TÜRK-İŞ’in Mart 2026 araştırması, temel yaşam maliyetlerindeki artışın sürdüğünü ortaya koydu. Dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda için yapması gereken aylık harcama tutarı 32 bin 793 TL’ye yükselirken, gıda ile birlikte konut, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamaları kapsayan yoksulluk sınırı 106 bin 817 TL’ye çıktı.
Şubat 2026’da açlık sınırı 32 bin 365 TL, yoksulluk sınırı ise 105 bin 424 TL seviyesindeydi. Buna göre mart ayında açlık sınırı yaklaşık 428 TL, yoksulluk sınırı ise yaklaşık 1.400 TL yükseldi.
Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti de artışını sürdürerek 42 bin 585 TL’ye ulaştı. Bu tutar, tek başına yaşayan bir bireyin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gereken asgari harcama düzeyini gösterdi.
MUTFAK ENFLASYONU YÜKSEK SEYRİNİ KORUYOR
TÜRK-İŞ verileri, gıda fiyatlarındaki artışın hız kesmeden devam ettiğini ortaya koydu. Mart ayında mutfak enflasyonu bir önceki aya göre 1,32 oranında artarken, son 12 aylık artış 38,86 olarak hesaplandı. Yıllık ortalama artış ise 39,30 seviyesinde gerçekleşti. Üç aylık dönemdeki artış oranı 8,78 olarak kaydedildi.
Araştırmada gıda kalemlerindeki fiyat hareketlerine ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler de yer aldı. Et grubunda kıyma ve kuşbaşı fiyatlarının sabit kaldığı, ancak kuzu etinde artış görüldüğü belirtildi. Tavuk etinde artış eğilimi sürerken, balık fiyatlarında gerileme kaydedildi. Yumurta fiyatlarında dalgalı seyir devam ederken, bakliyat ürünlerinde sınırlı artış tespit edildi.
GIDA KALEMLERİNDE FARKLI YÖNLÜ HAREKETLER
Sebze ve meyve grubunda fiyat hareketlerinin ayrıştığı görüldü. Sebze fiyatlarının genel olarak arttığı, meyve fiyatlarında ise düşüş yaşandığı belirtildi. Ortalama sebze fiyatı yükselirken, meyve-sebze ortalamasının 105 TL seviyesine çıktığı ifade edildi.
Temel gıda ürünlerinde ise ekmek fiyatı değişmezken, pirinç ve bulgurda kısmi düşüş gözlendi. Buna karşılık makarna ve un fiyatlarında artış tespit edildi. Yağ grubunda ayçiçek yağı sabit kalırken, tereyağı ve margarinde sınırlı artış, zeytinyağında ise düşüş kaydedildi.
Raporda ayrıca, açlık ve yoksulluk sınırı ile hane gelirleri arasındaki farkın büyümeye devam ettiğine dikkat çekildi. Düşük gelirli ailelerin, artan kira ve ulaşım gibi giderleri karşılayabilmek için gıda harcamalarını kısmak zorunda kaldığı vurgulandı.
