Tarım ve Orman Bakanlığı'nın resmi verilerine göre, 800 binden fazla küçükbaş hayvan varlığıyla keçi üretiminde Türkiye lideri olan Mersin'de hareketlilik başladı. Havaların ısınmasıyla birlikte sıfır rakımdan Toroslar'ın 2 bin rakamı aşan eteklerine göç eden Yörük aileleri, yaylalardaki yerlerini aldı. Konya, Karaman ve Antalya sınırlarına kadar uzanan geniş coğrafyada, bereketli yağmurlarla canlanan doğa üreticinin yüzünü güldürdü.
YAĞIŞLAR TOROSLAR'IN BEREKETİNİ İKİYE KATLADI
Geçmiş yıllarda yaşanan kuraklığın ardından bu sene etkili olan yoğun yağışlar, Erdemli ilçesindeki Evdilek ve Eğriçayır gibi dünyaca ünlü yaylaları adeta yeşil bir vahaya dönüştürdü. Doğanın sunduğu zenginlik, arıcılardan küçükbaş hayvan yetiştiricilerine kadar bölgedeki tüm üreticilere can suyu oldu. Akdeniz Bölgesi'nin sarp ve engebeli arazilerinde günün ilk ışıklarıyla meralara çıkan sürüler, gür otlaklarda beslenerek Mersin'in süt, peynir ve et üretimine katkı sağlıyor.

"ÇOBAN DOĞDUK, ÇOBAN BÜYÜDÜK, MESLEĞİMİZLE GURUR DUYUYORUZ"
Toroslar'ın zorlu coğrafyasında hayvancılık yapan bölge sakinlerinden Hasan Cücü, atalarından devraldıkları yaşam tarzını gururla sürdürdüklerini ifade etti. Yüzlerce hayvandan oluşan sürüsünü dağlarda güden Cücü, süreç hakkında şu bilgileri paylaştı:
"Biz bu dağlarda doğduk, bu işi yaparak büyüdük. Mersin, keçi üretiminde ülkemizin en öncü şehri. Sütüyle, yoğurduyla ve etiyle ekonomiye büyük katkı sunuyoruz. Bu yıl yağmurlar çok güzel yağdı, meralarımız yemyeşil oldu. Hayvanlarımızı otlatıyor, sütümüzü sağıyoruz; bu sütler buralardan Konya Ereğli'ye kadar ulaşıyor."

"KURAKLIKTAN SONRA TOROSLARDA HAYAT YENİDEN BAŞLADI"
Bölgede arıcılık faaliyetleri yürüten Celal Çay ise Toros Dağları'nda yaşanan bu değişimin doğadaki tüm canlıları olumlu etkilediğini vurguladı. Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan kuraklık nedeniyle endişe duyduklarını belirten Çay, "Geçmiş yıllarda buraları böyle yemyeşil görmek imkansızdı. Hatta doğal hayatın biteceğinden korkuyorduk ancak bu yıl yağan bol yağmur biten hayatı yeniden canlandırdı. Otların bolluğu sayesinde hayvanlar fazlasıyla doyuyor, çobanlarımızın ve üreticilerimizin yüzü gülüyor. Dağlarda yaşam adeta yeniden başladı" sözleriyle Toroslar'daki yaşamı özetledi.
