Kimyasal deterjanlara alternatif olarak yüzyıllardır kullanılan geleneksel yöntemler yeniden popülerlik kazanıyor. Bu doğal çözümlerin başında ise "küllü su" geliyor. Odun veya bitki küllerinin suyla karıştırılmasıyla elde edilen bu alkali sıvı, sadece etkili bir temizleyici olmakla kalmıyor, aynı zamanda yüzeyleri lekesiz bırakarak doğal bir parlaklık veriyor. Günümüz modern evlerinde bile hala gizli bir temizlik mucizesi olarak yerini koruyan küllü suyun, mutfaktan banyoya, zeminden camlara kadar uzanan şaşırtıcı kullanım alanları mevcut.
KÜLLÜ SU İLE TEMİZLİKTE ÇİFTE ETKİ
Küllü suyun en önemli özelliği, güçlü alkali yapısıdır. Bu yapı, yağ ve kir kalıntılarını kolayca çözerek temizlikte derinlemesine hijyen sağlar. Yüzeylerde bıraktığı iz bırakmayan etki sayesinde ise ekstra bir parlatıcı kullanma ihtiyacını ortadan kaldırır. Bu nedenle, küllü su hem hijyen sağlayan dezenfektan hem de parlaklık veren doğal bir cila görevi görür.

KÜLLÜ SUYUN KULLANIM ALANLARI
Küllü suyun geleneksel temizlikteki geniş yelpazesi, modern evlerde bile birçok farklı ihtiyaca cevap verir:
OCAK VE MUTFAK YÜZEYLERİ: Yağ ve inatçı kirlerin yoğun olduğu ocak, tezgah ve lavaboların temizliğinde üstün çözücü gücüyle rahatlıkla kullanılabilir.
BANYO VE FAYANS PARLATMA: Banyo fayansları, küvet ve lavabo yüzeylerinde kullanıldığında hem dezenfekte eder hem de yüzeylerin yeniden ışıldamasını sağlar.

ZEMİN TEMİZLİĞİ: Ahşap ve seramik başta olmak üzere çeşitli zemin türlerini derinlemesine temizlerken, geride hoş ve doğal bir parlaklık bırakır.
CAM VE AYNA TEMİZLİĞİ: Doğru ve az miktarda kullanıldığında cam ve aynalarda kalıntı bırakmadan lekesiz bir sonuç elde etmeye yardımcı olur.
KUMAŞLARDA LEKE ÇIKARMA: Özellikle doğal elyaflı giysilerdeki küçük ve zorlu lekeler için doğal bir leke çıkarıcı olarak lokal uygulamalarda kullanılabilir.
