Son günlerde gündemden düşmeyen beyin çürümesi tartışmaları ve özellikle gençleri etkisi altına alan Tiktok zararları, bilim dünyasının bir numaralı gündem maddesi haline geldi.
Uzmanların sıkça dile getirdiği kısa video bağımlılığı, toplumun genelinde odaklanma problemi yaşanmasına neden oluyor.
Önceleri internette bir espri konusu olan bu durum, artık sosyal medya etkileri üzerine yapılan çalışmalarda somut bir sağlık sorunu olarak tanımlanıyor.
Milyonların elinden düşürmediği telefonlar, zihinsel sağlık üzerinde geri dönüşü zor tahribatlar yaratıyor.
MEME KÜLTÜRÜNDEN TIBBİ GERÇEKLİĞE
Euronews'te yer alan habere göre, geçtiğimiz yıl Oxford Sözlüğü tarafından Yılın Kelimesi ilan edilen 'brain rot' yani beyin çürümesi kavramı, sanal dünyadaki şöhretini tıbbi literatüre taşıdı.
Amerikan Psikoloji Derneği (APA), yayınladığı son raporla bu endişe verici durumu resmen teyit etti.
Yapılan bilimsel analizler, internetteki düşük nitelikli içeriklerin sadece vakit öldürmediğini, aynı zamanda ölçülebilir nörobilişsel hasarlara zemin hazırladığını kanıtlıyor.
Instagram kullanıcılarına şifre sıfırlama e-postası gönderildi! Tuzağa düşmeyin
ALGORİTMA TUZAĞI VE ZİHİNSEL TAHRİBAT
'Duygular, Hisler ve Odaklanma' başlığıyla yayınlanan sistematik inceleme, algoritma destekli platformların insan beyni üzerindeki karanlık etkisini gözler önüne serdi.
Tiktok, Instagram Reels ve Youtube Shorts gibi mecralarda sunulan seri videoların, beyin kimyasını doğrudan değiştirdiği tespit edildi.
Platformların sunduğu bu hızlı içerik akışı, kullanıcıların bilişsel yeteneklerini yeniden yapılandırıyor ve derinlemesine analiz yetisini ortadan kaldırıyor.
DEVASA VERİ HAVUZU İNCELENDİ
Bilim insanları, konunun ciddiyetini ortaya koymak adına geniş çaplı bir veriyi mercek altına aldı.
Toplamda 71 ayrı araştırmadan derlenen verilerle 98.299 katılımcının dijital alışkanlıkları analiz edildi.
Ortaya çıkan sonuçlar ise korkutucu boyutlara ulaştı.
Kısa formatlı video izleme süresi arttıkça, kişilerin dikkat sürelerinde ve dürtü kontrol mekanizmalarında istatistiksel olarak belirgin bir düşüş gözlemleniyor.
Artık sıkıcı reels videoları görmeye son! Algoritmanızı kendiniz ayarlayın
ZİHİNSEL TEMBELLİK BAŞLIYOR
Raporun detaylarında yer alan bilgilere göre, aşırı uyarıcı ve yüksek tempolu görüntülere sürekli maruz kalmak beyni kolaya alıştırıyor.
Kullanıcılar kitap okuma, mantık yürütme veya derin öğrenme gibi sabır ve emek isteyen bilişsel görevlere karşı duyarsızlaşıyor.
Beyin, zahmetsizce ulaşılan eğlenceye adapte oluyor ve zihinsel efor gerektiren işlerden kaçınma eğilimi gösteriyor.
PSİKOLOJİK DÖNGÜ VE MUTSUZLUK
Sürekli kaydırma alışkanlığı, beynin ödül merkezini tetikleyerek bağımlılık döngüsünü sağlamlaştırıyor.
Bu durum kullanıcıları sosyal izolasyona iterken, genel yaşam memnuniyetini de aşağı çekiyor.
Araştırmacılar, bu sürecin öz saygı yitimine ve beden algısında bozulmalara neden olduğunu vurguluyor.
Ekran başında geçirilen saatler arttıkça uyku düzeni bozuluyor, anksiyete tetikleniyor ve yalnızlık hissi kronikleşiyor.
Tiktok'a yapay zeka videolarına 'yeter artık' deme butonu geliyor!
ELEŞTİREL DÜŞÜNCEYİ YOK EDİYOR
Düşük kaliteli dijital içeriklerin yoğun tüketimi, beynin çalışma prensiplerini sekteye uğratıyor.
Tiktok ve benzeri uygulamalarda izlenen her bir kısa video, dikkat süresinden çalarken eleştirel düşünme kapasitesini zayıflatıyor.
Uzmanlar, bu bulguların günlük yaşamdaki yaygın etkisinin hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor.
DENGELİ KULLANIM ÇAĞRISI
Mevcut bilimsel kanıtları sentezleyen bu çalışma, henüz yeterince keşfedilmemiş bilişsel sağlık alanları için gelecek araştırmalara bir temel oluşturuyor.
Yetkililer, kısa videolarla (SFV) daha dengeli ve bilinçli bir ilişki kurulması gerektiğini savunuyor.
Sadece eğlence değil, aynı zamanda 133 bin kişi için gelir kapısı!
