İstanbul’da festival gösterimi kapsamında gösterilen İranlı yönetmen Morteza Atabaki imzalı “32 Metre”, festivalin “Yeni Bakışlar” bölümünde Türkiye prömiyerini gerçekleştirdi. Gösterim, Nişantaşı Citys AVM’de yapıldı.
Film, daha önce dünya prömiyerini Amsterdam Uluslararası Belgesel Film Festivali (IDFA)’nde gerçekleştirmişti.
Gösterim sonrası AA muhabirine konuşan Atabaki, belgeselin kadınların sessiz bir direniş biçimini görünür kılmayı amaçladığını ifade etti. Yönetmen, Türkiye’deki seyirciyle buluşmaya dair merakını şu sözlerle dile getirdi:
"Türk seyircisini çok merak ediyorum. Anadolu'nun bu değişik ruhunu dünyaya yansıtmak beni çok mutlu ediyor."
Atabaki, filmin isminin sembolik bir anlam taşıdığını belirterek şunları söyledi:
"'32 Metre', bu filmde sadece bir rakam değil. Erkeklerin ve kadınların arasına koydukları fark ve onları küçümsedikleri bir şeydir. Başka anlamlar taşıyor ve bunu filmi izleyenler ancak o zaman tam olarak idrak edebilir."

ÇEKİM SÜRECİ VE HİKÂYENİN OLUŞUMU
Yönetmen, belgeselin hazırlık sürecinin yaklaşık altı yıl sürdüğünü belirtti. Hikâyenin merkezinde yer alan Halime ile tesadüfen tanışma sürecini anlatan Atabaki, çekimlerin başlangıcını şu sözlerle aktardı:
"O köyü (Konya'nın Beyşehir ilçesine bağlı Huğlu Mahallesi) yıllardır biliyordum ve orada bir gün belgesel çekeceğimi de biliyordum. Çok kez gidip geldim, araştırmalar yaptım. Bir gün asker yemeği dağıtılıyordu, orada tesadüf eseri Halime ile tanıştım. Onun silah attığını ve erkeklerle yarıştığını söylediler. Çok enteresan geldi. Hikayeyi bulduğumu anladım."
ÇEKİMLERDE KARŞILAŞILAN ZORLUKLAR
Atabaki, çekim sürecinde bölge halkının kamera karşısında başlangıçta çekingen davrandığını ifade etti. Toplumsal tabuların süreci zorlaştırdığını belirten yönetmen, ekibiyle birlikte yerel halkla yakın ilişkiler kurduklarını söyledi.
"Camera karşısında çok çekiniyorlardı. O kadar tabuları vardı ki... Bu tabuyu kırmak bizim için çok zor bir işti. Ekibime dedim ki, 'Bu kadınlarla yaşamamız gerekiyor. Eğer yaşamazsak samimi bir şey çıkmaz.' Düğünlerine gittik, bağda bahçede kahvaltı yaptık. O kadar birleştik ki artık o kamera bir engel olmaktan çıktı, görülmezden gelindi. Artık kimse kamerayı görmüyordu."
Morteza Atabaki, sinema anlayışında İranlı yönetmen Abbas Kiarostami’den etkilendiğini belirterek, bu yaklaşımın kendi sinema dilini şekillendirdiğini söyledi. Ayrıca daha önce çeşitli projelerde yer aldığını ifade etti.

ANADOLU KADINLARINA BAKIŞ VE FİLMDEKİ ANLATI
Belgeselin yalnızca bir “kadın ve silah” hikâyesi olmadığını belirten Atabaki, Anadolu kadınına dair yerleşik algıları sorgulamayı hedeflediğini ifade etti.
Yönetmen şu değerlendirmeyi yaptı:
"Batı'da sürekli 'Anadolu kadını şiddete ve sisteme maruz kalan kadındır' algısı yaratılmış. IDFA'da herkes şaşırmıştı, 'Biz zayıf kadınlara alışmıştık, ilk defa bu kadar ilham verici ve güçlü karakterler izliyoruz' dediler. Bir şeyi değiştirmek illaki sokakta eylem yapmak değildir. Çevremizdeki durgun suya bir taş atsak o dalgayı yaratabiliriz ve bunu yumuşak bir şekilde, gülerek, keyifle yapmak... Gülmek bu filmin dili."
PROJE EKİBİ VE ULUSLARARASI BAŞARILAR
Yapımcılığını Murat Öneş, görüntü yönetmenliğini ise Zeynep Seçil’in üstlendiği “32 Metre”, Orta Anadolu’da bir köyde yaşayan kadınların hikâyesini merkezine alıyor.
Belgesel, Halime Sandal, Gönül Uğur, Halime Tozcu Sandal ve Kadriye Erdoğan’ın yaşamlarını konu alıyor. Kadınların kendi aralarında düzenledikleri atış yarışması etrafında gelişen hikâye, hem ev içi hem de kamusal alandaki mücadelelerini anlatıyor.
Film ayrıca çeşitli uluslararası platformlarda ödüller de kazandı. Bunlar arasında “Köprüde Buluşmalar Anadolu Efes Ödülü”, “Antalya Film Forum En İyi Proje Ödülü”, Pordenone Docs Fest’te “Seyirci Ödülü” ve AJD Al Jazeera Documentary tarafından verilen “En İyi Belgesel Projesi Ödülü” yer aldı.
