TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 6 Kasım Cuma günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığının 2027 yılı bütçesi üzerine konuştu. Türkiye'de yürütülen yeni süreçte toplumsal barışın sağlanabilmesi için kültürel haklara ve tarihi mirasın korunmasına öncelik verilmesi gerektiğini belirten Tanrıkulu, Bakanlığın bütçesinde bu hedefleri karşılayacak kapsamlı bir hazırlık bulunmadığını savundu.
Diyarbakır'daki tarihi yapıların restorasyonundan arkeolojik kazılara, kütüphane ihtiyacından gece turizmine kadar sekiz ayrı başlıkta taleplerini sıralayan Tanrıkulu, Kültür ve Turizm Bakanlığından somut adımlar atılmasını istedi.
"TOPLUMSAL BARIŞ SEMBOLİK ADIMLARLA SAĞLANAMAZ"
Konuşmasının ilk bölümünde Kürt meselesinin kültürel boyutuna dikkat çeken Tanrıkulu, kimlik, tarih, dil ve bu alanlardaki hakların yok sayılmasının temel sorunlardan biri olduğunu söyledi. Toplumsal barışın sağlanması ve Kürt vatandaşların Cumhuriyete aidiyet duygularının güçlendirilmesi için kültürel haklar alanında yeni politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirten Tanrıkulu, şu ifadeleri kullandı:
"Gerçek anlamda toplumsal barışın sağlanması, Kürt vatandaşlarımızın Cumhuriyete aidiyet duygusunun güçlendirilmesi ve yürütülen sürece güven duyulması isteniyorsa, öncelikle bu alanlardaki yok sayılmanın ortadan kaldırılması gerekiyor."
Kültür ve Turizm Bakanlığının bu süreçte önemli sorumluluklar üstlenmesi gerektiğini ifade eden Tanrıkulu, 2027 bütçesini eleştirdi. Tanrıkulu sözlerine şöyle devam etti:
"Bu sürecin gerçek anlamda ilerleyebilmesi için kültür, kimlik, tarih ve dil alanlarında esaslı çalışmalar yürütülmesi ve bunların somut politikalara dönüştürülmesi gerekiyor. Sembolik adımlarla, yalnızca makyaj niteliğinde düzenlemelerle bu meselede yol alınamaz."
"40 YILDIR ÇATIŞMA GEREKÇESİYLE TURİZM İHMAL EDİLDİ"
Tanrıkulu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki turizm potansiyelinin uzun yıllar boyunca yeterince değerlendirilemediğini belirtti. Bölgedeki turizm yatırımlarının eksikliğinin geçmişte şiddet ve çatışma ortamıyla gerekçelendirildiğini savunan Tanrıkulu, yeni dönemde bu yaklaşımın değişmesi gerektiğini söyledi.
Tanrıkulu, "Çatışmanın ve şiddetin olduğu yerde turizm gelişemez. Son 40 yıllık süreçte bu alan da ihmal edildi. Devlet ve hükümetler, turizm alanındaki eksikliklerin giderilmemesini şiddet ve çatışma ortamının arkasına sığınarak açıkladılar." diye konuştu.
Barışın hedeflendiği yeni süreçte bölgenin turizm kapasitesini artıracak yatırımların 2027 bütçesine yansıtılmasını isteyen Tanrıkulu, Diyarbakır'ın sahip olduğu tarihi ve kültürel mirasın korunmasının öncelikli olması gerektiğini vurguladı.
"DİYARBAKIR SURLARINA İKİ YILDIR BÜTÇE AKTARILMIYOR"
Tanrıkulu'nun konuşmasında öne çıkan konulardan biri, Diyarbakır Surları ve Kalesi'nde devam eden restorasyon çalışmaları oldu. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odasından aldığı bilgilere göre yaklaşık iki yıldır tarihi yapılar için bütçe aktarılmadığını belirten Tanrıkulu, kaynak yetersizliği nedeniyle çalışmaların ilerlemediğini söyledi.
