İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 'Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 14 ve 15'inci maddelerine muhalefet', 'uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma', 'örgütlü olarak karaborsa bilet dolandırıcılığı' ve 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlarından gözaltına alınan, 'Sebahattin Şirin' ismiyle tanınan Galatasaray taraftar grubu UltrAslan'ın lideri Muzaffer Şirin'in ifadesi ortaya çıktı.
Şirin, sosyal medya paylaşımları ve evinde ele geçirilen silah ile balistik yeleklere ilişkin soruları yanıtladı. Adalet Bakanı'na ilişkin paylaşımının amacının ise Bakanın faili meçhul cinayetlere yönelik çalışmalarını desteklemek ve sosyal medyada gördüğü iddialara dikkat çekmek olduğunu savundu.
Mahkeme, Şirin'in yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.
"ÜLKENİN BİRLİK VE BERABERLİĞİNE DESTEK VERDİĞİM İÇİN..."
Sebahattin Şirin, adliyeye sevk edilirken attığı, 'Sayın Öcalan'a özgürlük' sloganı sorulması üzerine Terörsüz Türkiye sürecine destek açıklaması yaparak suç kastının bulunmadığını söyledi.
"Hakkımda yürütülen soruşturmayla ilgili olarak emniyetten hastaneye sevk edildiğim esnada basın mensuplarına gördüğüm açık alanda terörsüz Türkiye sürecine, ülkenin birlik ve beraberliğine destek verdiğim için 'Sayın Öcalan'a özgürlük, Sayın Öcalan'a özgürlük' şeklinde söylemde bulundum. Başkaca bir amacım veya suç kastım bulunmamaktadır.
Hakkımda yürütülen soruşturma kapsamında tarafıma sorulan hususlara ilişkin samimi olarak beyanda bulundum. Üzerime atılı suçların hiçbirisini kabul etmiyorum. Suçsuzum."
"TABANCAYI KENDİMİ OLASI TEHDİTLERDEN KORUMAK İÇİN ALDIM"
Şirin, evinde yapılan aramada ele geçirilen tabanca, şarjör ve mermileri yaklaşık 5-6 ay önce memleketi Trabzon'un Of ilçesinde sezonluk işçi olarak çalışan Gürcistan vatandaşı olduğunu söylediği bir kişiden 45 bin lira karşılığında satın aldığını ifade etti. Silahı herhangi bir olayda kullanmadığını, hatta çalışıp çalışmadığını dahi bilmediğini belirten Şirin, tabanca ve mermileri tribünlerde uyuşturucu madde kullanan veya uyuşturucu satmaya çalışan kişilerle mücadele ettiği için olası tehditlere karşı kendisini korumak amacıyla aldığını söyledi. Ruhsatsız tabanca ve mermi bulundurduğu için pişman olduğunu belirten Şirin, evde bulunan 6x35 çapındaki şarjör ve mermilerden ise haberdar olmadığını savundu.
Evde ele geçirilen 4 balistik yelekten birini yaklaşık 5 yıl önce Zeytinburnu'nda adını ve adresini bilmediği bir iş yerinden kendisinin satın aldığını belirten Şirin, yeleği olası tehditlere karşı kendisini korumak amacıyla aldığını ifade etti. Şirin, yaklaşık 5 ay önce ise Avrupa maçlarından tanıdığı ve yalnızca ismini “Hakan” olarak bildiği bir kişinin kendisine balistik yeleklerden birini hediye ettiğini söyledi. Diğer iki yeleğin ikametine ne şekilde girdiği konusunda ise bilgisinin olmadığını belirtti.
Tribün lideri olması nedeniyle tribünleri uyuşturucu ve devlete karşı oluşabilecek tehditlerden korumaya çalıştığını öne süren Şirin, kendisine yönelik olası tehditleri “Mossad, FETÖ gibi devletimize karşı ajan ve örgütlerden üst düzey tehdit” olarak gördüğünü ifade etti. Şirin, evde yaşayan diğer aile bireylerinin de kendisinin bilgisi dışında bulunan 6x35 çapındaki şarjör ve mermilerle herhangi bir ilgisinin olmadığını savundu.
