12-22 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen 76. Berlin Uluslararası Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu. Türkiye'den ve Türkiye kökenli sinemacıların önemli başarılar elde ettiği festival, aynı zamanda Orta Doğu'da yaşanan çatışmalar ve ifade özgürlüğü eksenli derin siyasi tartışmaların gölgesinde tamamlandı. İlker Çatak'ın En İyi Film seçilen eseri "Sarı Mektuplar" ile Emin Alper'in "Kurtuluş" filmi jüri tarafından büyük ödüle değer bulunurken, açılış gecesinden itibaren Gazze'deki duruma ilişkin protestolar ve festival yönetiminin tutumu uluslararası kamuoyunun gündeminde yer aldı.

TÜRK YÖNETMENLERİN ÖDÜL BAŞARISI
Siyasi görüşleri nedeniyle işinden edilen bir yönetmen ve oyuncu eşinin hikayesini konu alan "Sarı Mektuplar", jüri başkanı yönetmen Wim Wenders tarafından totalitarizmin siyasi dilini ortaya koyan "korkunç bir önsezi" olarak değerlendirildi. Kabul konuşmasında Wenders'i öğretmenlerinden biri olarak nitelendiren Çatak, Fatih Akın'ın 2004 yılındaki "Duvara Karşı" filminin ardından Berlin'de Altın Ayı ödülünü kazanan ilk Alman-Türk yönetmen oldu. Filmin başrol oyuncularından Özgü Namal ise çekimlerin Almanya'da yapılmasının bir zorunluluktan ziyade senaryonun gerektirdiği bir tercih olduğunu ifade etti. Gümüş Ayı ödülünün sahibi Emin Alper de törende yaptığı konuşmada, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu Türkiye'deki bazı muhalif isimlerin yanı sıra, İran halkı ve Gazze'deki Filistinlilerle dayanışma mesajları verdi.


FESTİVALDE GAZZE TARTIŞMALARI
Festivalin sanatsal yönü, açılış basın toplantısında jüri başkanı Wim Wenders'in "sinemacılar olarak siyasetin dışında kalmalıyız" şeklindeki açıklamasıyla siyasi bir boyuta evrildi. Bu ifadeler üzerine dünyaca ünlü Hint yazar Arundhati Roy, Wenders'in yorumunu insanlığa karşı işlenen suçları susturma çabası olarak nitelendirerek festivalden çekildiğini duyurdu. Protesto dalgasına katılan Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania da, Gazze'de hayatını kaybeden beş yaşındaki bir çocuğun hikayesini işlediği "Hind Rajab'ın Sesi" filmiyle kazandığı ödülü sahnede reddederek tepkisini gösterdi.
80 SANATÇIDAN ORTAK FİLİSTİN BİLDİRİSİ
Uluslararası tepkiler kapsamında, aralarında Tilda Swinton, Javier Bardem ve Mark Ruffalo'nun bulunduğu 80'i aşkın sanatçı, festivalin Filistin konusundaki kurumsal sessizliğini ve Almanya hükümetinin ifade özgürlüğünü daraltan tutumunu kınayan ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Irene Khan'ın Almanya eleştirilerine atıf yapıldı. Eleştirilerin odağındaki Berlinale Başkanı Tuttle ise, festivalin sinemacıları susturduğu yönündeki sansür iddialarını reddederek, sanatçıların istemedikleri sürece siyasi konularda konuşmaya zorlanamayacağını savundu. Bütün bu gelişmeler ışığında Berlinale, Türkiye kamuoyunda hem siyasi krizlere yeterli tepkiyi vermemekle hem de Türkiye'yi eleştiren yapımları ön plana çıkarmakla eşzamanlı olarak eleştirilmektedir.