Diyarbakır açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odasından aldığım bilgiye göre, Diyarbakır Kalesi ve Surları için yaklaşık iki yıldır herhangi bir bütçe aktarımı yapılmamış. Yürütülen ihaleler ve diğer çalışmalar için gerekli kaynak sağlanmamış. Bunun çok hızlı bir biçimde çözüme kavuşturulması gerekiyor."
Diyarbakır Surlarında 101 burç bulunduğunu hatırlatan Tanrıkulu, önemli burçların onarım gerekçesiyle turizme kapatıldığını ancak restorasyonların tamamlanamadığını belirtti.
"Önemli burçların tamamı şu anda onarım gerekçesiyle turizme kapalı. Ancak gerekli onarımlar da yapılamıyor." diyen Tanrıkulu, Bakanlıktan gerekli ödeneklerin ayrılmasını, restorasyon çalışmalarının hızlandırılmasını ve kapalı burçların yeniden ziyaretçilere açılmasını istedi.
"1932'DE SURLARIN YIKILMASI İÇİN TALİMAT VERİLMİŞTİ"
Diyarbakır'ın tarihi mirasının korunmasında geçmişten bugüne önemli sorunlar yaşandığını belirten Tanrıkulu, 1932 yılında surların yıkılmasına yönelik girişimleri de hatırlattı. Tanrıkulu, dönemin valisinin surların yıkılması yönünde talimat verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Diyarbakır'daki tarihi ve kültürel mirasın tahribatı yalnızca son 40 yıla ait değil. Örneğin, Diyarbakır Surları ve Kalesine yönelik yıkım 1932 yılında başlamış. Dönemin Valisi, surların yıkılması yönünde talimat vermiş. Bir Fransız gezginin müdahalesi olmasaydı bugün belki de Diyarbakır Surları varlığını koruyamayacaktı."
Tanrıkulu, geçmişte yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan tarihi mirasın bugün de ödenek ve restorasyon sorunları nedeniyle yeterince korunamadığını savundu.
ESKİ ARKEOLOJİ MÜZESİ ARAZİSİNE KÜLTÜR MERKEZİ ÖNERİSİ
Konuşmasında Diyarbakır'daki eski Arkeoloji Müzesi arazisinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tanrıkulu, boşaltılan alanın kentin kültürel ihtiyaçları doğrultusunda yeniden planlanmasını istedi.
Söz konusu arazinin çok amaçlı bir kültür merkezine dönüştürülmesini öneren Tanrıkulu, Kültür ve Turizm Bakanlığının bu konuda çalışma başlatması gerektiğini söyledi.
"DEPREMDE YIKILAN HALK KÜTÜPHANESİNİN YERİNE YENİSİ YAPILMADI"
Tanrıkulu, Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesi Kooperatifler Mahallesi'nde bulunan İl Halk Kütüphanesinin deprem nedeniyle yıkıldığını hatırlattı. Kütüphanenin yıkılmasının ardından yerine yeni bir yapı yapılmadığını belirten Tanrıkulu, kent merkezinin kapsamlı bir şehir kütüphanesine ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
"Şehir merkezinin bir şehir kütüphanesine ihtiyacı var. Bu nedenle söz konusu alanın yeniden kütüphane olarak değerlendirilmesi ve gerekli planlamanın yapılması gerekiyor."
TARİHİ MERKEZ BANKASI BİNASI KENT MÜZESİ OLSUN
Diyarbakır'daki Merkez Bankasının yeni bir binaya taşınacağını belirten Tanrıkulu, kent merkezinde bulunan mevcut tarihi binanın kültürel amaçlarla değerlendirilmesini önerdi. Yeni bina inşaatının devam ettiğini söyleyen Tanrıkulu, mevcut yapının Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilerek kent müzesine dönüştürülmesini istedi.
"Bu binanın Bakanlığınız tarafından devralınarak kent müzesine dönüştürülmesi yönünde bir talep var. Benim de önerim ve talebim bu yöndedir."
