Ahiyiz Aileyiz Buluşması’nın stratejik sonuç raporu yayımlandı

Ahiyiz Aileyiz Buluşması’nın stratejik sonuç raporu yayımlandı

Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği Ahi Enstitüsü tarafından düzenlenen “Ahiyiz, Aileyiz Buluşması”nın stratejik sonuç raporu yayımlandı. Raporda, yaklaşık 3 milyonluk esnaf teşkilatında kadın başkan oranının yüzde 2 seviyesinde kaldığı belirtilirken, kadına yönelik şiddet, gençlerin dijital bağımlılığı ve mesleki eğitimdeki sorunlar öne çıktı.

Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği Ahi Enstitüsü tarafından düzenlenen “Ahiyiz, Aileyiz Buluşması”nın stratejik sonuç raporu yayımlandı. Türkiye’de ilk kez esnaf ve sanatkar odalarının 13 kadın başkanını bir araya getiren buluşmada, aile yapısı, kadın istihdamı, kadına yönelik şiddet, gençlerin korunması ve mesleki eğitim başlıkları ele alındı.

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirilen toplantıda, esnafın toplumsal yapıdaki rolüne dikkat çekilirken, sahadan elde edilen bulgular doğrultusunda kapsamlı tespitler ve çözüm önerileri rapor haline getirildi.

Raporda özellikle kadın temsilinin düşüklüğü, şiddet vakalarındaki artış, gençlerin karşı karşıya olduğu riskler ve mesleki eğitimde yaşanan sorunlar öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Esnafın sosyal denetim ve rehberlik rolünün zayıfladığına da dikkat çekildi.

Dünya Esnaf Sanatkarlar Derneği Ahi Enstitüsü Başkanı Fehmi Çalmuk, esnaf ve sanatkar odalarının kadın başkanlarının gerçekleştirdiği “Ahiyiz, Aileyiz Buluşması” konuşmalarından elde edilen stratejik sonuç raporu ile ilgili şunları söyledi:

“Yalnızca esnaf ve sanatkarların rolü ile ilgili değil, Türkiye’nin ekonomik ve sosyolojik hayatı ile ilgili esnaf ve sanatkarın hayati öneminin vurgulandığı konuşmalarda; Ahilik geleneği merkeze alınarak esnaf ve sanatkarın konvansiyonel rolü ortaya konulmuştur. Yalnızca kamunun değil; kurum ve kuruluşların, sosyal hayatı var eden tüm katmanların tarihi buluşma sonrası ortaya konulan görüşlerden istifade ederek yeni bir yol haritası belirlemesi konusunda bir işaret fişeği yakılmıştır. Toplantıya katılan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Sayın Cemil Çiçek başta olmak üzere tüm esnaf ve sanatkar odalarının kadın başkanlarını, STK başkanlarını saygıyla selamlıyorum. Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği olarak tarihe bir not düşmek istedik; düştüğümüz bu notun altını da kalın bir şekilde çiziyoruz. Körler ülkesinde görmenin idamlık bir suç olduğunun hatırlatmasını yaparak, akıl tutulması içinde olan kesimlerin hafızasına; gençlerin kötü alışkanlıklar başta olmak üzere dijital bağımlılıkla imtihanı konusunda var olan tespitlerin ve çözüm önerilerinin bir ev ödevi gibi yerine getirilmesi konusundaki çağrımızı bu vesile ile yeniliyorum.”

İşte rapordan öne çıkan başlıklar:

A. Teşkilatlanma, Seçim Süreçleri ve Kadın Temsili Sorunları

• Çok Düşük Temsil Oranı ve Cam Tavan: 3 milyonluk devasa bir esnaf teşkilatında ve yüzlerce ilçede kadın başkan sayısının sadece %2 seviyelerinde seyretmesi.

• Seçim Süreçlerindeki “Erk” Şiddeti: Kadın adayların girdiği seçimlerin adil olmayan yarış şartlarına çekilmesi, erkek adayların zaman zaman düşmanca tavırlar sergilemesi ve seçimlerin bir “savaş alanına” dönüştürülmesi.

• Birlik ve Çatı Yapılarda Kayırmacılık: Kadınların liderlik pozisyonlarına gelmesinde üst kuralların (birlikler vb.) erkek adayları kayırması; kadının yönetiminden duyulan örtülü rahatsızlık.

• “Vitrin” Kadın Algısı: Erkek yöneticilerin söylemde “kadın baş tacıdır” deyip, sandıkta kadını ötelemeleri; kadını sadece fotoğraflarda bir aksesuar olarak konumlandırma çabası.

