Banka 'soygunu'

Banka 'soygunu'

Vatandaşın her kuruşundan 'kesinti' yapmak için dünyada benzeri olmayan yöntemler geliştiren Türk bankaları hesap bakım ücreti, EFT, saklama, sigorta ve hizmet bedeli gibi ücret kesintilerini ana faaliyet gelirine dönüştürdü. Son dört yılda kârını 11 kat artırarak tüm sektörleri solladı.

BDDK’nın 2025 0cak-Aralık kârları vatandaşın cebindeki her kuruştan banka hanesine nasıl kâr yazıldığını ortaya koydu. Son 4 yılda komisyon ve alım satımlardan elde edilen gelirin de eklenmesiyle sektör kârını 11 kat artırarak 93 milyar liradan 940 milyar liraya taşıdı. Önceleri yatırımların amorti edilmesi kılıfıyla alınan 'hizmet' ücretleri zaman içinde ana faaliyet gelirine dönüştü. Kuruluş amacı mevduat toplayıp bunu ekonomiye kredi yoluyla kullandırmak olan bankalar artık hizmet gelirleriyle anılır oldu.

AMAÇ YATIRIMCININ KARINA ORTAK OLMAK

Şubeden, mobilden, ATM'den yapılan her bir para transferine ayrı bir tarife uygulayan sistem, rakam büyüdükçe kesilen ücreti de artırdı. Kredi kartı vermek için ısrar eden ancak verdikten sonra da 6 bin liraya kadar çıkan aidatlarla başka bir mağduriyet oluşturuldu. Yatırım hesabı, bakım ve hesap işletim ücreti, dolar ve euroda alım-satım farkı dikkat çekti. Bu yetmezmiş gibi bankalar bir de borsa, döviz, altın ve gümüş gibi yatırım araçlarındaki alım satımlarda yüksek komisyon ve açık makas farkı ile yatırımcının kârına ortak oldu.

0202krt01a-tum.jpg

BANKALARDAN ‘DELİ DUMRUL’ VERGİSİ

Bankacılar kurdukları elektronik alt yapı ile verdikleri her hizmetten, köprü yapıp geçenden 5 geçmeyenden 10 akçe alan Deli Dumrul misali yüksek ücret talep ediyor. Bir kere sisteme giren vatandaş, hesap bakım ücreti, EFT, saklama ve hizmet bedeli gibi birçok kalem adı altında milyarlarca lira komisyon ödüyor. Borsa döviz altın ve gümüş alım satımlarında da kazanan hep banka.

Bankacılık sektörünün 0cak-Aralık 2025 kârları vatandaşın cebindeki her kuruştan bankaların hanelerine nasıl kar yazdığını gözler önüne serdi. Son 4 yılda komisyon ve alım satımlardan elde edilen kârların da eklenmesiyle bankacılık sektörü kârını 11 kat artırarak 93 milyar liradan 940 milyar liraya taşıdı. Bu dönemde bankacılık kârları artarken en büyük gelir kalemi ise bankacılık hizmet gelirlerinde oluştu. Finans kuruluşları milyonlarca dolarlık yatırımla kurdukları bilgi işlem merkezleri ve alt yapıya yapılan harcamaları bahane göstererek ilk başta yatırımların amorti edilmesi kılıfıyla alınan bu ücretleri zaman içinde ana faaliyet gelirine dönüştürdü. Kuruluş amacı mevduat toplayıp bunu ekonomiye kredi yoluyla kullandırmak olan bankalar, artık hizmet gelirleriyle konuşulur oldu. Bankaların 20 bin liralık bir paranın şubeden transferinde 83,75 lira, mobil bankacılık üzerinden 16,76 lira, ATM kanalından ise 58,47 lira alması vatandaşı isyan ettirdi. Rakam büyüdükçe kesilen ücretlerin de artması dikkat çekti. Üstelik tek kesinti bununla da sınırlı değil. Kart vermek için ısrar eden ancak verdikten sonra da 6 bin liraya kadar çıkan aidatlarla da vatandaş ayrıca mağdur ediliyor. Standart kart aidatı 650 liradan başlıyor. Ek kart aidatı 400 lira ile 500 lira aralığında fiyatlanıyor. Kartlardan nakit çekildiğinde nakit avans faizi vergi hariç çekilen kredi tutarının yüzde 4,25’i olarak hesaplanıyor. Yani her bin liralık işlemde bankaya 40 lira 25 kuruş işlem ücreti ödeniyor. Gecikme faizi de yüzde 4,55 olarak işletiliyor. Aynı işlemi ATM’den yaptığımızda yüzde 1 ile yüzde 4 arasında ödeme çıkıyor. Burada da her bin lira için 10 lira ile 40 lira arasında parayı bankalar alıyor. Yatırım hesabı bakim ücreti ve hesap işletim ücreti gibi kalemlerde de yüksek rakamlar can yakıyor. Her iki kalemde de bankalar vatandaştan 180 lira ile bin 800 lira arasında ücret kesintisi yapıyor.

