Kent uzlaşısı davasında karar: Ahmet Özer'e 6 yıl 3 ay hapis cezası

Kent uzlaşısı davasında karar: Ahmet Özer'e 6 yıl 3 ay hapis cezası

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, tutuklanmasına ve yerine kayyım atanmasına gerekçe olarak gösterilen “kent uzlaşısı” davasında bugün Silivri’de hakim karşısına çıktı. Özer'e, 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

30 Ekim 2024 tarihinde gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ve 14 Temmuz 2025'teki duruşmada tahliye edilerek tutuksuz yargılanmasına karar verilen Esenyurt Belediye Başkan Ahmet Özer, dördüncü kez hâkim karşısına çıktı.

KARAR DURUŞMASINA SİYASET ÇIKARTMASI

Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşma salonunda görülen davayı, Ahmet Özer’in ailesinin yanı sıra CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve çok sayıda partili isim yerinde takip etti. Özer, savunmasında üzerine atılı suçlamaları reddederek beraat talebinde bulundu.

HAPİS CEZASI KARARI: 6 YIL 3 AY

Cumhuriyet Savcısı’nın "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle hazırladığı mütalaa üzerinden değerlendirmesini yapan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, kararını açıkladı.

Mahkeme, Ahmet Özer’in alt sınıra yakın bir cezalandırma ile 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.

Verilen bu karar, yerel mahkemenin nihai hükmü niteliğinde olup; kararın kesinleşmesi için istinaf ve Yargıtay süreçlerinin tamamlanması bekleniyor.

TUTUKSUZ OLARAK YARGILANDIĞI İLK DURUŞMA

Ahmet Özer, kızı ve aynı zamanda avukatı Seraf Özer ile birlikte, saat 10.00’da başlaması planlanan duruşma için Silivri’ye geldi.

Özer’in her iki dosyadan da tutuksuz olarak yargılandığı ve cezaevi dışından katıldığı ilk duruşma oldu.

MAHKEME HEYETİNDE DEĞİŞİKLİK

Özer ve avukatların ardından mahkeme heyeti de 2 No’lu Duruşma Salonu’na geldi. Duruşma savcısının ve 3 kişilik heyetteki bir hakimin değiştiği öğrenildi.

"SOMUT GERÇEKLİKTEN UZAK"

Özer'in avukat Hüseyin Ersöz, esas hakkında savunma yaptı. Ersöz şunları söyledi: "Müvekkilimiz hakkındaki iddianame ve esas hakkında mütalaadaki terör örgütüne üyelik iddiasına dayanak olarak gösterilen hususların objektif, kesin ve inandırıcı delil olma niteliklerini hiçbir suretle taşımadıkları, sübjektif ve afaki yorumlara konu edilen ve çoğu hukuken hiçbir anlam ifade etmeyen tamamen somut gerçeklikten uzak bu hususların örgüt üyeliği isnadına dayanak yapılamayacağı son derece açıktır."

Ersöz, kent uzlaşısıyla ilgili iddialara yönelik şunları söyledi: "İddianamede ve esas hakkında mütalaada müvekkilimize yönelik iddianın temelinde “kent uzlaşısı” kurgusu yer almakta. İddianamede yer verilen bazı PKK yöneticilerinin çeşitli mecralardaki konuşmalarından cımbızlanarak alınan bazı ifadeler, PKK’nın sözde kent uzlaşısı üzerinden belediyelere sızdığına delil olarak gösterilmeye çalışılmaktadır ki bu derece ciddi bir iddia açısından, sadece soyut ve belirsiz nitelikteki konuşmaların delil olarak gösterilmesi dahi iddianın gerçekte ne derece dayanaksız olduğunu ispata yetmekte."

Ersöz şöyle devam etti: "Kent uzlaşısı adı altında PKK/KCK’nın hedefleri doğrultusunda yapılmış ve buna uygun şekilde icra edilmiş gizli bir anlaşmanın varlığını kabule götürebilecek değil herhangi bir delil, en ufak bir emare dahi söz konusu değildir. CHP tarafından seçimlerde başarıyla tatbik edilen “Türkiye İttifakı” modelinin, PKK/KCK’nın bu yönde aldığı bir kararın uygulanması mahiyetinde olduğuna dair doğrudan ya da dolaylı herhangi bir delil mevzu bahis olmayıp iddialar tümüyle afaki ve zorlama yorumlara dayanmaktadır. Bu yönüyle, sırf müvekkilimizin suçlanabilmesi için bu şekilde bir senaryo uydurulmuş ve bunu destekleyebilecek hiçbir delil de gösterme gereği duyulmaksızın, bu senaryo iddianame haline getirilmiştir ki bunun ciddiye alınması elbette olanaklı değildir."

"BENİM İÇİN NE DERECE BÜYÜK BİR ACI OLDUĞUNU TAHMİN EDEMEZSİNİZ..."

