Okyanusun derinliklerinde yaşayan en gizemli canlılardan biri olan ahtapotlar, bilim dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. Basit bir kavanoz açma eylemi, aslında karmaşık bir mühendislik zekasının ve eşsiz bir sinir sisteminin dışa vurumu. Bir ahtapot, karşısındaki nesnenin yönünü, gereken basınç miktarını ve yapması gereken dairesel hareketi aynı anda hesaplayabiliyor. Üstelik bu muazzam yetenek, alıştığımız "tek merkezli beyin" yapısından çok farklı bir şekilde işliyor. İşte doğanın en zeki stratejistlerinden biri olan ahtapotların "bedensel zekasına" dair büyüleyici detaylar.
SADECE BİR HAYVAN DEĞİL, BİR PROBLEM ÇÖZÜCÜ
Ahtapotların sergilediği zeka oyunları şans eseri ortaya çıkmıyor. Deneyler gösteriyor ki, bu canlılar çevrelerini dikkatle analiz edebiliyor ve geçmişteki deneyimlerini hafızalarında tutarak yeni karşılaştıkları engelleri aşmak için kullanabiliyorlar. Bir kavanozun içindeki yemeğe ulaşmak için kapağı çevirmesi gerektiğini anlayan bir ahtapot; yön, basınç ve hareket vektörlerini aynı anda değerlendiren üst düzey bir bilişsel süreç sergiliyor.

ZEKANIN VÜCUDA YAYILMIŞ HALİ
Ahtapotları asıl benzersiz kılan nokta, sinir sistemlerinin yapısıdır. İnsanların aksine, bir ahtapotun nöronlarının büyük bir kısmı merkezi beyninde değil, kollarına dağılmış durumdadır. Bu, şu anlama geliyor: Her bir kol, merkezi beyinden bağımsız olarak karar verebilir, dokunduğu nesneyi hissedebilir ve ona göre hareket edebilir. Yani ahtapotlarda düşünme ve hareket eylemi tek bir merkezden yönetilmek yerine tüm bedene yayılmış kolektif bir zeka ile gerçekleştirilir.
DOĞANIN EN SIRADIŞI SİNİR AĞI
Bilim insanları ahtapotların bu "dağınık zekasını" inceleyerek robotik ve yapay zeka alanında yeni modeller geliştirmeye çalışıyor. Kendi başına karar verebilen kollar, ahtapotun aynı anda birden fazla karmaşık işlemi kusursuz bir şekilde yapmasını sağlıyor.
