Gazze'de anne karnındaki bebekleri, kadınları katlederek benzersiz insanlık suçu işleyen, geçici ateşkese rağmen Lübnan'da yüzlerce sivili katleden İsrail yönetiminin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan hadsizliğine bütün kesimlerden peş peşe tepki yağdı. İsrail'e CHP tüm kademeleriyle karşı dururken, muhalefet de topyekun duruş sergiledi. SP Lideri Arıkan, "Köşeye sıkışmış bir savaş suçlusunun hezeyanları" ifadesini kullanırken Zafer Partisi Lideri Özdağ, "Bu terbiyesizliğe Türk siyaseti bir bütün olarak tavrını ortaya koymaktadır" dedi.

KÜSTAH İSRAİLLİYE KARŞI ORTAK DURUŞ
İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, sosyal medya hesabında Türkiye’ye ve iktidara yönelik hadsiz ifadeler kullandı. Paylaşımının altında destek vermesi amacıyla muhalefeti etiketleyen Katz, peş peşe tokat gibi yanıtlar aldı. Özel, İmamoğlu, Yavaş ve Kılıçdaroğlu “İsrail’den taraf olacak hiçbir CHP’liyi bulamazsınız” görüşünde birleşti.
Orta Doğu’yu kan gölüne çeviren İsrail’in savaş suçlusu liderleri, hafta sonu Ankara’yı hedef aldı. Önce “savaş suçlusu” Başbakan Binyamin Netanyahu “Benim liderliğim altında İsrail, Erdoğan’ın aksine İran’ın terör rejimi ve onun vekil güçleriyle savaşmaya devam edecek. O, bu yapılarla uyum sağlıyor ve kendi Kürt vatandaşlarını katletti” ifadelerini kullandı. Ardından İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz “Türkiye Cumhurbaşkanı, İran’dan Türkiye topraklarına atılan füzelere tepki vermeyerek bir kâğıttan kaplan olduğunu ortaya koyduktan sonra antisemitizme başvuruyor ve Türkiye’de İsrail’in siyasi ve askeri liderliğine karşı göstermelik yargılamalar ilan ediyor. Ne büyük bir absürtlük. Müslüman Kardeşler mensubu, Kürtleri katleden biri, Hamas’taki ortaklarına karşı kendini savunan İsrail’i soykırımla suçluyor. İsrail kendini güçle ve kararlılıkla savunmaya devam edecek. Erdoğan’ın ise oturup sessiz kalması ve susması daha iyi olur” paylaşımında bulundu. Katz, tweetine destek için de CHP’li isimleri etiketledi. Ancak hükümet yetkilileri ve muhalefet milli bir duruş sergileyerek İsrail yönetimine hak ettikleri cevabı verdi.
AYNI TARAFTAYIZ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Eli kanlı ve bebekleri katleden, çocukları öldüren, masum insanları öldüren bir soykırımcının, meseleyi Türkiye’deki bir siyasetçiyi, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı görevini sürdüren birisini hedef alarak yaptığı açıklama tam bir hadsizliktir. Ayrıca orada CHP’nin iki sayın belediye başkanını ve önceki genel başkanını işaretlemek suretiyle ne murat ediyorsa o murat ettiği şeye ermesi mümkün değildir. Orada işaretlenen tüm CHP’lilerden de CHP’nin tüm üyelerinden de içerideki siyasi rekabet bir yana, İsrail’e ve eli kanlı bir yönetime en ufak bir paye çıkmaz. Yanlarına hiçbir şey kalmaz. Bu konuda İsrail’in karşısında Türkiye tam olarak bir ve bütün şekilde aynı tarafta, masumların tarafında durmaktadır. İsrail’den taraf olacak hiçbir CHP’liyi bulamazlar.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve Cumhurbaşkanı’nı tehdit etmek kimsenin haddi değildir. Türkiye’nin iradesi, soykırımcı bir katilin tehditleriyle sarsılmaz. Bu açıklamaların; bizim nezdimizde, köşeye sıkışmış bir savaş suçlusunun hezeyanlarından öte bir anlamı yoktur. Netanyahu ve temsil ettiği sapkın ideoloji, çok yakın bir zamanda tarihin çöplüğüne gömülecek; Türkiye Cumhuriyeti ise ilelebet payidar kalacaktır.