Ahmet Özer ise savunmasında şunları söyledi: "Daha evvelden herhangi bir sebeple yargılanmamış olan 64 yaşındaki bir akademisyen ve siyasetçi olan şahsım, sayın Mahkemeniz huzurunda bugün her nasılsa “terör örgütüne üyelik” gibi açıkça dayanaksız ve hatta mantıksız bir isnat sebebiyle yargılanmaktayım ve bu yargılamada artık karar aşamasına gelinmiştir. Maalesef bu yargılamadan önceki soruşturma sürecinde ve yargılamanın ilk kısmında hayatımın 255 gününü, bu mesnetsiz iddia yüzünden tek kişilik bir koğuşta ve dört duvar arasında, en temel hakkım olan “kişi özgürlüğünden” tamamıyla mahrum bir şekilde geçirmek zorunda kaldım. Bunun, benim gibi bir aydın için ne derece büyük bir acı olduğunu tahmin edemezsiniz."

"TERÖR İLE İLİŞKİLENDİRİLMEYİ ZÜL OLARAK GÖRÜYORUM"

"Esasen bu derece haksız ve mesnetsiz bir suçlama için hiçbir delilin bulunamaması son derece normaldir; zira “olmayan” şeyin “bulunması” da mümkün değildir" diyen Özer savunmasına şöyle devam etti: "Benim bir terör örgütüne değil üye olmam, ismimin birlikte anılması dahi olanaksızdır. Akademik camia ve üyesi olduğum CHP dışında hiçbir aidiyetim yoktur. İrademi kimseye, hele ki hiçbir örgüte teslim etmedim, asla da etmem. Bitmesi için yıllardır mücadele etmeme rağmen bugün terör ile ilişkilendirilmeyi bir zül olarak görüyorum. Bir bilim insanı ve barışsever bir yurttaş olarak; hayatım boyunca hiçbir terör örgütüne üye olmadım, fikir ve yöntemlerini asla benimsemedim, terör dahil her türlü şiddetin, fikren her zaman karşısında oldum. Daima, barış içinde birlikte yaşamanın önem ve kıymetine vurgu yaptım, terör ve şiddetin asla bir çözüm metodu olmadığını ifade ettim."

Özer, Remzi Kartal'la telefon görüşmesi yaptığına dair iddialara yönelik ise şunları söyledi: "Ben Remzi Kartal isimli şahsın hem kendisini hem de ailesini, Vanlı ve aynı aşiretten olması dolayısıyla tanırım. Kartal ailesi Türkiye siyasetinde önemli yer edinmiş bir ailedir. Ayrıca benim de mensubu olduğum Bruki aşiretinin lider ailelerindendir. Nitekim bu aşiretin uzun süre lideri olan Kinyas Kartal 1965-1980 arasında Adalet Partisinden milletvekilliği yapmış, 1977 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevinde bulunmuştur ki bu kişi Remzi Kartal’ın öz amcasıdır. Kinyas Kartal’ın oğlu Nadir Kartal da 19. Dönem DYP Van Milletvekilliği görevinde bulunmuştur. Remzi Kartal’ın ağabeyi Fevzi Kartal da TBMM Van senatörlüğü görevinde bulunmuştur. Remzi Kartal’ın kuzeni olan İrfan Kartal ise Adalet ve Kalkınma Partisi’nden 27. Dönem Van Milletvekilliği yapmıştır.

Yani aile çeşitli siyasi partilerde aktif siyaset yapan üyeleri olan bir ailedir. Remzi Kartal da 1991 yılında SHP Van milletvekili seçilmiş ve uzun yıllar milletvekilliği yapmıştır. Bu dönemde de hem hemşeri olmamız, hem Kartal ailesinden olması hem de siyasetçi olması dolayısıyla görüşmem söz konusu olmuştur. Ancak kendisi yurtdışına çıktıktan sonra kendisi ile bir irtibatım olmadı. Bu çerçevede 2015 yılında bir görüşmem olduğunu da hatırlamıyorum. Nitekim belirtilen bu telefon hattının gerçekten bu şahsın kullanımında olduğuna dair bir delil de gösterilememiştir. İddianamede sadece uluslararası GSM hatlarında yapılan sorgulamada bu bilgiye ulaşıldığı belirtilmiş ise de bu sorgulama nasıl yapılmıştır? Belgesi nerededir? Buna dair bir açıklama söz konusu değildir. Bu nedenle söz konusu telefon hattının gerçekten bu şahsın kullanımında olup olup olmadığı dahi belli değildir."

"HAYAL ÜRÜNÜ ÇIKARIMLAR TAMAMEN MESNETSİZ"

"Tüm bu hususların da açıkça gösterdiği üzere Remzi Kartal ile görüşme iddiası ve buna dayalı olarak ileri sürülen hayal ürünü çıkarımlar tamamen mesnetsizdir" diyen Özel sözlerine şöyle devam etti: "Bu hususları tek tek ispatlamamıza rağmen iddianamede HTS kayıtlarına dayalı olarak ileri sürülen isnatların esas hakkında mütalaaya da aynen alınması, iddia makamının taraflı ve önyargılı davrandığının açık bir göstergesidir."

HAPİS CEZASI VERİLDİ

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme Özer hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN