Birçok kişi meyveler daha uzun süre taze kalsın diye buzdolabına koymayı tercih ediyor. Ancak uzmanlara göre tüm meyveleri ayırt etmeden soğukta saklamak, yapılan en yaygın hataların başında geliyor. Doğru saklama yöntemleri uygulanmadığında hem meyvelerin lezzeti bozuluyor hem de gıda israfı ve mutfak hijyeni sorunları ortaya çıkabiliyor.
HER MEYVE SOĞUĞU SEVMEZ
Uzman Justin Carpenter, meyvelerin rastgele saklanmasının ciddi kalite kayıplarına yol açtığını belirtiyor. Bazı meyveler buzdolabında daha uzun süre dayanırken, bazıları ise soğuk ortama girdiği anda dokusal ve aromatik özelliklerini kaybetmeye başlıyor.
Soğuk ortamda daha uzun süre taze kalan meyveler arasında çilek ve yaban mersini gibi orman meyveleri, üzüm, elma ve narenciyeler yer alıyor. Bu meyveler, düşük sıcaklıkta küf gelişiminin yavaşlaması sayesinde daha dayanıklı hale geliyor.
Buna karşılık muz, mango, ananas ve henüz olgunlaşmamış avokadolar buzdolabında saklandığında lezzet kaybına uğruyor. Soğuk, bu meyvelerin olgunlaşma sürecini durdururken, dokularının “unsu” bir yapıya dönüşmesine neden olabiliyor. Şeftali ve erik gibi çekirdekli meyvelerin de tam olgunlaşana kadar oda sıcaklığında bekletilmesi öneriliyor.

YANLIŞ SAKLAMADAN DOLAYI HAŞERE SORUNU ORTAYA ÇIKIYOR
Uzmanlara göre meyvelerin yanlış saklanması sadece tat ve doku kaybına neden olmuyor, aynı zamanda mutfakta haşere oluşumuna da zemin hazırlıyor. Meyvelerin kontrolsüz şekilde dışarıda uzun süre bekletilmesi, özellikle meyve sinekleri gibi zararlı böceklerin çoğalmasına neden olabiliyor.
Doğru saklama koşullarının sağlanması, hem mutfak hijyenini korumak hem de haşere sorununu önlemek açısından büyük önem taşıyor.
BUZDOLABINDA DOĞRU DÜZEN ÖNEM TAŞIYOR
Beko Ürün Yönetimi Başkanı Salah Sun ise meyveleri yalnızca buzdolabına koymanın yeterli olmadığını, dolap içi düzenin de gıda güvenliği açısından kritik rol oynadığını vurguluyor. Sun’a göre, yanlış yerleşim gıdaların daha hızlı bozulmasına ve çapraz bulaşma riskine yol açabiliyor.

Uzmanların önerdiği güvenli buzdolabı düzeni şu şekilde sıralanıyor:
- Pişmiş etler ve süt ürünleri üst raflarda, çiğ etler ise sızıntı riskine karşı en alt rafta saklanmalı.
- Meyve ve sebzeler, nem dengesi sağlanan özel çekmecelerde muhafaza edilmeli.
- Yeni alınan ürünler arkaya, daha eski olanlar ise öne yerleştirilerek tüketim sırası korunmalı.
- Artan yemeklerin üzerine saklama tarihi yazılması, gıda zehirlenmelerinin önüne geçebiliyor.
Uzmanlar, meyvelerin türüne göre doğru saklama yöntemlerinin uygulanmasının hem lezzeti koruduğunu hem de mutfakta hijyenin sürdürülebilir olmasını sağladığını belirtiyor. Buzdolabına koyulmaması gereken meyveleri ayırt etmek, günlük mutfak alışkanlıklarında yapılacak küçük ama etkili değişiklikler arasında yer alıyor.