"ADALET BAKANIMIZIN HASSASİYETİNİ VE ÇALIŞMALARINI ÇOK KIYMETLİ BULUYORUM"
Şirin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımın kendisine ait olduğunu belirtti. X ve Instagram'da “@SebehattinReis” kullanıcı adıyla kullandığı hesapların kendisine ait olduğunu ifade eden Şirin, resmi kayıtlarda isminin Muzaffer Şirin olduğunu ancak ailesi ve sosyal çevresi tarafından doğduğu günden bu yana “Sebahattin” olarak anıldığını söyledi. Şirin, bu nedenle sosyal medyada Sebahattin ismini kullandığını ve resmi olarak isim değişikliği yapmadığını kaydetti.
Şirin, X hesabından 8 Ağustos 2026'da saat 23.56'da yaptığı paylaşımı da kendisinin yaptığını ve aynı paylaşımı Instagram hesabından da yayınladığını söyledi. Paylaşımı, devletin özellikle 1993 yılında meydana gelen faili meçhul cinayet ve olayları yeniden ele almasını ve bu konuda kararlı bir mücadele yürütmesini desteklediği için yaptığını belirten Şirin, “Adalet Bakanımızın bu konudaki hassasiyetini ve çalışmalarını çok kıymetli bulduğum için bahse konu paylaşımı yaptım” dedi.
Paylaşımında, devlet içindeki bir grubun Fenerbahçe'yi şampiyon yapacağı yönündeki iddialardan ve bu grubun içinde Adalet Bakanı'nın da adının geçirildiğinden söz ettiğini hatırlatan Şirin, bu ifadeleri sosyal medyada gördüğü ve itibar etmediği paylaşımlara dikkat çekmek amacıyla kullandığını savundu. Söz konusu iddiaları anonim sosyal medya hesaplarında gördüğünü belirten Şirin, gazeteciler Fatih Altaylı, Serhat Ulueren ve Serbay Şenkal'ın Galatasaray yönetimi aleyhindeki paylaşımlarına da dikkat çekerek amacının bu konuda ihbarda bulunmak ve Bakanlığın bilgisi dahilinde olmayan paylaşımlara dikkat çekmek olduğunu söyledi. Şirin, “Kesinlikle belirttiğim amacım dışında herhangi bir ithamda bulunmam veya başka bir anlaşılmaya sebebiyet verecek bir eylemim olmamıştır” ifadelerini kullandı.
KARABORSA BİLET SATIŞI İDDİALARINA YANIT
Sebahattin Şirin, karaborsa bilet satışı iddiaları üzerine şu yanıtı verdi:
"Ben ifademde belirttiğim gibi sadece Galatasaray'a gönül bağı bulunan ve bu amaçla sosyal medya platformunda ultraslan adı altında bir araya gelen taraftarların bir parçasıyım. Bu taraftar grubumuzun Galatasaray yönetimiyle bir bağı bulunmamaktadır. Kulüp tarafından taraftar grubumuza hiçbir şekilde ücretsiz bilet verilmesi söz konusu değildir. Sadece kulüp tarafından grubumuzda bulunan üniversite ve lise öğrencilerine %50 indirim hakkı tanınmıştır. Bu şekilde alınan biletlerin de hiçbir şekilde değerinde veya değerinin üzerinde bir başkasına satılması söz konusu değildir. Bu nedenle kulüp tarafından grubumuza ücretsiz bilet verildiği bu biletlerin de değerinin üzerinde başkaca şahıslara satıldığına dair iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum."
EV HAPSİ ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI
Şirin ev hapsi ve yurtdışı yasağı tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.
Mahkeme, Şirin'in yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.
