ŞABAN ÖZDEMİR
Günlüklerin anı türünden farkı, hafızanın nisyan hassasından azâde olmasıdır. Günü gününe not alındığı için daha güvenilir kaynaklardır. Fetgeri de günü gününe kaydetmiş başından geçenleri. Fetgeri dönemi için cins bir kafa. İngilizlerle savaşırken geçtiği güzergâhtaki mimari yapılara, yerel halkın âdetlerine, kıyafetlerine, hurafelerine dikkat ediyor. Asker olmamasına rağmen bir kurmaydan daha iyi bir şekilde askerî analizler yapabiliyor. Özellikle niçin mağlup olduğumuz konusunda çıkardığı sonuçların geçtiği satırlar çok ilginç. Güzergâhında karşılaştığı Arap aşiretlerinden Kürtlere, Acemlerden Türklere kadar birçok milletin kritiğini, olaylar ve durumlar karşısında aldığı tavırları eleştiri süzgecinden geçiriyor. Şiilere Rauf Orbay’ın müfrezesinin İran’da yaptıklarını anlattığı yerler savaşın bilmediğimiz ve hoşlanmayacağımız yönlerini göstermesi bakımından ibretlik satırlar. Şark kadınını tahlil ettiği satırlar dikkatle okunmalı. Bunun yanında eser sadece harp tarihi değil, özellikle Arap coğrafyasının sosyal tarihi açısından da ehemmiyetli.
Hamaset ile yoğrulmuş harp tarihimiz ve edebiyatımız için bu kitap olaylara bambaşka bir zaviyeden bakmamıza sağlayacak nitelikte ve ehemmiyette. Bu kıymetli eseri kelimenin lügatin manasının hakkını veren bir sahaf olan, geçen hafta açılan Üsküdar Sahaflar Çarşısı’nın ortaya çıkmasında büyük emeği olan İ. Bahtiyar İstekli yayıma hazırlamış. Diwan Yayınları tarafından geçen ay okura sunulan kitabın, bilinmeyen sözcüklerin anlamları parantez içinde verilip yer yer konuya uygun fotoğraflarla görsel olarak da zenginleştirilmesi güzel. Ancak böylesi ehemmiyetli eserin kapak tasarımı ise maalesef fecaat. Umarım bir dahaki baskılarında daha özenli bir kapak çalışması görürüz.
MEHMET ALİ FETREGİ
Mehmet Ali Fetgeri, kardeşi ile beraber Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün kurucularındandır. Çerkes bir aileye mensup olan Fetgeri, babasının ölümü üzerine ailesiyle İstanbul’a gelmiştir. Kardeşinin cariye olarak verilmesine, annesinin veremden ölüşüne şahit olur. Jimnastik, halter, bar ve paralel gibi sporlarla uğraşır. 1. Dünya Savaşı’na Osmancık Taburu’yla katılıp Arabistan’a gider. 19 Ocak 1931’de çıkan bir yangında çalışma odasını terk etmek yerine, belgeleri kurtarmak isterken dumandan boğularak vefat eder.
