İstanbul’da işsiz kaldığı dönemde canı mısır çeken ve Fatih Eminönü’ne giden Ordulu Dursun Öztürk'ün hayatı, o gün yediği bayat bir mısırla tamamen değişti. Kendisine kötü ürün satan esnafla yaşadığı tartışmanın ardından "Bu işi ben çok daha iyi yaparım" diyerek yola çıkan Öztürk, bugün kendi işinin patronu oldu. Başakşehir Eski Şamlar Mahallesi’nde odun ateşinde pişirdiği taze mısırlarıyla adından söz ettiren emektar esnaf, elde ettiği başarıyı ve hayat arkadaşını kaybetmesiyle yarım kalan hikayesini gözyaşları içinde anlattı.
"BEN BU İŞİ DAHA İYİ YAPARIM"
Yıllar önce Eminönü'nde uzun kuyruklar bekleyerek aldığı mısırın bayat çıkması üzerine tezgah sahibine uyarıda bulunan Dursun Öztürk, beklemediği bir sertlikle karşılaştı. Esnafın kendisine "Senden para istemiyorum, kaybol git buradan" demesini gururuna yediremeyen Öztürk, o an mısırcı olmaya karar verdi. Eve dönüp durumu eşi Zeynep Öztürk ile paylaşan ve onun da tam desteğini alan Dursun Dayı, küçük bir piknik tüpü ve yalnızca 15 adet mısır alarak mesleğe ilk adımını attı. İlk gün mısırların yarısını satabilen, kalanları ise çocuklarına götüren Öztürk, pes etmeyerek işi büyütmenin yollarını aradı.

YILDA 50 BİN SATIŞ YAPIYOR
Tüple bu işin yürümeyeceğini fark eden azimli esnaf, kiraladığı bir arsada eşiyle birlikte omuz omuza vererek mısırları odun ateşinde pişirmeye başladı. Doğal odun ateşinin lezzeti ve kalitesi kısa sürede kulaktan kulağa yayıldı. 18 yıldır aynı kararlılıkla çalışan ve adını "Ordulu Mısırcı Dursun Dayı" olarak duyuran Öztürk, mikrofonlara yaptığı açıklamada, "15 tane mısırla başladığım bu yolda, bugün Allah'a şükür yılda ortalama 40 ila 50 bin adet mısır satıyorum. İnsanlara, özellikle de kadınlara ve ailelere çok değer veririm. Hayatım boyunca helal lokma kazandım ve kimsenin kalbini kırmadım" diyerek ticaret felsefesini özetledi.
"KALANLARI HAYVANLARA VERİRİM"
Başarısının en büyük sırrının dürüstlük ve hijyen olduğunu belirten Dursun Öztürk, kendisini bu işe iten "bayat ürün" hassasiyetini koruyor. Mısırları ve pişirme kazanlarını her gün özenle temizlediğini aktaran usta esnaf, "Milletin sağlığıyla asla oynamam. Akşama kadar satılmayan, kazanda kalan mısır burada kesinlikle müşteriye sunulmaz. Onları ayırır, hayvanlara yediririm. Her zaman en kaliteli, özel mısırları seçerim" dedi. Müşterilerinin talebine göre közleme de yaptığını belirten Dursun Dayı, dışarıdan mısır getirip kendi ateşinde pişirmek isteyen ailelerden de hiçbir ücret talep etmediğini sözlerine ekledi.

BÜYÜK BAŞARININ ARDINDAKİ GİZLİ KAHRAMAN
Elde ettiği bu büyük başarıda en büyük pay sahibinin merhum eşi olduğunu dile getiren Dursun Öztürk, duygusal anlar yaşadı. Kendisini her koşulda destekleyen ve yıllarca tezgahta omuz omuza çalıştığı eşi Zeynep Öztürk’ü Temmuz 2024’te ani bir kalp krizi sonucu kaybettiğini söyleyen Öztürk, "Eşimi kaybedince benim için her şey bitti. Ne ağzımın tadı kaldı ne tuzum. Dünyam tamamen karardı. Keşke hayatta olsaydı da bir lokma kuru ekmeğe muhtaç olsaydım. Onun yokluğunda hiçbir şeyin anlamı yok ama onun hatırası için tezgahımı kapatmadım, mücadeleye devam ediyorum" ifadelerini kullandı.
