Türk Tiyatrosu’nun büyük isimlerinden olan Raşid Rıza’nın açtığı Bizim Lokanta’da İbrahim Çallı’ya sorarlar: “Yeniden genç olmak ister miydiniz Üstad?” Çallı şu cevabı verir: “Neden genç olmak isteyeyim? Yeniden başlamak için mi? Hayatta yeniden güreşmek için mi? Bir biletle iki matine seyredilmez. Kaldı ki insan ne kadar, nereye yükselirse yükselsin eninde sonunda bir hiç oluyor. Sonu hiç olan bu dünyada gençliğe dönmek istemem; üstelik tehlikesi de var, ya bu sefer bir Çallı da olamayıverirsem!” Bunları söylediği zaman elli bir yaşında olan İbrahim Çallı, bugün modern Türk resminin mihenk taşlarından biri olarak kabul ediliyor.
İBB’nin, 2019 yılından bugüne 302’nci sergisi olan ‘Rengin Hafızası, Fırçanın Ruhu, Renklerle Yaşanmış Tutkulu Bir Hayat: İbrahim Çallı’, 4 Şubat Çarşamba günü, dünyanın halihazırda işlevini sürdüren en eski tersanesi unvanına sahip Haliç Tersanesi’nde bulunan İstanbul Sanat Müzesi’nde açıldı.
Fikret Adil’in ‘Asmalımescit 74’ romanındaki ‘ressam Dallı’sı İbrahim Çallı için açılan bu sergide; 40 farklı koleksiyondan 64 eser ve 24 fotoğraf geniş bir perspektiften ele alınıyor. Atatürk’ün güzel sanatlara verdiği önemin simge isimlerinden biri olan ve hem ürettiği eserler hem de yetiştirdiği öğrencilerle Cumhuriyet’in plastik sanatlar alanındaki temel taşlarını döşeyen büyük bir usta olarak sanat tarihimizde özel bir yere sahiptir Çallı. Fırçasındaki özgürlük, yaşamındaki bohem ruh ve paletindeki zengin renk dünyasıyla bir kuşağa iz bırakan Çallı, Türk resminin modernleşme serüveninin de en güçlü temsilcilerinden biridir.
Hasan Ali Yücel’in “Çallı’dan önce, onun çiçeklerini tanıdım. Galiba Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin sergisinde, beyaz giymiş gelinlik kızlar gibi manolyalar, koyu yeşillerin içinde tatlı gülücüklerle sanki içime bakmıştı,” dediği natürmortlardan, Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Yunus Nadi gibi isimlerin portrelerine, İstanbul’un eşsiz manzaralarına kadar birçok türde figüratif anlatı ve natüralist yorumlarla bezeli birçok eser sergide bir arada bulunuyor. Sergide, Çallı’nın tablolarının yanında iş ve özel hayatını içeren fotoğraflar da ziyaretçilerin dikkatine sunuluyor. ‘Rengin Hafızası, Fırçanın Ruhu, Renklerle Yaşanmış Tutkulu Bir Hayat: İbrahim Çall’” sergisi, 4 Şubat-5 Nisan 2026 tarihlerinde pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Haliç Tersanesi’nde bulunan İstanbul Sanat Müzesi’nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
BİRÇOK TÜRK RESSAMIN ÇIKTIĞI PALTO
İbrahim Çallı, 13 Temmuz 1882’de, o zamanlar İzmir’e bağlı Çal kasabasında dünyaya gelmiştir. 1906’da Şeker Ahmet Paşa’nın desteğiyle Sanayi-i Nefise’ye girmiş, 1910’da mezun olduktan sonra, Hikmet Onat ve Ruhi Arel’in de aralarında olduğu bir grupla Paris’e resim öğrenimi için gönderilmiştir. Paris’te ‘École Nationale Supérieure Des Beaux-arts’ta Fernand Cormon atölyesinde eğitim görmüş, I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yurda dönmüştür. 1947’ye kadar Sanayi-i Nefise’de hocalık yapmıştır. Türk ressamlarının ilk örgütü olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin üyesi de olmuş ressam, 1947’de 65 yaşında emekli olmuştur. Çallı, 22 Mayıs 1960’ta geçirdiği mide kanaması sonucu hayatını kaybetmiş ve Merkezefendi Mezarlığı’na defnedilmiştir.
ÇAL’DAN DÜNYAYA AÇILAN BİR USTA
İbrahim Çallı, 13 Temmuz 1882’de, o zamanlar İzmir’e bağlı Çal kasabasında dünyaya gelmiştir. 1906’da Şeker Ahmet Paşa’nın desteğiyle Sanayi-i Nefise’ye girmiş, 1910’da mezun olduktan sonra, Hikmet Onat ve Ruhi Arel’in de aralarında olduğu bir grupla Paris’e resim öğrenimi için gönderilmiştir. Paris’te ‘École Nationale Supérieure Des Beaux-arts’ta Fernand Cormon atölyesinde eğitim görmüş, I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yurda dönmüştür. 1947’ye kadar Sanayi-i Nefise’de hocalık yapmıştır. Türk ressamlarının ilk örgütü olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin üyesi de olmuş ressam, 1947’de 65 yaşında emekli olmuştur. Çallı, 22 Mayıs 1960’ta geçirdiği mide kanaması sonucu hayatını kaybetmiş ve Merkezefendi Mezarlığı’na defnedilmiştir.
