Prof. Dr. Dikmen Gürün’ün Türk tiyatrosunun yarım asırlık serüvenini eleştiri metinleri üzerinden mercek altına aldığı yeni kitabı ‘Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak’, ENKA Oditoryumu’nda düzenlenen özel bir lansmanla tanıtıldı. ENKA Sanat desteğiyle Doğan Kitap’tan çıkan eser, tiyatronun ‘suya yazılan yazı’ olma talihini eleştirinin belge gücüyle nasıl yendiğini gözler önüne seriyor. Tasarımı Bülent Erkmen imzası taşıyan kitabın tanıtımında düzenlenen söyleşiye Prof. Dr. Ayşegül Yüksel, Seçkin Selvi, Doç. Dr. Nilgün Firidinoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özlem Hemiş konuşmacı olarak katıldı. Zeynep Miraç’ın moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, eleştirinin sadece bir yargılama biçimi değil, tiyatronun kendini yenilemesini sağlayan bir ‘hafıza’ olduğu vurgulandı. Prof. Dr. Dikmen Gürün, çalışmanın temelini babasıyla yaptığı sanat yazışmalarının oluşturduğunu belirterek tiyatro eleştirisine bakışını şu sözlerle özetledi: “Bu kitap aslında benim kişisel tarihimle de iç içe. Babamla yaptığımız o eski sanat yazışmaları, bu araştırmanın tohumlarını attı. 1950’den 1980’e uzanan o sancılı ama üretken dönemi eleştiriler üzerinden okumak, sadece geçmişe bakmak değil; bugünün tiyatrosunu anlamak ve geleceği inşa etmek için bir zorunluluktur. Eleştiri, tiyatronun o uçucu yapısını kalıcı kılan yegâne belgedir.” Söyleşinin en dikkat çekici başlıklarından biri de sansür ve kültür politikalarıydı. Gürün, Osmanlı’dan günümüze tiyatro tarihindeki baskı duraklarını hatırlatırken; Prof. Dr. Yüksel ise eleştirmenin sahne sanatlarına ışık tutan bir ‘üçüncü göz’ olduğunu hatırlattı. Kitap, 1990’lardan itibaren gazete sayfalarında daralan sanat eleştirisinin, dijital dönüşüm çağında nasıl bir belge niteliği taşıdığını yeniden tartışmaya açıyor.
