
Türk dünyasının dil ve kültür tarihindeki en kritik dönemeçlerden biri olan 1926 Bakü Türkoloji Kurultayı, 100. yılına girerken Şükrü Haluk Akalın’ın titiz çalışmasıyla yeniden gündeme taşınıyor. Erkmen Yayıncılık’tan çıkan eser, ortak alfabe ve edebi dil gibi hayati konuların tartışıldığı bu tarihi toplantıyı 100 soruda mercek altına alıyor. Kitap; Türkiye’deki Harf Devrimi’ni de etkileyen kurultayın bilinmeyen yönlerini, katılımcıların milliyetlerinden sunulan bildirilere kadar geniş bir yelpazede, zengin belge ve görsellerle sunuyor. Eser, Kurultay’ın perde arkasındaki Sovyet siyasetinden Stalin dönemi katliamlarında yitirilen dehalara kadar sarsıcı gerçekleri gün yüzüne çıkarıyor. Eser sadece bir dil kurultayının dökümü değil, Türk soylu halkların maruz kaldığı kültürel baskıların ve ‘represiya’ döneminin de hüzünlü bir vesikası.
YEŞİLÇAM'A TUTULAN KÜLTÜREL BİR MERCEK

VakıfBank Kültür Yayınları, Serpil Kırel’in kaleme aldığı ‘Yeşilçam Öykü Sineması’ ile Türkiye’nin popüler sinema tarihine derinlikli bir bakış sunuyor. Kitap, sinemamızın altın çağı kabul edilen 60’lı yılları; etkileri bugüne dek süren bir popüler kültür pratiği ve geleceğe uzanan geniş bir kültürel alan olarak mercek altına alıyor. Kırel, Yeşilçam’ı var eden unsurları incelerken; dönemin gündelik yaşamını, üretim koşullarını ve sinemanın seyirciyle kurduğu o benzersiz, sarsılmaz bağı titizlikle çözümlüyor. Eser, yalnızca teorik bir analiz sunmakla kalmıyor; Yeşilçam’a emek verenlerin tanıklıkları, arşiv fotoğrafları ve az bilinen anekdotlarla bu devasa endüstriyi içeriden ve dışarıdan anlamamıza olanak tanıyor.
UYGARLIĞIN ŞAFAĞINA GÖTÜREN SAYFALAR

Sanat tarihçisi Zainab Bahrani’nin Yapı Kredi Yayınları tarafından dilimize kazandırılan ‘Mezopotamya: Eskiçağ Sanatı ve Mimarisi’ adlı eşsiz çalışması, insanlık tarihinin kalbinin attığı Mezopotamya’ya 141 görsel eşliğinde devasa bir projeksiyon tutuyor. MÖ 8000’den İslam’ın gelişine (MS 636) kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan eser, Assur’dan Akad’a, Babil’den Sümer’e kadar bölgenin tüm sanatsal ve mimari mirasını bütüncül bir bakış açısıyla inceliyor. Kitap, uygarlığın ilk imgelerini ve şehircilik anlayışını merak edenler için başucu niteliğinde bir kaynak.
BÜYÜK BUHRAN'IN ZALİM İKLİMİNDE VAROLUŞ MÜCADELESİ

Horace McCoy’un 1930’ların Büyük Buhran Amerika’sında geçen sarsıcı romanı ‘Atları da Vururlar’, bu kez Tamer Gülbek’in titiz çevirisiyle Ötüken Neşriyat’tan çıktı. İşsizliğin ve ekonomik yıkımın pençesindeki bir toplumda, hayatta kalabilmek için son çare olarak görülen “insanlık dışı” dans maratonlarını odağına alan eser, fiziksel ve ruhsal sınırların parçalanışını konu ediniyor. Modern edebiyatın en güçlü kara anlatılarından biri kabul edilen bu kısa ama etkileyici kitap, insan doğasının karanlık dehlizlerine girmek isteyenler için hafızalardan silinmeyecek bir okuma deneyimi vadediyor.
