İran’da 28 Aralık’ta ekonomik kriz ve hayat pahalılığına tepki olarak başlayan, ardından rejim karşıtı gösterilere dönüşen toplumsal olaylarda bilanço her geçen gün daha da ağırlaşırken, heykeltıraş Mehdi Salahshour ve film yapımcısı Javad Ganji’nin protestolar sırasında öldürüldüğüne dair haberler, uluslararası alanda tepkilere yol açtı. 28 Aralık 2025’te ülkedeki yerel para biriminin döviz karşısındaki yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnafın başlattığı protestolar, birçok kente yayılmıştı. Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylar sonrasında ülke yönetimi, internet erişimini engellemişti. Son günlerde ise internet erişiminin kısmen ve sınırlı şekilde yeniden sağlandığı bildirilirken, ABD’nin Virginia eyaleti merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’nın güncellemeye devam ettiği ölü ve gözaltı sayılarına göre, ülkenin birçok noktasındaki olaylar sonucunda 24 bin 669 kişi gözaltına alındı. Gösterilerde çıkan olaylarda 3 bin 919 kişi yaşamını yitirdi. Norveç merkezli Hengaw İnsan Hakları Örgütü’ne göre ise 50 yaşında bir heykeltıraş ve baba olan Mehdi Salahshour ile 39 yaşında bir televizyon ve film yönetmeni olan Javad Ganji, katledilenler arasındaydı. Deadline’ın aktardığı habere göre, Ganji’nin öldürülmesi İran Bağımsız Film Yapımcıları Birliği (IIFMA) tarafından da doğrulandı.
‘ASKERİ SINIF BİR SİLAHTAN DOĞRUDAN ATEŞ’
Hengaw İnsan Hakları Örgütü internet sitesinde yer alan bir makalede ise Salahshour’un 8 Ocak’ta Meşhed şehrinde ‘askeri sınıf bir silahtan açılan doğrudan ateş sonucu’ kalaşnikof bir tüfekle öldürüldüğü belirtilerek, “Mehdi Salahshour önde gelen bir heykeltıraş, heykel eğitmeni, özel bir taş heykel atölyesinin kurucusu ve uluslararası sanat ödüllerinin sahibiydi” ifadelerine yer verildi. Film yapımcısı Ganji’nin ise 9 Ocak’ta Tahran’ın Sadeghiyeh semtinde vurulduğunu belirtti. Ganji’nin daha önce birçok sinema projesi yönettiği bildirildi.
ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI
Sanatçıları Koruma Örgütü (ARC), 13 Ocak Pazartesi günü yaptığı açıklamada bildirilen cinayetleri kınadı. Hyperallergic’te yer alan habere göre, ARC’nin genel müdürü Julie Trébault “Bilgilerin gizlenmesi nedeniyle baskının ne kadar yaygın olduğunu değerlendirmek zor, ancak sanatçılara yönelik bu saldırılara ilişkin raporlar, herkesin polis ve milisler tarafından hedef alınabileceğini açıkça gösteriyor” dedi. Trébault sözlerine şöyle devam etti: “ARC, bu İranlı sanatçıların öldürülmesinden dolayı üzüntü duyuyor ve yetkilileri protestoculara yönelik saldırıları ve göz altıları durdurmaya, uluslararası toplumu ise insan hakları ve insani normların artan ihlallerini durdurmak için acil önlem almaya çağırıyor.”
CANNES ÖDÜLLÜ MUHALİF İRANLI YÖNETMENDEN DESTEK
Muhalif film yapımcısı Cafer Panahi, geçen hafta Instagram hesabından 184 İranlı sinemacının imzaladığı ve devlet şiddetini kınayan bir mektup yayınlamıştı. Mektupta şu ifadeler yer alıyor: “Biz film yapımcıları, bu günleri ve bu yaraları tasvir edeceğiz ve ifade özgürlüğü hakkını tüm gücümüzle savunacağız, protesto eden insanların baskı altına alınmasını ve öldürülmesini kınayacağız ve İran halkının yanında olacağız.” Usta yönetmenler Cafer Penahi ve Muhammed Resulof ülkelerindeki muhalif göstericilere desteklerini açıklamış, İran’daki internet ve telefon kesintilerinin ‘aşikar bir baskı aracı’ olduğunu ifade etmişti.
