Nüfus cüzdanında yazan doğum tarihi ile vücudun gerçek sağlık durumu arasındaki fark, modern tıbbın en çok tartıştığı konuların başında geliyor.
Özellikle biyolojik yaş testi, organ yaşlanması, erken yaşlanma belirtileri ve sağlıklı yaşam sırları gibi konular; bireylerin kendi sağlık haritalarını çıkarmasında kritik rol oynuyor.
İç hastalıkları uzmanı Dr. Halil Ertürk, kronolojik yaşın sadece geçen zamanı gösterdiğini, ancak organların yıpranma payını ifade eden biyolojik yaşın, sağlığın gerçek anahtarı olduğunu belirtti.
Her hafta bunları yapmazsam suçlu hissediyorum! Doç. Dr. Muhammed Keskin'den kalp sağlığı rutini
ORGANLARIMIZ NEDEN FARKLI HIZLARDA YAŞLANIYOR?
Yaş kavramı sadece kimlikteki bir sayıdan ibaret değil.
Bilimsel araştırmalar, insan vücudundaki her bir organın biyolojik yaştan bağımsız ve kendine has bir hızda yaşlandığını ortaya koyuyor.
Genetik miras, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı gibi değişkenler, organların yaşlanma sürecini doğrudan etkiliyor.
Kalp biyolojik yaşı, kişinin gerçek yaşından büyükse kalp krizi riski yıllar öncesinden tespit edilebiliyor.
Aynı şekilde hızlı yaşlanan böbrekler, gelecekte oluşabilecek böbrek yetmezliği veya metabolik sorunlar için erken uyarı sistemi işlevi görüyor.
EPİGENETİK SAAT SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Organların farklı yaşlarda olması fikri ilk etapta şaşırtıcı gelse de modern biyogerontoloji bilimi bu durumu net verilerle açıklıyor.
Vücudun tek bir yaşa sahip olmadığını vurgulayan Dr. Halil Ertürk, her sistemin kendi takvimini işlettiğini belirtiyor.
Kronolojik yaş, doğumdan bugüne geçen süreyi ifade ederken; biyolojik yaş, dokuların ve hücrelerin gerçek kondisyonunu ölçen bir iç saat olarak tanımlanıyor.
Bu yaşın hesaplanmasında kullanılan epigenetik saatler, DNA üzerindeki özel bölgeleri (CpG) mercek altına alıyor.
Metilasyon adı verilen kimyasal işaretlerin zamanla değişimi, yaşlanma hızı hakkında detaylı veriler sunuyor.
Bu analizler sayesinde kişinin vücudunun gerçekte kaç yaşında olduğu ve kronolojik yaştan ne kadar saptığı bilimsel olarak hesaplanıyor.
Kalbiniz için daha az yorularak daha çok fayda sağlayın! İşte formülü
VÜCUDUMUZDAKİ HANGİ ORGAN DAHA HIZLI YAŞLANIYOR?
Geçmişte geliştirilen epigenetik saatler vücuda dair genel bir yaş skoru verirken, yeni nesil teknolojiler her organın yaşını ayrı ayrı analiz edebiliyor.
Gelişmiş tıbbi modeller; beyin, karaciğer, böbrek, kalp ve bağışıklık sistemi gibi hayati mekanizmaları birbirinden bağımsız değerlendiriyor.
Örneğin kimlik yaşı 50 olan bir bireyin yapılan analizinde; kalbi 40, böbrekleri 60, bağışıklık sistemi ise 70 yaşında çıkabiliyor.
Ortaya çıkan bu tablo, organların yıllar içinde maruz kaldığı yıpranmayı ve yükü şeffaf bir şekilde gözler önüne seriyor.
ERKEN YAŞLANMAYA NEDEN OLAN FAKTÖRLER NELERDİR?
Organların yaşlanma hızını belirleyen en temel faktörlerin başında, hayat boyu maruz kalınan stres türleri geliyor.
Sigara kullanımı ve kirli hava, akciğerleri zorlayarak vaktinden önce yaşlandırıyor.
Yüksek tansiyon sorunu ise hem böbrek hem de kalp üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.
İnsülin direnci ve yüksek kan şekeri, damar sistemi ile karaciğeri yorarken; kronik stres faktörü beyni ve kardiyometabolik sistemi hızla yıpratıyor.
Uzmanlar, bu dış faktörlerin kontrol altına alınmasının organ yaşını korumada etkili olduğunu savunuyor.
Belirtileri asla göz ardı etmeyin: Gençler de artık risk altında!
KAN TESTİ SONUÇLARI İLE BİYOLOJİK YAŞ ÖĞRENİLEBİLİR Mİ?
Stanford Üniversitesi tarafından yürütülen geniş kapsamlı kohort çalışmalarında, kandaki binlerce proteini analiz eden yapay zeka modelleri kullanılarak 11 farklı organın yaşı hesaplandı.
Dr. Halil Ertürk, elde edilen bulguların oldukça çarpıcı olduğunu belirtiyor.
Dışarıdan tamamen sağlıklı görünen yetişkinlerin yüzde 20'sinde en az bir organın beklenenden hızlı yaşlandığı, yüzde 1-2'lik kesimde ise birden fazla organın hızla yaşlandığı tespit edildi.
Hızlı yaşlanma süreci, ilgili organa bağlı hastalık riskini artırırken, ölüm oranlarında yüzde 20 ile 50 arasında bir yükselişe işaret ediyor.
KALP KRİZİ RİSKİ YILLAR ÖNCESİNDEN TESPİT EDİLİR Mİ?
Vücudun verdiği erken uyarı sinyalleri, kronik hastalıkların ve sağlıklı yaşam süresinin öngörülmesinde güçlü bir araç haline geliyor.
Hızlı yaşlanan organların tespiti, gelecekteki sağlık tablosunu netleştiriyor.
Kalp biyolojik yaşı, takvim yaşından büyük olan bir bireyde kalp krizi riski 10 yıl öncesinden öngörülebiliyor.
Organa özgü biyolojik yaş ölçümlerinin, kişiselleştirilmiş koruyucu tıbbın temelini oluşturduğunu söyleyen Dr. Halil Ertürk, bu testlerin mutlaka uzman hekimler tarafından yorumlanması gerektiğinin altını çiziyor.
Temel amaç sadece organ yaşını öğrenmek değil; beslenme, uyku, egzersiz ve stres yönetimi ile bu süreci yavaşlatmak, hatta mümkünse biyolojik yaşı geri çekmek olarak tanımlanıyor.

