İbn Arabi kimdir?

Endülüs Devleti’nin hüküm sürdüğü topraklarda dünyaya gelen İbn Arabi, daha genç yaşında iken doğduğu topraklardan çıkarak ilim ve tasavvuf öğrenmek için, Bağdat, Şam ve Mekke’yi ziyaret etmiş ve ünlü hocalardan ders almıştır.

İbn Arabi kimdir?

Ruhu’l-Kuds, Tacu'r-Rasul ve Fusus gibi tasavvuf dünyasında büyük itibar gören ve öneli yeri olan eserlerin yazarı İbn Arabi, 1190 yılında İşbiliyye’deyken hastalanarak okuma kabiliyetini kaybetti. Ancak bu bile onun ilim öğrenme ve eser yazma isteğini asla engelleyemedi.

İBN ARABİ KİMDİR?

Ailesi Arap Tayy kabilesine mensup olan İbn Arabi, günümüzde İspanya sınırları içinde kalan Murcia şehrinde 28 Temmuz 1165 tarihinde dünyaya geldi. 8 yaşında geldiğinde ise ailesi ile birlikte, Sevilla şehrine göç etti. Soyu hakkında çok fazla bir bilgi olmamakla birlikte, annesinin ve babasının itibar sahibi oldukları anlaşılmaktadır. 

Tam adı, Muhyiddin Muhammed bin Ali bin Muhammed el-Arabî et-Tâî el-Hâtimî' olan İbn Arabi, pek çok yerde Şeyhü'l Ekber unvanı ile de bilinir. Genç yaşlarında, 8 yaşından itibaren yaşadığı Sevilla şehrinden ayrılan İbn Arabi, Mekke, Şam ve Bağdat’a giderek bu yörelerin ünlü şeyh ve alimleriyle görüştü. 1182'de bilgi'nin akıl yolu'yla elde edileceğini söylemesiyle meşhur olan İbnu Rüşd ile görüştü. O sıralar henüz 17 yaşında olan İbn Arabi, o zamanlar, gerçek bilginin sadece aklın eseri olmadığına, bilgiye daha çok keşf ve ilham yoluyla ulaşılacağına kanaat ediyordu. 

İbn Arabi, küçük yaşlardan itibaren ibadete başlayan, hayatında bir kerecik olsun ‘ben’ dememiş olan Allah korkusu taşıyan ve uzun uzun secde eden bir kişi olan şeyh 'Şekkaz' ile tanıştı ve o ölene kadar sohbetlerini sürdürdü.

1182-1183 yıllarında ise, İşbiliyye’ye bağlı Haniyye’de ismi 'Lahmî' olan bir şeyhten, Kur’an dersleri aldı. 1184-1185 yıllarında ise eserlerinde ilk hocam diye bahsettiği şeyh Ureyni ile tanıştı. İbn Arabi, Ubudiyet kulluk meselesinde derin bir bilgiye sahip olan hocasından çok faydalandığını belirtmiştir. 

O dönemlerde İşbiliyye’de 96 yaşında olan Kordovalı Fatma isimli bir kadınla tanıştı ve 14 sene onun hizmetinde bulundu. 1189'da, Hatve ehlinden olan Ebu Abdullah Muhammed eş-Şerefî ile tanıştı. Bu zat, beş vakit namazını Addis Camii'nde kılardı ve ibadete aşırı düşkün olduğu için namaz kılmaktan ayakları şişerdi. 

ibni-arabi-kimdirrrrr.jpg

1190 yılında İşbiliyye’deyken hastalanarak okuma kabiliyetini kaybeden İbn Arabi, yaklaşık iki yıl bu halde kaldı. Hicri 589 yılında Sebte Şehri'ne gittiğinde, ahlak makamına eren İbnu Cübeyr ile tanıştı. Sonra yeniden İşbiliyye’ye döndü.

1196'da Fas’a giden İbn Arabi, buradaki yolculukları esnasında büyük ün kazandı. 1198'de yeniden doğduğu topraklar olan Endülüs’e geçti. Tasavvuf yolu'nda karşılaştığı en yüce kimse olan şeyh Şekkaz’ı ziyaret etti. İlk defa Hac ibadeti için 1199-1200'de Mekkeye giden İbn Arabi, burada Yunus ibnu Ebi’l-Hüseyin el-Haşimi el-Abbasi el-Kassar ile sohbette bulundu. Haccın ardından, Mağrib’de, oradan da Ebu Medyen’in şehri olan Becaye'de gitti ancak bir süre sonra Mekke’ye dönerek, "Tacu'r-Rasul" ve "Ruhu’l-Kuds" isimli eserlerini kaleme aldı. 
1204 yılında, Bağdat, Medine ve Musul’u ziyaret etti. "et-Tenezzülatu'l-Musuliyye" isimli eserini ise Musul’da yazdı. Oradan ayrıldıktan sonra, Konya’ya gelen İbn Arabi, burada tanıştığı Sadreddin Konevî’nin dul annesi ile evlilik yaptı. 

"Risaletü’l-Envar" isimli eserini Konya’da kaleme alan İbn Arabi’ye, Selçuk Meliki hürmet ve ikram gösterdi. Arabi, Konya’dan sonra Mısır’a gitti. Ancak orada, Futuhat-ı Mekkiye'deki sözlerinden dolayı, Mısır alimleri hakkında idam fetvası verdi. O yüzden buradan gizlice kaçmak durumunda kaldı. Mısır’dan ayrıldıktan sonra, Mekke, Halep ve Bağdat’ta bir süre dolaştıktan sonra 1215 yılında tekrar Konya’ya geldi, yaklaşık 5 yıl sonra da Şam’a yerleşti. Orada, 1230 yılında kendisinin en büyük eseri olan Fusus’u yazdı. İbn Arabi, Fusus’u, rüyasında Peygamber Efendimiz’den ümmete aktarmak için aldığını belirtmiştir.

İbn Arabi, 1279 yılında 74 yaşında iken, hicri 22 R.Evvel’de 638’de Şam’da vefat etti. Kabri ise, Şam şehri dışında Kasiyun dağı eteklerinde yer almaktadır. 
 

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN