Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, partisi tarafından yürütülen ve kamuoyunda tartışılan sürece dair açıklamalarda bulundu. Partisinin 57. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yayımlayan Yıldız, süreci "ertelenemez ve geri dönülmez bir devlet meselesi" olarak nitelendirdi.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNE YÜRÜYORUZ"
Feti Yıldız, yaptığı açıklamada Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak gelişmesine katkı sağlamanın herkesin görevi olduğunu hatırlattı. Bireysel özgürlükler, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve güçlü kamu kurumları vurgusu yapan Yıldız, yürütülen stratejinin nihai amacını şu sözlerle ifade etti:
"Biz, milletimizin onurunu koruyarak ve devletimizin haysiyetini gözeterek Terörsüz Türkiye hedefine yürüyoruz. Bu mesele tartışmaya kapalı, ertelenemez ve geri dönülmez bir devlet meselesidir."
Yıldız, bu ifadeleriyle yürütülen politikanın konjonktürel bir tercih değil, devletin bekasıyla ilgili köklü bir kararlılık olduğunu vurguladı.
"ANI DA BİRDİR, ACI DA BİRDİR"
Açıklamasının ikinci bölümünde Türk milletinin birliği ve kimlik tanımı üzerine odaklanan Yıldız, "bin yıllık hukuk" vurgusu yaptı. Türklük tanımının biyolojik veya dışlayıcı bir temele dayanmadığını belirten MHP Genel Başkan Yardımcısı, milletin bir "canlı organizma" gibi hareket etmesi gerektiğine işaret etti.
Yıldız, millet fertleri arasındaki bağın sarsılmazlığını şu ifadelerle dile getirdi:
"Bütün millet fertleri arasında anı da birdir, acı da birdir. Bin yıllık hukuk daimidir. Milletin; aynı kültüre, inanca, dile, maziye ve geleceğe sahip insanlardan oluştuğunun altını çizdi."
"KAFADAĞI ÖLÇÜMLERİYLE DEĞİL, GÖNÜL BİRLİĞİYLE"
Soy ve ırk kavramları arasındaki farka dikkat çeken Feti Yıldız, ırkçılık ve soysuzluk yaklaşımlarını reddederek, Türklüğün tarihsel ve kültürel bir kabulleniş olduğunu belirtti. Gaspıralı İsmail Bey’in ünlü "Dilde, fikirde, işte birlik" düsturuna atıfta bulunan Yıldız, "Biz Türklüğümüzü laboratuvar imkânları ile kabullenmedik. Kafatası ölçümleriyle keşfetmedik. Başkalarını hor ve hakir görerek elde etmedik" ifadelerini kullandı.
