İstanbul, 9-19 Nisan tarihleri arasında sinemanın kalbinin attığı dev bir platforma dönüşüyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 45. kez düzenlenen İstanbul Film Festivali; 127 uzun metrajlı ve 13 kısa filmi yedi farklı salonda izleyiciyle buluşturacak. Festival heyecanı Beyoğlu’nda Atlas 1948 ve Pera Müzesi, Şişli’de City’s Nişantaşı, Kadıköy’de ise Kadıköy Sineması ve Sinematek/Sinema Evi salonlarına yayılacak.‘Altın Lale’ heyecanı ise David Mackenzie başkanlığındaki; Ekin Koç ve Prof. Dr. Aslı Tunç gibi isimlerin yer aldığı jüriyle zirveye taşınıyor. İşte festivalin her biri Türkiye prömiyerini yapacak 15 filmlik yarışma seçkisi içinden KARAR okurları için seçtiğimiz 5 film.
USTA YÖNETMENDEN SARSICI BİR DÖNÜŞ
- ‘Kuru Taşın Başı’ / Yeşim Ustaoğlu
Uluslararası ödüllü yönetmen Yeşim Ustaoğlu, ‘Kuru Taşın Başı’ ile festivalin prestij durağı oluyor. Film, yıllar sonra kasabasına dönen bir kadının, geçmişin gölgeleriyle yüzleşirken köklerine dair sarsıcı hakikatleri keşfettiği bir yolculuğu odağına alıyor. Türk sinemasının en güçlü auteur’lerinden biri olan Ustaoğlu, atmosferik diliyle bu yapımı yılın en önemli sinema olaylarından birine dönüştürüyor.

ABSÜRT BİR ‘KENDİNİ BULMA’ SERÜVENİ
- ‘Karanlıkta Islık Çalanlar’/ Pınar Yorgancıoğlu
Pınar Yorgancıoğlu, ‘Karanlıkta Islık Çalanlar’ ile sinemamıza taze ve muzip bir soluk getiriyor. Film, hayatındaki tıkanmışlığı aşmak için bir “kendini bulma” kursuna katılan ancak burada kendini absürt ve tekinsiz bir yapının içinde bulan bir kadının trajikomik hikâyesine odaklanıyor. Genç yönetmen, stilize görsel dili ve zekice kurgulanmış kara mizahıyla Altın Lale seçkisinin en dinamik işine imza atıyor.

KİMLİK BUNALIMINDA HAYATTA KALMAK
- ‘Rose’ / Markus Schleinzer
Haneke ekolünün yetenekli ismi Markus Schleinzer, ‘Rose’ ile izleyiciyi 17. yüzyılın puslu atmosferine götürüyor. Film, savaşın yerle bir ettiği bir coğrafyada hayatta kalmak için erkek kimliğine bürünerek bir çiftlikte çalışmaya başlayan bir kadının, sırrını koruma çabasını konu alıyor. Titiz sinematografisiyle öne çıkan yapım, toplumsal rollerin ve insan doğasının sınırlarını sorgulayan sarsıcı bir gerilim.

SESSİZLİĞİN GÜÇLÜ YANKISI
- ‘Günyüzü’ / Banu Sıvacı
‘Güvercin’ ile büyük başarı yakalayan Banu Sıvacı, ‘Günyüzü’ ile olgunluk dönemini müjdeliyor. Film, içine kapalı dünyasını müzikle yeşertmeye çalışan bir gencin, dış dünyayla ve kendi kimliğiyle kurduğu sancılı bağı beyaz perdeye taşıyor. Sıvacı, hayatın kıyısında kalanların hikâyesini büyük bir hassasiyetle anlatırken, karakterlerin sessiz çığlıklarını hissettiren güçlü bir sinematografi sunuyor.

YAZ SICAĞINDA BÜYÜMENİN RİTMİ
- ‘Yaz Kampı’ (Summer Beats) / Lise Akoka & Romane Gueret
Yönetmen ikilisi Lise Akoka ve Romane Gueret, ‘Yaz Kampı’ ile izleyiciyi Fransa’nın güneyinde sarsıcı bir keşfe çıkarıyor. Film, bir yaz kampında bir araya gelen bir grup gencin; arkadaşlık, aşk ve kimlik arayışı arasında gidip gelen büyüme sancılarını merkezine alıyor. Belgesel gerçekçiliğiyle gençliğin o durdurulamaz enerjisini perdede ritme dönüştüren yapım, festivalin en hayat dolu uluslararası durağı.
