Azerbaycan’ın kültür başkenti, şairlerin ve müzisyenlerin beşiği Şuşa, 28 yıllık hasretin ardından özgürlüğüne kavuştuğu o kutlu günden bu yana küllerinden yeniden doğdu. Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı, Şuşa Devlet Koruma İdaresi Başkanlığı ve Paşa Hayat Sigorta desteğiyle İRS Publishing House tarafından yayımlanan ‘Aziz Şehir Şuşa’ kitabı, bu dirilişin en kıymetli sanatsal vesikalarından biri olarak kütüphanelerdeki yerini aldı.
TÜRKÇE VE RUSÇA DİLLERİNDE HAZIRLANDI
1752 yılında Penah Ali Han tarafından temelleri atılan Şuşa, sadece coğrafi konumuyla değil, Türk dünyasına armağan ettiği müstesna şahsiyetlerle de ‘Karabağ’ın Kalbi’ unvanını hak eden bir şehir. 223 sayfalık bu prestij eser, Türkçe ve Rusça dillerinde hazırlanarak Şuşa’nın tarihini, mimari dokusunu ve işgal sonrası yeniden ayağa kalkan kültürel mirasını belgeliyor. Kitap, 8 Kasım 2020 tarihindeki o büyük zaferin ardından Şuşa’nın sokaklarında yankılanan özgürlük şarkılarının matbu bir yankısı niteliğinde.
SANATLA ÖRÜLÜ GÖRSEL ZENGİNLİK
Zengin görselliğiyle dikkat çeken kitap, Şuşa’nın sadece taşını toprağını değil, o taşlara nakşedilmiş ruhu da okura sunuyor. Fotoğraflarda gördüğümüz üzere eser; kadim camilerden kiliselere, Penah Ali Han’ın sarayından ünlü müzisyenlerin evlerine kadar her bir yapının hikâyesini titizlikle işliyor. Şuşa’nın stratejik öneminden el sanatlarına, mûsikî geleneğinden halıcılık kültürüne kadar geniş bir perspektif sunarken, sanatçıların ve akademisyenlerin katkıları eseri akademik bir referans kaynağına da dönüştürüyor.
223 SAYFADA ŞUŞA REHBERİ
Azerbaycan’ın 44 günlük destansı mücadelesinin tarihe kaydolmasının ardından gelen bu eser, sadece bir tanıtım kitabı değil; aynı zamanda bir vefa borcu. Eser, Karabağ’ın sembol şehrini işgalden kurtararak Türk dünyasını sevince boğan iradenin, kültürel sahada da ne kadar güçlü bir koruma ve yaşatma bilincine sahip olduğunun bir göstergesi. Şuşa, artık sadece bir anı değil; canlanan, üretilen ve dünya sanat mirasına yeniden armağan edilen bir ‘Aziz Şehir’. Bu kitap, o aziz şehrin kapılarını tüm dünyaya bir kez daha, bu defa ebedi bir özgürlükle açıyor. Musa Mercanlı proje yöneticiliği, Andrey Vasilyov’un editörlüğü, Sergey Kivrin’in başressamlığı ve Hikmet Hacıyev’in başdanışmanlığında hazırlanan kitabı eline alan okur, ‘Karabağ’ın Kalbi’ne dair şu soruların cevabını buluyor: 1752’de Penah Ali Han’ın attığı ilk temelden, 8 Kasım zaferine uzanan kronoloji nasıl şekillendi? İşgalin izleri nasıl silindi? Kadim camiler, tarihi kiliseler ve han sarayları nasıl yeniden ayağa kalktı? Şuşa’yı ‘Müziğin Beşiği’ yapan mûsikî geleneği neydi, dünya çapındaki sanatçıları ve meşhur Karabağ halıları neler? Şehrin geçit vermez sarp kayalıklarından ‘Cıdır Düzü’ne, Şuşa’nın coğrafi ve manevi önemi nedir?
