Isparta’nın kalbi Ulu Cami restorasyonunda yaşananlar, ‘koruma’ maskesi altında bir mirasın nasıl tahrip edildiğini ve devletin denetim mekanizmalarının siyasi ajandalar ile yüklenici firmalar arasında nasıl sıkıştığını gözler önüne serdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un bayramda açılacağını duyurduğu cami, aslında iki yıldır bitmek bilmeyen ve her aşaması skandallarla dolu restorasyon sürecinin son halkası mı?
VALİ ERİN: BİZE YEMİN BİLLAH ETTİLER
Isparta Valisi Abdullah Erin, açılıştan kısa bir süre önce 2023’te başlayan projenin bitmek bilmeyen süreci ve firmanın lakayıt tutumu karşısında adeta isyan etmişti. Gazeteci Yusuf Yavuz tarafından sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Vali Erin’in restorasyon sürecine ilişkin şu ibretlik ifadeleri hafızalardaki yerini koruyor:
“Herhalde en çok müteahhidini sıkıştırdığım ama yol almakta da zorlandığımız işlerden bir tanesi. Müteahhit benim müteahhitim değil, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne karşı sorumluluğu var. Söylemediğimiz laf, yapmadığımız baskı kalmadı. Yemin billah ettiler, geçen Ramazan’a yetiştiremedik, bu Ramazan’a inşallah dediler ama yine zor görünüyor.”
BAYRAMA YETİŞTİRME TELAŞI: HİLTİ VE FAYANS SİYASETİ
Vali Bey’in “zor görünüyor” dediği projenin, Bakanlık tarafından bayram listesine alınması, restorasyonun son aşamasında nasıl bir hızlandırma operasyonu yapıldığını sorgulatıyor. Gazeteci Yavuz’un ulaştığı iddialara göre, tarihi yapıya 2020’de İstanbul’da Galata Kulesi’nde olduğu gibi hilti ile girilmesi ve 600 yıllık caminin çeşmesindeki orijinal çinilerin sökülerek yerine sıradan fayans döşenmesi gibi ‘modern (!) dokunuşlar’, aslında bu zoraki takvime yetişme çabasının bir sonucu mu? Bir yıl gecikmeyle, adeta apar topar ibadete açılan Ulu Cami’de, Akçaylar Restorasyon adlı firmanın daha önce Finike’deki benzer ‘yıkıcı’ yöntemlerinin karşılık bulup bulmadığı ise merak konusu.

600 yıllık Ulu Cami’nin orijinal çeşme çinileri sökülerek yerine fayans döşendi. Bir yıl gecikmeyle ibadete açılan camideki bu ‘restorasyon’, devletin valisini bile canından bezdirdi.
FİRMA SABIKALI, SİSTEM AYNI
Kütahya merkezli firmanın Antalya ve Isparta bölgesindeki ihaleleri domine etmesi ve Mermerli surlarındaki 182 tonluk ‘enjeksiyon harcı’ skandalı, Ulu Cami’deki acil açılışın finansal boyutunu da tartışmaya açıyor. 12 Şubat 2026’da bitmesi gereken projenin bayram hediyesi olarak öne çekilmesi, iş artışı ve süre uzatımı kalemlerindeki kamu zararı şüphelerini dindirmiyor.
TESADÜFÜN BÖYLESİ: (M.Ö.) ETKİSİ
Ulu Cami ile ilgili tüm bu sancılı süreçte; yaklaşık maliyet cetvelinden hak ediş raporlarına kadar tüm kritik belgelerin altında neden hep aynı kamu görevlisinin, (M.Ö.) isminin bulunduğu sorusu da hâlâ cevap bekliyor.
OSMANLI’NIN BÖLGEDEKİ İLK MİRASI: KUTLU BEY CAMİİ
Isparta’nın kalbi sayılan ve halk arasında Ulu Cami olarak bilinen yapı, ismini şehrin Osmanlı dönemindeki ilk mülki amiri Kutlu Bey’den alıyor. Sultan 1. Murad’ın stratejik komutanlarından biri olan Kutlu Bey’in banisi olduğu cami, 1429 tarihli vakıf kayıtlarıyla Osmanlı’nın bölgedeki mühürlerinden biri kabul ediliyor. Yapılış tarihi 1299 yılına kadar dayandırılan rivayetler olsa da, cami asıl görkemine Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1522-1529) geçirdiği büyük onarımla kavuştu. Başmimar Mimar Sinan’ın estetik dokunuşlarını da bünyesinde barındıran bu ecdat yadigârı, yedi asra yaklaşan ömrü boyunca deprem ve savaşlara direnerek Isparta’nın kent hafızasındaki en güçlü simge olma özelliğini sürdürüyor.
