Bitki dünyası, neslini devam ettirmek için birbirinden ilginç yöntemler geliştiriyor. Bunlar arasında en dikkat çekici olanlardan biri de estetik görüntüsüyle tezat oluşturan kokusuyla tanınan Leş Kaktüsü. Sarı zemin üzerine işlenmiş koyu bordo benekleri ve kusursuz geometrik yapısıyla adeta bir sanat eserini andıran bu bitki, aslında bir koku tuzağı kuruyor. Tozlaşma sürecini tamamlamak için arılar yerine sinekleri hedef seçen bu sıra dışı kaktüs türü, doğadaki benzersiz ekolojik dengeyi bir kez daha gözler önüne seriyor. İşte kışın büyüyüp, yaz sonunda "tehlikeli" güzelliğini sergileyen Leş Kaktüsü'nün merak edilen özellikleri...
GÜNEY AFRİKA’DAN GELEN YILDIZ
Ana vatanı Güney Afrika olan Leş Kaktüsü, bitki koleksiyoncularının ve botanik meraklılarının en gözde türleri arasında yer alıyor. Diğer birçok kaktüs türünün aksine kış mevsimini büyüme dönemi olarak geçiren bu bitki, görkemli çiçeklerini yaz sonu ve sonbahar aylarında sergiliyor. Beş köşeli yıldız biçimindeki çiçekleri, doğadaki en karakteristik desenlerden birine ev sahipliği yapıyor.

GÜZELLİĞİN ARDINDAKİ ŞAŞIRTICI STRATEJİ
Bu bitkiyi "Leş Kaktüsü" yapan asıl özelliği, çiçeklerinden yayılan ağır ve keskin kokusudur. İnsan burnu için oldukça itici olan bu çürümüş et kokusu, aslında bitkinin üreme başarısının anahtarıdır. Etrafındaki böcekleri, özellikle de leş sineklerini kendine çekmek için bu kokuyu bir davetiye olarak kullanan bitki, doğadaki en ilginç tozlaşma yöntemlerinden birini uygular.
SİNEKLERİ POLEN TAŞIYICISINA DÖNÜŞTÜREN EKOLOJİK TUZAK
Kokuya aldanarak çiçeğin üzerine konan sinekler, farkında olmadan bitkinin üreme döngüsüne dahil olur. Çiçeğin derinliklerindeki polenler, besin arayan böceklerin vücuduna sıkıca yapışır. Bir sonraki çiçeğe uçan sinekler, taşıdıkları bu polenleri yeni adrese ulaştırarak bitkinin döllenmesini sağlar. Bu sayede Leş Kaktüsü, nektar üretmek yerine sadece koku yoluyla tozlaşma maliyetini en aza indirmiş olur.

HEM GÖRSEL ŞÖLEN HEM DE DOĞAL MÜHENDİSLİK
Sarı ve bordo renklerin kontrastıyla büyüleyen Orbea variegata, hem görsel çekiciliği hem de fonksiyonel kokusuyla tam bir biyolojik mühendislik harikasıdır. Evlerde bakımı oldukça kolay olan ancak çiçek açtığında kokusuyla dikkatli olunması gereken bu bitki, doğanın her zaman "güzel kokulu" olmadığını ama her zaman akılcı bir plana sahip olduğunu kanıtlıyor.
