Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı Avukat Nazan Moroğlu, Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında yer alan yoksulluk nafakası düzenlemesinin iptal edilmesine yönelik önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye'nin ilk kadın hukuku uzmanı unvanını taşıyan Av. Nazan Moroğlu, kamuoyunda oluşturulan yanlış algıların aksine, yoksulluk nafakasının her şart altında süresiz şekilde uygulanmadığını belirtti.
YASAL MADDELERİN BÜTÜNCÜL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKİYOR
Yoksulluk nafakasının tek bir mevzuat hükmüne sıkıştırılamayacağını ifade eden Av. Nazan Moroğlu, kanunun bir bütün halinde doğru analiz edilmesi gerektiğine işaret etti.
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinin, 176. madde ile birlikte ele alınmasının zorunlu olduğunu dile getiren hukukçu, mevcut düzenlemelerin nafakanın sınırlarını net olarak çizdiğini aktardı.
AYM'den milyonlarca kişiyi ilgilendiren karar: Süresiz nafaka düzenlemesi iptal
NAFAKANIN KENDİLİĞİNDEN SONA ERDİĞİ DURUMLAR
Mevzuattaki yasal çerçeveye göre, süresiz olarak belirlenmiş olsa dahi yoksulluk nafakasının tamamen ortadan kalkacağı ya da talep üzerine son bulacağı durumlar 176. maddede açıkça listeleniyor.
Av. Nazan Moroğlu, yasal güvenceleri şu sözlerle hatırlattı:
"Medeni Kanun'un 176. maddesine göre yoksulluk nafakasının, eşlerden birinin ölmesi ve nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi durumunda mahkeme kararına gerek olmadan kendiliğinden sona ereceği kabul edildi."
MAHKEME KARARIYLA NAFAKAYI BİTİREN HUKUKİ NEDENLER
Nafakanın sonlandırılması sadece kendiliğinden gerçekleşen durumlara bağlı kalmıyor.
Aynı maddenin devamında, nafaka alan kişinin evlilik bağı kurmadan fiilen bir başkasıyla eş gibi yaşaması, haysiyetsiz hayat sürmesi, bir işe girerek çalışmaya başlaması ya da yoksulluktan kurtulmasını sağlayacak düzeyde gelir elde etmesi halinde, mahkeme kararı doğrultusunda yoksulluk nafakasının kesileceği hüküm altına alınıyor.
İstanbul Barosu'ndan süresiz nafaka kararı tepkisi: Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz
KISA SÜRELİ EVLİLİKLERDE TOPTAN ÖDEME İMKANI
Kamuoyunda sıkça tartışılan kısa süreli evliliklerdeki nafaka problemlerinin tamamen hukukun uygulanış biçiminden kaynaklandığını vurgulayan Av. Nazan Moroğlu, çözüm yollarının aslında kanunda mevcut olduğunu ifade etti.
Deneyimli hukukçu, bu tür vakalarda taraflar arasında gelecekte doğabilecek husumetin önüne geçilmesi amacıyla, nafakanın toplu bir şekilde toptan ödenmesine karar verilmesinin yasal olarak mümkün olduğunu açıkladı.
ELEŞTİRİLER YASAL MADDELERİ YOK SAYIYOR
Nafaka sistemini tartışmaya açan çevrelerin art niyetli davrandığını ya da eksik bilgiye sahip olduğunu belirten Av. Nazan Moroğlu, bu kesimlerin 176. maddeyi tamamen görmezden geldiğini savundu.
Süresiz nafaka iddiasıyla evlilik birliği bittikten sonra bile taraflar arasında düşmanlığın sürdüğü yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, yasal mekanizmaların bu riskleri önleyecek yapıda olduğu aktarıldı.

Av. Nazan Moroğlu
YANLIŞ ALGININ AKSİNE ERKEKLER DE NAFAKA ALABİLİR
Toplumsal ön yargıların aksine, yoksulluk nafakasının sadece kadınlara tanınan bir ayrıcalık olmadığını belirten Av. Nazan Moroğlu, kanunun bu hakkı hem kadın hem de erkek eşe eşit şekilde tanıdığını bildirdi.
Uygulamada nafaka talep edenlerin ağırlıklı olarak kadın olmasının arkasındaki temel sosyolojik nedenlerin ise göz ardı edildiğine dikkat çekti.
KADINLARIN İSTİHDAM VE EĞİTİMDE GERİDE BIRAKILMASI
Av. Nazan Moroğlu, ülkemizde kadınların toplumsal hayatta güçlendirilmesi yönünde adımlar atılması gerekirken; eğitimde, istihdam alanlarında ve karar mekanizmalarında geri bırakılmalarının nafaka taleplerini doğrudan artırdığını vurguladı.
Kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanamamalarının faturasının nafaka hakkı kısıtlanarak ödetilemeyeceğini ifade etti.
Akın Gürlek'ten süresiz nafaka açıklaması: Yeni düzenlemeyi Meclis'in takdirine sunacağız
1992 YILINA KADAR SÜREN KOCA İZNİ ZİHNİYETİ
Türkiye'de yakın geçmişe kadar kadınların çalışmalarının dahi engellendiğini hatırlatan Av. Nazan Moroğlu, 1992 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilene kadar evli kadınların iş hayatına atılmasının eski Medeni Kanun'un 159. maddesi gereğince kocanın iznine tâbi kılındığını belirtti.
Günümüzde yasal olarak bu zorunluluk kalksa da zihniyet olarak izin verme eğiliminin halen devam ettiği aktarıldı.
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNİN GÖZ ARDI EDİLMESİ DEMOKRASİYE AYKIRI
Eğitim ve istihdam yetersizliği, sosyo-ekonomik şartlar ve kadını bağımsız bir birey olarak kabul etmeyen siyasi yaklaşımın sürdüğü bu dönemde AYM'nin 175. maddeyi iptal etmesi sert bir dille eleştirildi.
Av. Nazan Moroğlu, bu kararın demokrasinin en temel ölçütü sayılan kadın erkek eşitliğinin açıkça göz ardı edilmesinin bir sonucu olduğunu dile getirdi.
Yargıtay'dan kritik karar: Düzenli gelire nafaka yok
YENİ DÜZENLEME İÇİN 9 AYLIK KRİTİK SÜRE
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının ardından izlenecek yol haritasına da değinen Av. Nazan Moroğlu, gerekçeli kararın resmi olarak yazılmasının ardından meclisin önünde kısıtlı bir zaman bulunduğunu hatırlattı.
Ortaya çıkan hukuki boşluğun giderilmesi için 9 ay süre içinde yeni bir yasal düzenlemenin acilen hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
KADININ SOYADI KONUSUNDAKİ İPTAL KARARI HÂLÂ UYGULANMADI
Açıklamasında kadınların mutlak kişilik haklarına da vurgu yapan Av. Nazan Moroğlu, 28 Nisan 2023 tarihinde yayımlanan kadının soyadı hakkına ilişkin AYM iptal kararının gereğinin hâlâ yerine getirilmediğini hatırlattı.
Medeni Kanun'un 187. maddesinin, kadını bir birey olarak gören eşitlikçi bir felsefeyle ve acil koduyla yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

