İngiltere’de yaşayan Tess Christian, modern dünyanın yaşlanma karşıtı yöntemlerini bir kenara iterek, tıp dünyasını ve sosyal medyayı hayrete düşüren bir yöntemi hayata geçirdi: Tam 40 yıl boyunca hiç gülümsememek.

Onun bu sıra dışı kararı, sadece bir güzellik sırrı değil, aynı zamanda iradenin yüz hatları üzerindeki mutlak hakimiyetini temsil ediyor. İşte "Mona Lisa" lakaplı kadının, kızı dünyaya geldiğinde bile bozmadığı o buzdan maskesinin arkasındaki gerçekler.

KIRIŞIKLIKLARA KARŞI DOĞAL "DONDURMA" YÖNTEMİ
Pek çok kadın yaşlanma belirtilerini yok etmek için kozmetik ürünlere veya estetik müdahalelere yönelirken, Tess Christian çok daha radikal bir yol seçti. Henüz 10 yaşındayken yüz kaslarını kontrol etmeye başlayan Christian, yaklaşık yarım asırdır yüzünde tek bir mimiğin bile oluşmasına izin vermedi.
Christian’ın felsefesi oldukça basit ama uygulaması bir o kadar zor:
Kas hafızasını reddetmek: Gülümsemenin neden olduğu "kaz ayakları" ve ağız kenarı çizgilerini, kaslarını hiç hareket ettirmeyerek engelliyor.
Doğal germe: Yüz kaslarını sürekli sabit tutarak cildin elastikiyetini koruduğuna inanıyor.
Bilinçli kontrol: En mutlu anlarında bile içindeki neşeyi gözlerine veya dudaklarına yansıtmamak için çelik gibi bir irade sergiliyor.

"KIZIM DOĞDUĞUNDA BİLE GÜLMEDİM"
Haberin en sarsıcı noktası ise Christian’ın bu disiplini hayatının en duygusal anlarında dahi esnetmemesi. Kızının doğumunda dahi yüzündeki o ciddi ifadeyi koruyan anne, bu durumun sevgisizlikle ilgisi olmadığını savunuyor. Ona göre duyguları ifade etmek için ağız dolusu gülmeye gerek yok; o, mutluluğunu iç dünyasında yaşamayı tercih ediyor.