"ZERZEVAN KALESİ VE ÇAYÖNÜ KAZILARI ÖDENEK YETERSİZLİĞİNDEN AKSIYOR"
Tanrıkulu, Diyarbakır'ın tarihi ve arkeolojik açıdan önemli merkezlerinden Zerzevan Kalesi ile Çayönü'nde yürütülen kazı çalışmalarını da gündeme taşıdı. Kazıların ödenek yetersizliği nedeniyle aksadığı, bazı dönemlerde ise çalışmaların gerçekleştirilemediği yönünde bilgiler aldığını belirten Tanrıkulu, Bakanlıktan açıklama istedi.
Zerzevan Kalesi'nin UNESCO sürecinin hangi aşamada olduğunu soran Tanrıkulu, ziyaretçilere yönelik karşılama alanında da sorunlar bulunduğunu söyledi.
Tanrıkulu, "Zerzevan Kalesi'nin UNESCO süreci hangi aşamada? Bu konuda Bakanlığınızın bilgi vermesini istiyorum." dedi.
Tanrıkulu, kalenin karşılama alanına ilişkin çalışmaların 2027 turizm sezonuna yetiştirilmesini talep etti.
"TESCİLLİ TARİHİ YAPILARDA RESTORASYONLAR YARIM KALIYOR"
Kültür ve Turizm Bakanlığının sorumluluğunda bulunan bazı tescilli tarihi yapıların restorasyonlarında da kaynak sıkıntısı yaşandığını belirten Tanrıkulu, geçen hafta yaptığı incelemelerde bu sorunları yerinde tespit ettiğini söyledi.
Çalışmaları devam eden ancak bütçe yetersizliği nedeniyle tamamlanamayan yapılara gerekli ödeneklerin aktarılmasını isteyen Tanrıkulu, tarihi mirasın korunması için restorasyonların hızla bitirilmesi çağrısında bulundu.
Bakanlığın Diyarbakır'daki yatırımları ve ihale süreçlerine yönelik eleştirilerini de dile getiren Tanrıkulu, bürokratik denetimlerin artırılması gerektiğini belirtti. Bu konudaki sorunları ayrıca yazılı soru önergesiyle TBMM gündemine taşıyacağını açıkladı.
"DİYARBAKIR SURLARI IŞIKLANDIRILSIN, GECE TURİZMİ BAŞLATILSIN"
Tanrıkulu'nun Kültür ve Turizm Bakanlığına ilettiği talepler arasında Diyarbakır Surlarının ışıklandırılarak gece turizmine açılması da yer aldı. Diyarbakır'da temmuz ve ağustos aylarında yüksek hava sıcaklıklarının gündüz turizmini zorlaştırdığını belirten Tanrıkulu, tarihi yapıların akşam saatlerinde de ziyaret edilebilir hale getirilmesini istedi.
Tanrıkulu "Diyarbakır Surlarının ışıklandırılması, gece turizmine açılması ve ziyaretçilerin akşam saatlerinde de bu tarihi mirası gezebilmelerinin sağlanması büyük önem taşıyor." ifadesinde bulundu.
Tanrıkulu, bu amaçla kapsamlı bir ışıklandırma ve ziyaretçi düzenlemesi yapılması için Bakanlığın çalışma başlatmasını talep etti.
"2027 BÜTÇESİNDE SOMUT ADIMLAR ATILMALI"
Tanrıkulu, konuşmasının sonunda Diyarbakır'ın tarihi mirasının korunması, kültürel altyapısının güçlendirilmesi ve turizm potansiyelinin değerlendirilmesi için Bakanlığın 2027 bütçesinde gerekli kaynakları ayırmasını istedi.
Kültürel hakların geliştirilmesiyle tarihi mirasın korunmasını toplumsal barışın önemli unsurları arasında değerlendiren Tanrıkulu, yürütülen sürecin yalnızca söylemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
Diyarbakır Surları ve Kalesinin restorasyonu, tarihi yapıların korunması, müze ve kütüphane projeleri, arkeolojik kazılar ve gece turizmine ilişkin taleplerinin takipçisi olacağını belirten Tanrıkulu, Kültür ve Turizm Bakanlığından somut bir yatırım ve uygulama takvimi beklediklerini ifade etti.