OTOMATİK ÖDEMELERE DİKKAT

Vatandaşın farkında olmadan yaptığı birçok kalem de dikkat çekiyor. Bunlara en güzel örnek ise otomatik ödeme talimatı ve çarşı pazarda yapılan alışverişlerde gözleniyor. 2026 rakamları baz alınarak yapılan çalışmalardan örnekler veren uzmanlar, kredi kartı üzerinden verilen otomatik fatura ödemelerinin bankalar tarafından nakit avans işlemi gibi değerlendirildiğini ve ödeme tarihinden itibaren faiz işletildiğini söyledi. Vergiler ve ek kesintiler dahil edildiğinde, otomatik ödemelerin tüketiciye aylık maliyeti yüzde 5,5 seviyesini aşıyor. Yani her bin liralık işlemde vatandaşın cebinden bu yolla da 50 lira çıkıyor. SGK prim ödemeleri gibi özel işlemlerde ise bu oranlara ek olarak işlem tutarı üzerinden yüzde 3,1’e varan ilave komisyonlar kesiliyor. Bu da 10 bin liralık işlemde 500 liranın yine banka kasasına girdiğini gösteriyor. Taksiye binip ödemeyi kartla yaptıysanız, ya da pazarda manavda kartla alışveriş yaptıysanız bankalar esnaftan da pos cihazı kullanıyor diye komisyon kesiyor. Esnaf da biz ne kazanıyoruz ki diyerek bu kesilen komisyon bedellerini ürün sattıkları vatandaşın faturasına dahil ediyor. Üstelik bu oranlar da yüzde 5 ila 12 arasında değişim gösteriyor. Bin liralık bir harcamada kesilen faturaya bir anda 50 lira ile 120 lira arasında ek bir ödeme yansıyabiliyor.

BORSA YATIRIMCISININ GETİRİSİ DAHA ÇOK

Bankaların bir diğer önemli gelir kalemi de borsa yatırımcısı olarak dikkat çekiyor. Burada komisyon ücretleri yüzde 2,5 ile yüzde 4 arasında değişiyor. Yaklaşık 37 milyon yatırımcının olduğu bu piyasada bankalar kanalıyla yapılan her işlemden yüksek komisyonlar toplanıyor. 37 milyon kayıtlı yatırımcının en az 10 milyonu borsada alım satımı aktif olarak yapan bakiyeli müşteri olarak görünüyor. Bunların da her biri banka üzerinden alım satım gerçekleştiriyor. Böylece günlük alım satım işlem komisyonlarından bankalar yüksek karlar elde ediyor. Her bin liralık hisse alımında bankadan bankaya değişmekle birlikte ortalama 25 lira banka kasasına giriyor. Dolar bazında da her bin dolarlık işlemin 2,5 doları komisyon gideri olarak vatandaşın cebinden çıkıyor. Hisse alırken ve hisse satarken oluşan farklar da ekstra gelir olarak bankacıların fonlarda elini rahatlatıyor.

ALIM SATIM ARASI MAKAS AÇIK

Bankaların bir diğer ticaret şekli de döviz, altın ve gümüş gibi yatırım araçları üzerinden gerçekleşiyor. Vatandaş döviz almak istediğinde banka yüksek fiyatla döviz satarken, iş yatırımcının elindeki dövizi bozdurmasına geldiğinde serbest piyasanın çok çok altında bir teklifle karşılaşıyor. Alım satım arasındaki uçurum da bankanın kar hanesine eklenmiş oluyor. Müşteri bu fahiş fiyat aralığını hem nakitti üzerinde taşıma riskini almanak hem de rakam yükseldikçe banka EFT masrafının yükselmesi nedeniyle kabul etmek zorunda kalıyor. Bu durumda da banka para çıksa da kalsa da her durumda yüksek kazanç elde ediyor. Aynı durum altın ve gümüş gibi değerli metallerde de geçerli. Gram altında alım ve satım arasında 400-1000 lira arasında fiyat farklı oluşabiliyor. Geçen hafta hareketliliğin yoğun yaşandığı piyasalarda bankalar altın bozdurmak isteyenlerden altını 6 bin liraya alma teklifinde bulunurken, altın almak isteyen vatandaşa da gram altın fiyatını 7 bin liranın üzerinde bir fiyatla satışa sundu. Kur farkı arasında da dolar ve Euro da bir liralık alım-satım farkı dikkat çekti.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN