Havlular dışarıdan bakıldığında temiz görünse de, banyodaki nemli ortam nedeniyle kısa sürede birer "bakteri yuvasına" dönüşebiliyor. Uzmanlar, yüzünüzü her kuruladığınızda havluda biriken mikropların doğrudan cildinize transfer edildiği konusunda uyarıyor. Özellikle kuruması zaman alan kalın havlular, küf ve bakteri gelişimi için ideal bir zemin hazırlayarak yeni temizlenmiş gözeneklerinize mikrop pompalıyor.
KLOZETTEN BİLE DAHA KİRLİ OLABİLİR
Yapılan araştırmalar, nemli ve rutubetli ortamlarda bırakılan havluların klozet oturağına kıyasla 100 bin kat daha fazla bakteri barındırabildiğini gösteriyor. Havlular düzenli olarak yıkansa bile, kuruma süresi boyunca bakterilerin hızla üremesi için yeterli zaman oluşuyor.

CİLTTE "MİKRO YIRTILMALAR" VE AKNE RİSKİ
Yüzü havluyla kurulamak sadece ıslaklığı almıyor; aynı zamanda ölü deri hücrelerini, yağları ve cilt bakım ürünlerinin kalıntılarını da havluya hapsediyor. Zamanla havlu üzerinde oluşan bu birikim şu zararlara yol açıyor:
Tıkanmış Gözenekler: Biriken kirler her kullanımda cilde geri dönerek akne oluşumunu tetikler.
Tahriş ve Kızarıklık: Havlular yıkandıkça sertleşir ve aşındırıcı hale gelir. Bu sert doku, yüz derisinde gözle görülmeyen mikro yırtılmalara neden olur.
Zayıflamış Cilt Bariyeri: Sürekli ovuşturma işlemi cildin doğal koruma kalkanına zarar vererek hassasiyeti artırır.

HAVLU KULLANIRKEN BUNLARA DİKKAT EDİN
Gerçek bir hijyen için havluların neredeyse her kullanımdan sonra yıkanması ve mutlaka çok iyi kurutulması gerekiyor. Uzmanlar, cildi korumak için sert ovuşturma hareketlerinden kaçınılmasını veya mümkünse tek kullanımlık steril kurulama yöntemlerinin tercih edilmesini öneriyor.
