İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde yaşayan ve 1968 doğumlu olan Engin Kaya, 2006 yılında ortadan kayboldu. Ailesi yıllar boyunca çeşitli kurumlara başvurarak Kaya'yı aradı ancak herhangi bir sonuca ulaşamadı.
2026 yılında kardeşi Yıldıray Kaya tarafından açılan gaiplik davası sırasında yapılan incelemelerde, Engin Kaya'nın 3 Kasım 2006 tarihinde Çekmeköy Madenler bölgesinde geçirdiği trafik kazasının ardından hayatını kaybettiği ortaya çıktı.
Dosyada yer alan bilgilere göre Kaya, kaza sonrası ambulansla hastaneye kaldırıldı, üç gün boyunca Haydarpaşa Numune Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi gördü ve burada yaşamını yitirdi. Ardından cenazesi Bakırköy Adli Tıp Kurumu'na gönderildi ve 24 gün boyunca burada bekletildi.
"ABİMİN ÖLDÜĞÜNÜ 20 YIL SONRA ÖĞRENDİK"
Yaşadıkları süreci anlatan Yıldıray Kaya, ölüm haberini ancak açtıkları gaiplik davası sırasında öğrendiklerini söyledi.
"Çekmeköy Madenler'de bu cadde üzerinde kaza oluyor ve abim bu kazada ambulansla hastaneye kaldırılıyor. Hastanede 3 gün yoğun bakımda kalıyor, yoğun bakımda kaldıktan sonra da vefat ediyor. Vefat ettikten sonra Adli Tıp'a gönderiliyor ve Adli Tıp'ta 24 gün bekletiliyor. Abimin üstünde kimliği de mevcut. O esnada Anadolu yakasında çoğu yere jandarma kolluk kuvvetleri bakıyor. Biz abimin öldüğünü 20 yıl sonra savcılıkta öğreniyoruz. Bize neden hiçbir şey bildirilmedi, evimize neden kimse ulaşmadı, telefonumuzu neden kimse aramadı? Bizim açtığımız gaiplik davasının üzerinde 1 buçuk yıl geçtikten sonra bize oradaki hakim tarafından abimin öldüğü söylendi. 'Çekmeköy'de trafik kazasında ölmüş' dedi. Bizi Numune Hastanesi'ne gönderdi. Numune Hastanesi'nden sonra Adli Tıp'a gittik. Adli Tıp'a gittikten sonra da Kilyos Kimsesizler Mezarlığı'na gömüldüğünü öğrendik."
NÜFUS KAYITLARINDA HÂLÂ SAĞ GÖRÜNDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ
Yıldıray Kaya, ellerindeki resmi evraklarda ölüm sürecine ilişkin çok sayıda kurumun kayıtlarının bulunduğunu ancak buna rağmen ağabeyinin nüfus kayıtlarından düşürülmediğini öne sürdü.
"Elimizdeki belgelerde jandarma kolluk kuvvetlerinin tutanakları var. Üsküdar Polis Merkezi Karakolu'nun başkomiserinin imzası ve tutanağı var; savcının tutanağı da var. Bu kişi öldükten sonra neden 20 yıldır kütükten düşürülmüyor? 20 yıldır abim kütükte sağ gözüküyor. Devlet kurumlarına gittiğimiz zaman bize diyorlar ki, 'Abiniz sağ, abiniz yaşıyor, abinizi bulun getirin.' Biz nereden bulacağız abimizi? Bizim de 20 yıl sonra haberimiz oluyor."
Kaya, aileye ait bazı taşınmazlarla ilgili işlemlerde de bu durum nedeniyle sorun yaşadıklarını belirtti.
"BU İŞTE BİR ŞAİBE VAR"
Sürece ilişkin şüphelerinin bulunduğunu ifade eden Kaya, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi.
"Bu işte bir şaibe var, biz bunun bir cinayet olduğunu düşünüyoruz ve bu konuyla ilgili gerekli mercilere müracaat ettik ve bu ilgili konuyla biz devamını getirmek istiyoruz. Bizim babadan kalma bir yerimiz vardı. Orayı devlet bize böldüğü için 'Abinizi bulun getirin' diyor, kardeşimin üstüne vermek için. E bu da abim de olmadığı için biz de bulamıyoruz. 20 sene olmuş."
"BİR İNSAN ÖLDÜĞÜ ZAMAN ÖLÜM EVRAKI ELİNİZE VERİLMEZ Mİ?"
Ölümün aileye bildirilmediğini ve nüfus kayıtlarının güncellenmediğini savunan Kaya, yetkililere tepki gösterdi.
"Öğreniyoruz ki kaza sonrası 112 ambulans geliyor. Ambulansta olan doktorun, hemşirenin ve şoförün hepsinin dosyada isimleri var. Peki bu dosyada bunların ismi var da 20 yıldır siz bizi neden bulmuyorsunuz, bize haber vermiyorsunuz? Bu adamı neden kütükten düşürmediniz 20 yıldır? Çünkü bu işte şaibeli bir olay var, biz bu olayı cinayet olarak biliyoruz. O zamanki kolluk kuvvetleri, savcılar, hakimler; neredeydiniz bu zamana kadar? Bir insan öldüğü zaman ölüm evrakı elinize verilmez mi? Verilir. Peki siz niye kütüğe 'Böyle bir şahıs ölmüştür' diye bildirip kütükten düşürmüyorsunuz ve ailesine haber vermiyorsunuz? Gidip bu adamın adresini bulun ve ailesine deyin ki, 'Bu adam vefat etmiştir, gelin teşhis edin.' Bir bankanın 10 lira alacağı 50 defa sizin yedi sülalenizi arar, Böyle bir şey olabilir mi?"
KİMSESİZLER MEZARLIĞI'NDAKİ MEZARIN YERİ BULUNAMIYOR
Aile, Engin Kaya'nın Kilyos Kimsesizler Mezarlığı'na defnedildiğinin tespit edildiğini ancak mezarın tam yerinin belirlenemediğini ifade etti.
Yıldıray Kaya, yıllar içinde mezarlık alanındaki işaretlerin kaybolduğunu belirterek şunları söyledi:
"Bizim elimizde bütün dosyalar var. Hangi savcı, hangi jandarma komutanı, hangi başkomiser, hangi savcı bakmış hepsinin ismi dosyada var. 2006'da abim kayboluyor, mahkeme sonucunda 20 yıl sonra abimin öldüğünü duyuyorum. Siz neredeydiniz 20 yıl önce? Kanun yok muydu? Devlet yok muydu? Abimin mezar yeri de belli değil. Kilyos Kimsesizler Mezarlığı'na gömülmüş ama biz mezarı da bulamıyoruz. Çünkü 20 yıl geçtiği için yapılı değil; bir tane tabela koymuşlar sadece ve o da çürümüş gitmiş. Biz şimdi kime gidip ziyaret edeceğiz? Kime söyleyeceğiz 'Benim abim burada yatıyor' diye? Abim öldü ama mezarlıkta nerede olduğu belli değil, benim abim sahipsiz kaldı."
AİLE YETKİLİLERDEN AÇIKLAMA BEKLİYOR
Aile, ölümün kendilerine neden bildirilmediğinin, nüfus kayıtlarının neden güncellenmediğinin ve Kilyos Kimsesizler Mezarlığı'nda defnedildiği belirtilen Engin Kaya'nın mezar yerinin neden tespit edilemediğinin araştırılmasını talep ediyor. Yıldıray Kaya, ilgili kurumların yaşanan ihmaller zinciriyle ilgili açıklama yapmasını ve ağabeyinin mezarının bulunmasını istediklerini belirtti.
