Yayın akışında gezinirken karşılaşılan kaliteli sinema eserleri, izleyicilerin ruh halinde derin izler bırakma potansiyeli taşıyor.
Sosyal medya hesabından 5 Şubat 2021 tarihinde yaptığı paylaşımla bu durumu özetleyen gazeteci Nilay Örnek, yönetmen Pelin Esmer penceresinden beyaz perdeye yansıyan ve televizyonda denk geldiği 'İşe Yarar Bir Şey' filminin gününü güzelleştirdiğini dile getirdi.
Yazarın kendi web sitesinde de 20 Nisan 2020 tarihinde detaylı bir şekilde incelediği ve, "Şiir gibi bir filmden, bir dörtlük..." diyerek tanımladığı yapım, Barış Bıçakçı senaryo katkısıyla edebiyatın gücünü sinemayla harmanlamayı başarıyor.
2017 yapımı filmdeki performansıyla göz dolduran usta isimlerin varlığı, Başak Köklükaya dizileri ve filmlerindeki klasikleşmiş başarısını bir kez daha kanıtlarken; Öykü Karayel filmleri arasında da bu yapımın özel bir yeri bulunuyor.
İlerleyen yıllarda Karbonat Film yapımcılığında sunulan ve geçmişteki pandemi karantinaları sırasında İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) İstanbul Film Festivali ile MUBI Türkiye iş birliği sayesinde sanatseverlerin erişimine ücretsiz açılan eser, izleyici kitlesini her geçen gün genişletmeye devam ediyor.
ŞİİRSEL BİR SİNEMA DENEYİMİ
Nilay Örnek'in 'okumalık' bir kitap ve 'şiir gibi' bir film ifadeleriyle övdüğü 'İşe Yarar Bir Şey' film, seyircisini sıcak detaylar, tanıdık duygular, yabancı olmayan meraklar ve yoğun bir merhamet hissiyle sarıp sarmalıyor.
Yazarın, "Son dönemde izlediğim en iyi yerli yapımlardan biri, belki de en iyisi" sözleriyle övdüğü eserde; Leyla karakterini oynayan Başak Köklükaya, Canan karakterini canlandıran Öykü Karayel ve Yavuz rolündeki Yiğit Özşener başrolleri paylaşıyor.
Görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki'nin yakaladığı eşsiz kareler, filmi sadece işitsel ve duygusal değil, aynı zamanda görsel bir şölene dönüştürürken, izleyicilere filmi bitirdikleri an yeniden izleme isteği aşılıyor.

HİKAYEYE DERİNLİK KATAN UNUTULMAZ DİZELER
Eserin ruhunu tam anlamıyla yansıtan ve izleyicilerin zihnine kazınan uzun bir şiir, filmin temel anlatı taşlarından birini ve içindeki büyüleyici atmosferi oluşturuyor.
Rüzgarın çamaşır ipini zorlamasıyla başlayan, herkesin güzel yaşlanma derdinde olduğunu anlatan ve bir kitabın sayfalarını çeviren sevgiliye seslenen dizeler, günlük yaşamın basit ama vurucu detaylarına odaklanıyor.
Taşlarda yalınayak gezinmek, üzerinde kara leke bulunan bir satranç oyuncusu olmak, ceket düğmelerine ve takvimleri savurarak gelen geleceğe inanmak gibi imgeler, şiirin melankolik altyapısını kuruyor.
Yıkılan taşlar, darmadağınık oyun tahtaları ve kelimelerin önüne çıkması gibi metaforlar, uykunun çocukluğa kadar beklemesi, çocukluktaki telaş, içi boş kuşları kovalamak ve nedensiz yere küsmek gibi duygusal geçişlerle destekleniyor.

ZAMANA DİRENEN BİR EDEBİYAT VE SİNEMA SENTEZİ
Cumartesiyi hemen pazar yapma isteğiyle zamanın hızlı akışına isyan eden şiir, yaşamanın çukur yerlere dolduğunu ve insanın yıkıntıya dönüşse bile yaşamaya devam ettiğini vurguluyor.
Yıkıldığımızı sandığımız anlarda bile eksik olanları toplayıp sevgilinin yanında durmanın kıymetini bilmediğimiz şeyleri hatırlattığı satırlar, eserin kalbini oluşturuyor.
Yaşamanın kapıda huysuzlanan bir at gibi olduğu, geçen günlere üzülüp duvarı sağlam, sokağı neşeli başka günleri düşlemenin hüznü seyirciye doğrudan yansıyor.
Başka evlerin kadınlarının, erkeklerinin ve pencerelerde uçuşan tüllerin arasından süzülen zamanın, bir kitabın sayfaları arasında kuruması betimlemesiyle zamanın acımasızlığı gözler önüne seriliyor.
Filmin edebi ağırlığını taşıyan şiir, başucunda duran bir bardak suyun uyuyan sevgiliyi avuttuğu gibi, rüzgara ve kitaplardan okunan sorulara benzeyen bir sevgilinin varlığıyla huzurlu bir kapanış yapıyor.
'İşe Yarar Bir Şey' filmini HBO Max platformundan izlemek mümkün.


