İlk şiir kitabını 2000 yılında yayımlayan, son dönemde 'Varlık' ve 'Kitaplık' gibi köklü dergilerin e-postalarına dahi cevap vermediğini gören şair Onur Caymaz, bu tıkanıklığı aşmak ve edebiyatın mutfağında işleyen sistemi test etmek için ilginç bir yönteme başvurdu. Kendisinden ikinci bir şair yaratan Caymaz, yazdığı şiirleri 'Sait Vefa' adını verdiği müstear bir karakterle edebiyat dergilerine yolladı. Caymaz ismine açılmayan kapılar, hayali şaire bir bir açıldı.
'EDİTÖRLÜK VEFAT ETTİ'
Caymaz, dergilere yönelik yaptığı bu deneyi ve sonuçlarını sosyal medya hesabından duyurdu. Edebiyat dünyasındaki 'klikleşme'ye dikkati çeken Caymaz, şu görüşünü paylaştı: "Türkiye'de bir kültür mafyası var. Onlar gibi ol, öyle düşün isteniyor. Farklı düşünen yalnız bırakılıyor, eser önemli değil... Caymaz'dan esirgenen cevaplar Vefa'ya verildi. Şiirler yayımlandı, telif alındı." Editörlerin şiirin niteliğine değil, şairin kim olduğuna baktığını ileri süren Caymaz, sektörün mevcut durumunu ise ağır bir dille eleştirdi: "Edebiyatımız eser kalitesiyle değil, yazarın adıyla ayakta. Vefa't etmiş editörlüğünüz, dergiciliğiniz, eleştiriniz sorgulanmalıdır... İkiyüzlülüğümüzü, bitmişliğimizi, artık işe yaramadığımızı göstermek için bunlar gerekliydi."

HAYALİ ŞAİRİ YENİ KİTABINDA ÖLDÜRÜYOR
Kırmızı Kedi Yayınevi etiketiyle çıkacak olan 'İntihar Süsü' adlı kitap ise, şairin bu ilginç deneyinin bir güncesi niteliğinde. Kitabın sonunda 'Vefa T.' karakterinin öleceğini belirten Caymaz, "Öğrenmem gerekeni öğrendim, hayat ve edebiyat öğretti: Kültür ortamımızın ederi buymuş" değerlendirmesini yaptı. Caymaz'ın bu hamlesi, akıllara 1970'lerin Fransa'sını ve ünlü yazar Romain Gary'yi getirdi. Gary de edebiyat çevrelerinin kendisini 'tükendi' diye yaftalaması üzerine Émile Ajar mahlasını kullanmış ve bu hayali isimle, aynı yazara ikinci kez verilmesi yasak olan saygın Goncourt Ödülü'nü kazanarak eleştirmenleri mat etmişti.
