Kalp hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Muhammed Keskin, toplumda sıkça görülen ancak genellikle belirti vermediği için ihmal edilen kan basıncı (tansiyon) yüksekliği hakkında hayati bilgiler verdi.
Uzman isim, tansiyon aleti ile yapılan kontrollerin doğruluğuna dikkat çekerken, normal tansiyon değerleri dışındaki sonuçların mutlaka takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Erken teşhisin kalp krizi riski oranını ciddi ölçüde azalttığını belirtti.
Hastaların panik yapmadan, doğru tekniklerle ölçüm yapmasının tedavi başarısını artırdığını ifade etti.
TANSİYON NASIL ÖLÇÜLÜR?
Doç. Dr. Muhammed Keskin, kişinin hasta olup olmadığını anlamasının en güvenilir yolunun düzenli ölçümden geçtiğini belirtti.
Tek bir ölçümün tanı koymak için asla yeterli olmadığını söyledi.
Farklı günlerde yapılan takiplerde ısrarcı bir yüksekliğin görülmesi, hastalığın en önemli işareti.
Evde yapılan ölçümlerde doğru tekniğin kullanılması gerekiyor.
Ölçümden önce en az 5 dakika dinlenilmesi, sigara ve kahve tüketilmemesi gerekiyor.
Kolun kalp hizasında tutulması ve uygun manşet kullanımının sonuçları doğrudan etkiliyor.
Kısa boyunlu kişilerde görülen risk faktörü! Horlamayı basite almayın
İDEAL TANSİYON KAÇ OLMALIDIR?
Doç. Dr. Muhammed Keskin, kan basıncı ölçümlerinin belirli sınırlar içinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Ölçümlerin sakin bir ruh haliyle yapılması gerektiğini, açlık veya tokluk durumunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.
Gün içerisinde yaşanan dalgalanmaların normal kabul edildiğini, ancak sürekli yüksek seyreden değerlerin risk teşkil ettiğini açıkladı.
Evde sabah ve akşam saatlerinde yapılan ölçümlerin ortalamasının dikkate alınması gerekiyor.
Stresli anlarda alınan sonuçlar yanıltıcı olabilir, bu nedenle kayıtların düzenli tutulup doktora sunulmasının izlem sürecini güçlendiriyor.
BÜYÜK TANSİYON 13 VE ÜZERİ RİSKLİ Mİ?
Kan basıncının 130/85 mmHg üzerinde seyretmesi durumunda vatandaşların dikkatli olması gerekiyor.
Bu değerler risk sınırını işaret ediyor ve ısrarcı yükseklik durumunda tedavi şart.
Erken müdahale, ileride oluşabilecek kalıcı organ hasarlarını engelliyor.
Bu düzeydeki değerler, yaşam tarzı değişikliğinin sinyalini veriyor.
Tuz tüketiminin azaltılması, kilo kontrolünün sağlanmasına ve düzenli egzersizin değerlerin düşmesine katkı sağlıyor.
Sessizce ilerleyen organ yaşlanmasına dikkat!
TANSİYON İLACI NE ZAMAN KULLANILMALI?
Doç. Dr. Muhammed Keskin, hipertansiyon tanısının temelini düzenli takibin oluşturduğunu belirtti.
Evde yapılan ölçümlerin saatleriyle birlikte not edilmesi, doktorun tedavi kararını netleştiriyor.
Gizli hipertansiyon bu sayede erken fark ediliyor ve tedavi gereksiniminin daha doğru belirleniyor.
İlaç etkinliğinin izlenmesi ve ani yükselmelerin zamanında saptanması sayesinde organ hasarı riski en aza indiriliyor.
İlaç tedavisinin kişiye özel planlanıyor, her yüksek ölçüm ilaç gerektirmiyor, ancak organ hasarı varsa tedavinin geciktirilmemesi gerekiyor.
TANSİYON İLACI BAŞ DÖNMESİ YAPAR MI?
Doç. Dr. Muhammed Keskin, ilaç kullanımı sonrasında kan basıncının aşırı düşebileceği ve değerlerin 90/60 seviyelerine inebileceği uyarısında bulundu.
Bu durumun baş dönmesine yol açtığı ve böyle bir tabloda ilaç dozunun doktor kontrolünde gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Aşırı düşüşün bayılma riskini artırdığını, özellikle yaşlı bireylerde düşmeye bağlı yaralanmalara neden olabileceğini aktardı.
Halsizlik ve sersemlik gibi şikayetlerin sık görüldüğü, bu nedenle ani doz değişikliği yapılmaması gerektiğini vurguladı.
GEÇİCİ TANSİYON YÜKSEKLİĞİ NEDİR?
Doç. Dr. Muhammed Keskin, her kan basıncı yükselmesinin hipertansiyon hastalığı anlamına gelmediğini, geçici durumların sıkça yaşandığı ifade etti.
Stres, aşırı tuz tüketimi veya heyecan gibi faktörler değerleri anlık olarak yükseltebiliyor.
'Beyaz önlük hipertansiyonu' olarak bilinen, sadece hastane ortamında yükselen kan basıncının yanlış tanıya yol açabiliyor.
Ev ölçümleri bu ayrımı kolaylaştırıyor, gerekirse holter cihazı ile 24 saatlik izleme yapılabiliyor.
STRES TANSİYONU YÜKSELTİR Mİ?
Doç. Dr. Muhammed Keskin, stres anında kan basıncının geçici olarak yükselebildiğini, ancak bu durumun kalıcı bir hastalık olmadığı bilgisini verdi.
Dinlenme sonrasında değerler normale dönüyor, sürekli stresin yönetilmesi gerekiyor.
Günlük kayıtlar, strese bağlı yükselmeleri ayırt etmede yardımcı oluyor.
Gevşeme teknikleri ve düzenli uyku alışkanlığı, kan basıncını dengeliyor.
Kalp kontrolleri yapılmadan halay çekilmemeli!
LİMONLU SU TANSİYONU DÜŞÜRÜR MÜ?
Doç. Dr. Muhammed Keskin, halk arasında sıkça başvurulan yöntemlerden biri olan limonlu suyun, doğrudan bir tedavi aracı olmadığını ancak destekleyici olabileceğini söyledi.
Aşırı tuz tüketiminin tansiyonu hızla yükselttiğini, özellikle hazır gıdaların büyük risk oluşturduğunu açıkladı.
Beslenme düzeni normale döndüğünde değerlerin düzeldiğini, tuz kısıtlamasının hızlı bir düşüş sağladığını kaydetti.
Etiket okuma alışkanlığının kazanılmasının uzun vadede damar sağlığını koruduğunu vurguladı.
TANSİYON HOLTER CİHAZI NE İŞE YARAR?
Doç. Dr. Muhammed Keskin, geçici yükseklik ile kalıcı hipertansiyon arasındaki farkın tedavi açısından kritik olduğunu belirtti.
Israrcı yükseklik günler boyu sürebiliyor ve dinlenmeyle düşmeyebiliyor.
Holter cihazı, gün boyu ve uyku sırasında otomatik ölçüm yaparak en net tabloyu ortaya koyuyor.
Bu cihaz sayesinde gizli hipertansiyonun saptanıyor ve gereksiz ilaç kullanımının önüne geçiliyor.
20 yıl önce Japonlar buldu: Yürüyerek tansiyonu düşürmenin yolu!

