TBMM bünyesinde çalışmalarını sürdüren Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu, çocukları suça iten dinamikleri ve çözüm önerilerini masaya yatırdı. Akademisyenler ve uzmanların katılımıyla gerçekleşen oturumda, çocuk suçluluğunda kritik yaş eşikleri, sistemin çocuk üzerindeki travmatik etkileri ve dünyadaki başarılı müdahale modelleri paylaşıldı.
KRİTİK EŞİK: 12 YAŞINDA BAŞLIYOR, 15’TE ZİRVE YAPIYOR
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, komisyonda kapsamlı bir sunum gerçekleştiren Dr. Ozan Selçuk, çocuklarda suç eğiliminin gelişimsel seyrine dair çarpıcı veriler paylaştı. Araştırmaların suç eğiliminin genellikle 12 yaş civarında filizlendiğini ve 15 yaşında en yüksek seviyeye ulaştığını gösterdiğini belirten Selçuk, ceza ehliyeti yaşının 12 olduğu Türkiye'de sistemin işleyişine dair uyarılarda bulundu.
Gözaltına alınan çocuklarda ruhsal bozukluk ve ağır travma yaşama oranı %95’e kadar çıkıyor.
Mevcut ceza sistemine dahil olan çocukların, dışarı çıktıklarında yeniden suç işleme ihtimali 4 ila 5 kat artış gösteriyor.
ABD ÖRNEĞİ: "OKUL POLİSİ" BAŞARISIZ OLDU
Dünyadaki farklı uygulamaları kıyaslayan Dr. Selçuk, ABD’de denenen "okul polisi" modelinin beklentilerin aksine olumsuz sonuçlar doğurduğunu aktardı. Bu uygulamanın suç oranlarını düşürmediğini, aksine çocukların okuldan uzaklaştırılma oranını %21 artırdığını belirten Selçuk, eğitim sisteminden kopan çocuğun suç dünyasına daha hızlı çekildiğini ifade etti.
Başarılı Model: Çoklu Sistem Terapisi Suç oranlarını %30 oranında düşüren "Çoklu Sistem Terapisi" modelini öneren Selçuk, şu detaylara dikkat çekti:
"Elektronik kelepçe veya denetimli serbestlik tek başına yeterli değil. Çocuğu bireysel terapiye alıp, ardından aileyi ve sosyal çevreyi sürece dahil eden bütüncül modeller kalıcı çözüm sağlıyor."
ALMANYA MODELİ VE UZLAŞMA MEKANİZMASI
Uzman pedagog Haluk Kaya ise Almanya’daki "Gençlik Daireleri" (Jugendamt) uygulamasının önemine değindi. Kaya, bu dairelerin çocuğun aile, okul ve sosyal çevresini derinlemesine inceleyerek mahkemelere rehberlik ettiğini söyledi. Özellikle fail ve mağdur arasındaki uzlaşma mekanizmalarının yaygınlaştırılmasının, suçun tekrarını önlemede en etkili yollardan biri olduğunu vurguladı.
TÜRKİYE’DE "İKİNCİL TRAVMA" ÖNLEMİ: AGO’LAR
Türkiye’deki adli süreçlerdeki iyileştirmelere de değinilen komisyonda, Adli Görüşme Odalarının (AGO) önemi hatırlatıldı. Çocukların adliyelerde defalarca ifade vererek ikincil travmalar yaşamasının önüne geçmek amacıyla, uzman eşliğinde "tek seferde ifade alma" sisteminin hayati bir koruma kalkanı oluşturduğu belirtildi.
