideri Denizolgun’un ölümü hakkında soruşturma
DENİZOLGUN’UN ÖLÜMÜ YENİDEN SORUŞTURULUYOR
Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında mezarı açılarak fethi kabir işlemi gerçekleştirilmiş ve cesetten alınan örnekler incelemeye gönderilmişti.
Soruşturmanın nihai sonucu henüz kesinleşmezken, kamuoyuna yansıyan bilirkişi değerlendirmeleri Denizolgun’un ölüm nedenine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

