Yeryüzünün en amansız coğrafyası olan Antarktika, sadece penguenlere ve buzullara ev sahipliği yapmıyor. Devletlerin büyük bir gizlilikle koruduğu ve sıradan insanların girişinin yasak olduğu bu kıta, bilim dünyasını ve tarihçileri ikiye bölen iddiaların merkezinde yer alıyor. Piri Reis'in gizemli haritalarından kayıp medeniyet teorilerine, devasa petrol rezervlerinden gizli askeri operasyonlara kadar Antarktika, %98'i keşfedilmemiş karanlık bir kutu gibi dünyanın son sınırında bekliyor.
ANTİK HARİTALARIN İMKÂNSIZ KEŞFİ
Henüz modern keşif araçları yokken, Antarktika’nın buzsuz halinin haritalara nasıl işlendiği bugün bile açıklanamayan bir muamma. M.S. 100 yılında Batlamius'un "Güneyin Bilinmeyen Toprakları" olarak işaretlediği bölge, 1513'te Piri Reis ve 1531'de Orontius Phineus tarafından detaylandırıldı. İşin en sarsıcı yanı, bu haritalardaki kıta kıyıları, bilim insanlarının ancak 1990’larda modern radar teknolojisiyle görebildiği buzsuz Antarktika topografyasıyla birebir örtüşüyor. Bu durum, "Kıtayı buzla kaplanmadan önce gören birileri mi vardı?" sorusunu akıllara getiriyor.

PROFESÖR HAPGOOD VE KAYIP MEDENİYET TEORİSİ
Bilim dünyasında ses getiren "Yer Kabuğu Yer Değiştirmesi" teorisinin mimarı Profesör Charles Hapgood, Antarktika’nın bir zamanlar çok daha ılıman bir iklime sahip olduğunu savunuyor. Bu teoriye göre, yaklaşık 12 bin yıl önce meydana gelen küresel bir yer kabuğu hareketi, kıtayı bugünkü güney kutbu konumuna iterek üzerindeki her şeyi aniden dondurdu. Eğer bu doğruysa, bugün kilometrelerce derinlikteki buzun altında, büyük bir felaketle tarihe gömülmüş gelişmiş bir antik medeniyetin izleri yatıyor olabilir.
ASKERİ OPERASYONLAR VE 1959 ANTLAŞMASI
Kıta üzerindeki gizem, sadece tarihle sınırlı değil. İkinci Dünya Savaşı döneminde Nazilerin bölgeye yaptığı gizli seferler ve hemen ardından ABD'li Amiral Byrd’ün 4 bin askerle gerçekleştirdiği devasa "Highjump Operasyonu", Antarktika'nın stratejik önemini kanıtlıyor. 1959 yılında 12 ülkenin bir araya gelerek imzaladığı Antarktika Antlaşması ise kıtayı sivil erişime kapatırken, akıllarda tek bir soru bıraktı: Devletler orada neyi saklıyor?

BUZUN ALTINDAKİ SERVET
Antarktika üzerindeki giriş yasaklarının tek nedeni tarihsel gizemler olmayabilir. Yapılan tahminlere göre sadece Ross Denizi altında 50 milyar varillik devasa bir petrol rezervi bulunuyor. Dünyanın en büyük enerji kaynağına ev sahipliği yapan bu kıta, kontrolsüz bir yarışın Üçüncü Dünya Savaşı’nı tetikleyebileceği korkusuyla bir "doğal laboratuvar" maskesi altında korunuyor olabilir.
UYDU GÖRÜNTÜLERİNDEKİ PİRAMİT VE MAĞARA GİZEMİ
Günümüzde gelişen uydu teknolojisi, Antarktika yüzeyinde piramit formuna benzeyen yapılar ve devasa mağara girişlerini andıran gölgeler yakalıyor. Bilim insanlarının çoğu bunları doğal jeolojik oluşumlar olarak nitelendirse de, küresel ısınma nedeniyle eriyen buzlar her geçen gün yeni bir tartışmayı alevlendiriyor. Belki de buzlar tamamen eridiğinde, bildiğimiz tüm insanlık tarihini en baştan yazmak zorunda kalacağız.
