Dünya tarihini etkileyen Pearl Harbor saldırısı, milyonlarca insanın kaderini yeniden yazdı.
Uzmanların analizlerine göre, ABD'nin Hawaii adaları üzerinde beliren savaş uçakları, sadece bir askeri üssü değil, aynı zamanda küresel barış umutlarını da yerle bir etti.
O güne kadar tarafsız kalan ABD, Japon baskınının ardından İkinci Dünya Savaşı'nın Pasifik cephesine dahil oldu.

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI NASIL BAŞLADI VE HANGİ ÜLKELER KATILDI?
Japonya İmparatorluk Donanması, İkinci Dünya Savaşı sırasında aylar süren gizli hazırlık evresi yürüttü.
7 Aralık 1941 tarihinin erken saatlerde, 6 farklı uçak gemisinden havalanan 353 Japon savaş uçağı, Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) bağlı Honolulu yakınlarındaki limana iki dalga halinde bomba yağdırdı.
Hedefte doğrudan ABD Pasifik Filosu vardı ve asıl amaç, bu filoyu etkisiz hale getirerek Uzak Doğu operasyonlarına müdahale edilmesini engellemekti.

AMERİKA İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINA NEDEN VE NE ZAMAN GİRDİ?
Baskın sonucunda ortaya çıkan bilanço oldukça ağırdı.
2.403 ABD askeri ve sivil hayatını kaybederken, 1.178 kişi yaralandı.
Limanda demirli bulunan 8 zırhlı savaş gemisi hasar gördü, 4'ü sulara gömüldü.
Ayrıca 188 ABD uçağı yerdeyken imha edildi.
O dönem ülkeyi yöneten 32. ABD başkanı Franklin Delano Roosevelt, saldırının ertesi günü ABD kongresinde yaptığı tarihi konuşmada bu günü 'alçaklık günü' olarak ilan etti ve savaş kararını imzaladı.

JAPONYA AMERİKA'YA NEDEN SALDIRDI VE SONUÇLARI NELER OLDU?
Japon tarafı ise bu operasyonda nispeten hafif kayıplar verdi.
Yalnızca 29 uçak ve 5 küçük denizaltı kaybedilirken, 65 Japon askeri öldü.
Ancak bu taktiksel başarı, uzun vadede Japonya İmparatorluğu için yıkıcı bir stratejik hataya dönüştü.
Çünkü ABD'nin büyük sanayisi ve askeri üretim kapasitesi hızla devreye girdi.
Pasifik sularındaki çatışmalar yıllarca sürdü ve sonunda 1945 yılında Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine atılan atom bombaları ile Japonya kayıtsız şartsız teslim oldu.
Bugün bile bu saldırı, askeri akademilerde strateji ve istihbarat zafiyeti dersi olarak işleniyor.
Olayın geçtiği yer ise günümüzde bir anıt ve müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.



