SALİHA SULTAN
‘Cennetin Çocukları’, ‘Serçelerin Şarkısı’ ve ‘Muhammed: Allah'ın Elçisi’ gibi başyapıtlarıyla dünya sinemasında silinmez izler bırakan İranlı yönetmen Mecid Mecidi, ABD ve İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumuna karşı sert bir açıklama yayımladı. Mecidi, yayımladığı mesajda sadece askeri bir çatışmaya değil, aynı zamanda küresel bir ‘vicdan tutulmasına’ dikkat çekti.
"SİNEMA KARANLIKTA HAKİKAT IŞIĞINI YAKMAKTIR"
Mecidi, açıklamasında kirli lobilerin medya ve sanat kanalları üzerinden yürüttüğü algı operasyonlarına değinerek, sanatın bu dezenformasyon kuşatmasını yaracak tek güç olduğunu vurguladı.
Usta yönetmenin mesajındaki şu ifadeler, küresel bir manifesto niteliği taşıyor:
"Bombaların gürültüsü, bir halkın kadim kültürünü ve yaşama sevincini asla yok edemez. Bugün dökülen her damla kan, sadece belirli bir coğrafyanın değil, topyekûn insanlık onurunun yarasıdır. Bu zulüm karşısında sessiz kalmak, adaletsizliğe ortak olmaktır. Oysa sinema ve sanat, karanlığın en koyu anında hakikatin ışığını yakmak, mazlumun sesi olmak için vardır."
Mecidi’nin bu çıkışı, son dönemde özellikle Filistin’e destek veren sanatçılara karşı yükselen baskı ve sansür dalgasının tam ortasına düştü. Mesajında uluslararası film festivallerine, akademi üyelerine ve entelektüellere seslenen Mecidi, saldırıların durdurulması ve bölgedeki sivil halkın haklarının korunması için somut adımlar atılmasını talep etti. Sanatın ‘vicdan dili’ olduğunu hatırlatan yönetmen, gerçek bir barışın ancak adalet temeli üzerine inşa edilebileceğinin altını çizdi.
Mecidi’nin bu tarihi çağrısı, sadece bir sinemacının beyanı değil, aynı zamanda kirli lobinin estetik ve kültürel hegemonyasına karşı yükselen evrensel bir itiraz olarak kayıtlara geçti.
MECİDİ DAHA ÖNCE DE UYARMIŞTI: SÖZDE İNSANİ KURULUŞLAR SUÇA ORTAK
Usta yönetmen Mecid Mecidi, bölgedeki saldırıların dozunun arttığı daha önceki bir süreçte de tarihe not düşen sert bir açıklama yayımlamıştı. Savunmasız halkın, hastanelerin ve Minab İlkokulu’ndaki masum kız çocuklarının hedef alınmasına isyan eden Mecidi, uluslararası kurumların sessizliğini ‘suç ortaklığı’ olarak tanımlamıştı.
Mecidi o dönemki açıklamasında şu tarihi uyarıda bulunmuştu:
“Sözde insani yardım kuruluşları, ölümcül sessizlikleriyle Amerika’nın ve Siyonist suçluların müttefiki haline gelmekteler. Düşmanların en büyük hatası, şehadeti anlayamamış olmalarıdır. Bir şehidin kanı her türlü silahtan daha güçlüdür; bizden ne kadar çok öldürürlerse, bu millet o kadar güçlenir. Bugün dünya halkı, gururlu İran halkının destansı direnişine tanık oluyor.”