• Kadın Kadına Rekabetin Olumsuz Etkisi: Kadınların birbirini desteklemek yerine zaman zaman rakip olarak görmesi ve dayanışma ağlarının zayıf kalması.

B. Kadına Yönelik Şiddet ve Hukuki/Toplumsal Boyutlar

• Şiddet Vakalarındaki Dehşet Verici Artış: Türkiye’de son çeyrek yüzyılda kadın cinayetlerinin %1400 oranında artması ve günümüzde dakikada bir kadının şiddete maruz kalması.

• Kolluk Kuvvetlerinin Zaman Zaman Gösterdiği Kayıtsızlık: Şiddet gören kadınların güvenlik güçlerine başvurduğunda “Eşindir, sever de döver de” ya da “Sokaktaki adama ne yapalım” gibi savuşturucu yaklaşımlarla karşılaşması.

• Kanunların Uygulanamaması: 6284 sayılı Kanun gibi güçlü koruyucu yasaların bulunmasına rağmen, sahada bu yasaların etkin bir şekilde işletilememesi.

• Zihniyet Sapması ve Kadının Adının Silinmesi: Kadını baş tacı eden kadim Anadolu kültüründen; günümüzde kadının giyimi, ruju üzerinden şiddeti meşrulaştıran bir yozlaşmaya gelinmesi. Ayrıca “Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı”nın kaldırılarak isminin aile kavramı içinde eritilmesiyle kadının bireysel kimliğinin arka plana itilmesi.

C. Çocuklar, Gençler ve Yeni Nesil Tehditler

• Dijital Bağımlılık ve Sosyal İzolasyon: Çocukların ve gençlerin telefon ve bilgisayar başında kontrolsüz vakit geçirmesi, “kambur kalma” derecesine varan fiziksel ve asosyal sorunlar yaşamaları.

• Sanal İletişim ve Güvenlik Riski: Gençlerin sorunlarını aileleri yerine dijital ortamlarda hiç tanımadıkları, kilometrelerce uzaktaki kişilerle paylaşması; bunun sonucunda yanlış yönlendirmelerle intiharların ve kötü yollara sapmaların artması.

• Madde Bağımlılığı ve Mahalle Kültürünün Kaybolması: Gençlerin uyuşturucu, sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklarla karşı karşıya kalması. AVM’lerin ve büyük marketlerin açılmasıyla birlikte geçmişteki güvenli, sıcak mahalle kültürünün %50’den fazla oranda yok olması ve ailelerin çocuklarını sokağa çıkarmaya korkması.

• Sosyal Mesafe ve “Yanlış Anlaşılma” Korkusu: Günümüzde esnafın çocuklara yakınlık göstermesinin bile yasalar veya aileler tarafından yanlış anlaşılabileceği endişesi ve esnafın uyarılarına bazen ailelerin olumsuz tepki vermesi.

D. Mesleki Eğitim ve İstihdam Krizleri

• Algı ve Prestij Kaybı: Meslek liselerinin ve çıraklık müessesesinin toplum gözünde “başarısız çocukların sığındığı son liman” olarak görülmesi.

• Diploma Enflasyonu ve İstihdam Krizi: Milyonlarca üniversite mezunu asgari ücrete iş ararken, piyasada ciddi anlamda nitelikli usta ve zanaatkar açığının bulunması.

• Aşırı Koruyucu Ebeveynlik: Ailelerin “ben çektim çocuğum çekmesin” mantığıyla çocukları hayattan ve sorumluluktan izole etmesi. Evde sorumluluk almayan çocuğun iş hayatında da dikiş tutturamaması ve yeni nesil çırak yetişmemesi.

• Alaylılık ve Bürokratik Engeller: Güzellik ve kuaförlük gibi doğrudan esnaflık olan alanların “sağlık kuruluşu” gibi gösterilerek hekim lobilerine ezdirilmeye çalışılması; çıraklıktan yetişen alaylı kadınların akademik çevrelerde küçümsenmesi.

4. TESPİTLER (KÜLTÜREL, SOSYAL VE EKONOMİK TEMELLER)

• Esnaf “Erken Uyarı Sistemi”dir: Esnafın; çocukların ve gençlerin günlük hayatını, arkadaş çevresini ve davranış değişikliklerini en yakından gözlemleyen doğal bir “sosyal denetim” mekanizması olduğu tespiti. Bir anne-baba çocuğunun sigara içmediğini sanırken, mahalle esnafının çocuğun hangi marka sigara içtiğine kadar her detaydan haberdar olabildiği tespiti.