NOT ALMAYIZ NOT VERİRİZ
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: Yanlarında abileri olarak bulunmasına rağmen Orta Doğu’da Arap olmayan bir ulusla ilk karşılaşmalarının sonucunda nasıl perişan oldukları gayet net şekilde ortada. Öbür taraftan, Lübnan’da da Hizbullah’tan İsrail ordusunun nasıl ağır darbeler aldığını görüyoruz, izliyoruz. Böyle bir ortamda Dışişleri Bakanı olan zatın yapmış olduğu terbiyesizliğin karşısında Türk siyaseti bir bütün olarak tavrını ortaya koyacaktır.
CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu: Sana daha önce de söylemiştim: Demokrasiyi ve hukuku senin gibi elinde on binlerce masumun kanı olanlardan öğrenecek değilim. Hadi başka kapıya!.. Mevcut İsrail yönetimine ilişkin beklentimiz; günü geldiğinde uluslararası hukuk önünde hesap vermeleri ve işledikleri fiillerin karşılığını hukuk zemininde görmeleridir. Türkiye’yi komşularıyla karşı karşıya getirmeye, özellikle İran başta olmak üzere bölgesel gerilimleri tırmandırarak savaş senaryolarına çekmeye yönelik her türlü provokasyonun farkındayız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, içerisinde birçok kültür, inanç ve kimlik barındırır, her kimliğe saygı duyar ve korur. Bölme, kışkırtma ve yıkma projelerinize karşı karşınızda 86 milyonluk Türk milletini bulursunuz. Unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti; nota alan değil, not veren bir devlettir.
MİLLİ SORUMLULUK
ABB Başkanı Mansur Yavaş: Soykırımın gölgesinde konuşanların nutuk atmaya hakkı yoktur. Gazze’de çocukları, kadınları, sivilleri öldüren bir yönetimin mensubu olarak siz, en son konuşacak kişisiniz. Türkiye’ye, Türk milletine parmak sallamak sizin haddinize değildir. Önce işlediğiniz savaş suçlarının hesabını verin. Tarih de vicdan da sizi soykırımcı olarak anacaktır.
DSP Genel Başkanı Önder Aksakal: Türk devleti, tarihi boyunca bir tek Kürt kardeşimizin canına halel getirmemiş ama terörist kimliğinde de hiçbirinin nüfus cüzdanına bakmamıştır. Şanlı Türk ordusunun tarihini okuma fırsatı bulamamış muhterislerin, can havliyle klavyesinden dökülen bu talihsiz tanımlamalar, eli kanlı bir katilin panik içinde bütün tuşlara basma refleksi olarak görülmeli.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Soykırım şebekesinin mensupları Netanyahu’nun ve Katz’ın, sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan paylaşımları, her şeyden önce bu katliam şebekesinin ne kadar köşeye sıkıştığının ve sarsıldığının bir göstergesidir. Netanyahu rejimi, bugün dünyada dini kavramları ve argümanları katliam için en çok istismar eden, en fanatik rejimdir. Kullandıkları bu propaganda yöntemlerinin ise artık son kullanma tarihi geçmiştir. Bu tip hadsiz saldırılar karşısında tek vücut olmak milli bir sorumluluktur.
CHP’nin 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Türkiye Cumhuriyeti’nin iç siyasetine, milli iradesine ve devlet kurumlarına yönelik yabancı bir ülke yetkilisinin yön verme teşebbüsü kabul edilemez bir hadsizliktir. Bölgede hukuk tanımaz uygulamaları ve saldırgan politikalarıyla istikrarsızlığın başlıca kaynaklarından biri hâline gelen İsrail hükümetinin, Türkiye’nin iç siyasi hayatına dair açıklamalarını en güçlü şekilde reddediyoruz. Katliamcı İsrail hükümetinin siyasi temsilcilerinin; Gazze’de, Lübnan’da, İran’da ve bölgenin çeşitli noktalarında çocukların, kadınların ve sivillerin hedef alındığı saldırıların üzerini örtmeye çalışırken Türkiye’ye demokrasi, hukuk ve siyaset dersi vermeye kalkması ibret verici bir çelişkidir.
BORDO MESAJ: HERKESİN SÖZÜ BİR KONUŞANA KADARDIR
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İsrail yönetiminden gelen hadsiz sözlere isim vermeden manidar bir paylaşımla cevap verdi. Bakanlığın sosyal medya hesabında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 Mart 2026 tarihinde Özel Kuvvetler Komutanlığı’na gerçekleştirdiği ziyaretten bir kare, ‘günün fotoğrafı’ etiketiyle paylaşıldı. Bordo bereli askerin Erdoğan’a selam durduğu fotoğraf, kısa sürede çok sayıda beğeni aldı. Paylaşımda “Buralarda herkesin sözü biz konuşana kadardır. Tarih iyi bilir” notuna yer verildi.