• Esnaf Ahlak ve Terbiye Kapısıdır: Esnaf kültürünün sadece bir kazanç kapısı değil; çocuklara dürüstlüğü, ahlakı, sabrı ve kul hakkı yememeyi öğreten bir terbiye mektebi olduğu tespiti.

• Ekonomik Güç = Şiddete ve Yoksulluğa Karşı Direnç: Ekonomik olarak bağımsızlığını kazanan kadının, aile içi şiddete ve yoksulluğa karşı çok daha güçlü bir kalkan oluşturduğu ve hiçbir baskı altında ezilmeyeceği tespiti.

• Bacıyan-ı Rum ve Tarihsel Referanslar: Kadının ticarette yer almasının modern bir dayatma değil; Selçuklu’daki Bacıyan-ı Rum teşkilatı, Hacı Bektaş-ı Veli ve Pir Sultan Abdal gibi değerlerin kadına verdiği değerin köklü bir mirası olduğu tespiti.

5. STRATEJİK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VE PROJE TEKLİFLERİ

A. Teşkilat İçi Reformlar ve Kadın Temsili

• “Adil Seçim ve Kadın Kotası”: Esnaf odaları seçimlerinde kadın adayların güvenliğini sağlayacak ve tarafsızlığı gözetecek bağımsız “Seçim İzleme Komisyonları” kurulmalı ve üst birlik yönetimlerinde belirli oranlarda kadın kotası uygulanmalıdır.

• Kadınların Birbirine Destek Olması ve Mentörlük: Kadın esnaf ve oda başkanlarının cesaret göstererek daha fazla yönetim kademesine talip olması ve başarılı kadınların yeni başlayacak kadınlara ilham vermesi için “Kadın Esnaf Mentörlük Ağı” kurulması.

B. Kadının ve Ailenin Güçlendirilmesi

• Kolluk Kuvvetlerinin Eğitilmesi: Şiddet ihbarı alan güvenlik güçlerinin “kutsal aile” baskısıyla kadını şiddet ortamına geri göndermesinin engellenmesi ve bu personelin eğitilmesi.

• Özel Finansman ve Kadın Fonu: Kadın esnaf ve sanatkarların iş kurma ve büyütme süreçlerinde finansmana erişimini kolaylaştıracak özel kredi, hibe ve teşvik mekanizmalarının hayata geçirilmesi.

• Parçalanmış Aileler İçin Öncelikli İstihdam: Eşinden ayrılmış, tek başına çocuk büyütülen kadınlara esnaflık yolunda pozitif ayrımcılık yapılarak meslek edindirilmesi.

C. Çocuklar, Gençler ve Sosyal Sorumluluk

• “Esnaf Koruyucu Aile” Projesi: Mahallenin vicdanı ve sırdaşı olan esnafların, devlet yurtlarında kalan kimsesiz çocuklara “Koruyucu Aile” olması için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile iş birliği yapılarak pilot illerde protokoller imzalanması.

• Mahalle Esnafının “Sosyal Muhafız” Rolünün Resmileştirilmesi: Kadın esnaflara kriz anlarında nasıl resmi müdahale isteyeceklerine dair (KADES benzeri bir alt yapı ile entegre) eğitimler verilmeli ve “Mahallenin Koruyucu Gözü” sıfatı kurumsallaştırılmalıdır.

• Kontrollü Dijitalleşme ve Farkındalık: Gençlerin dijital araçlarla dünyaya erişiminin tamamen yasaklanması yerine, aileler ve çevre tarafından nereleri takip ettiklerinin kontrol altına alınması. Odalar bünyesinde gizlilik esasına dayalı rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti verilmesi.

D. Mesleki Eğitim ve Gelecek Vizyonu

• “Hayat Okulu Olarak Esnaf” ve Yaz Tatili Kültürü: Çocukların sadece meslek öğrenmesi için değil; hayatı, insan ilişkilerini ve mücadele etmeyi öğrenmesi için yaz tatillerinde esnaf yanına verilmesi geleneği modernize edilerek canlandırılmalıdır.

• Mesleki Eğitimin Cazip Hale Getirilmesi: Zanaatın ve ustalığın “asgari ücretli masa başı işlerden” çok daha kazançlı olduğu topluma anlatılmalı; zanaatkarlığı özendirici dijital içerik ve belgesel projeleri hayata geçirilmelidir.

• Erkek Çocuklarının Doğru Eğitilmesi: Ailelerin erkek çocuklarına “güçlü olmayı” öğretirken bunu vurup kırmak olarak değil, saygı ve sorumluluk olarak aşılaması sağlanmalıdır.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN