Hafta sonları biraz daha uzun uyumak çoğu kişi için hafta içinin yorgunluğunu telafi etmenin en pratik yolu gibi görünüyor. Ancak son yıllarda tartışılan bir başka fikir daha var: Yoğun ve uykusuz geçmesi beklenen dönemler öncesinde daha fazla uyuyarak bedeni buna hazırlamak.
Bilim dünyasında “uyku depolama” olarak adlandırılan bu yaklaşım, özellikle sosyal medyada da sıkça gündeme geliyor. Peki gerçekten fazla uyku, ileride yaşanacak uykusuz gecelere karşı bir avantaj sağlayabiliyor mu?
ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?
Uyku depolama fikri ilk kez 2009 yılında ABD’deki uyku araştırmacılarının çalışmalarıyla gündeme geldi. Tracy Rupp liderliğindeki ekip, askerler üzerinde yaptığı deneyde bir gruba bir hafta boyunca günde 10 saat, diğer gruba ise 7 saat uyku imkânı tanıdı. Ardından her iki grubun da yalnızca üçer saat uyumasına izin verildi.
Sonuçlar, daha fazla uyuyan grubun uykusuzluk döneminde daha dikkatli, daha uyanık ve zihinsel olarak daha dayanıklı olduğunu gösterdi. Normal uyku düzenine dönüşte de bu grubun daha hızlı toparlandığı gözlemlendi.
GECE VARDİYASI VE SPORCULAR
Sonraki yıllarda yapılan çalışmalar da benzer sonuçlara işaret etti. 2023’te ABD’de yürütülen bir araştırmada, gece vardiyası öncesinde birkaç gün daha fazla uyuyan sağlık çalışanlarının vardiya süresince performanslarının daha yüksek olduğu belirlendi.
BBC Türkçe’de yer alan habere göre, sporcular üzerinde yapılan araştırmalar da dikkat çekici. Yelken yarışçıları, tenisçiler, basketbolcular ve rugby oyuncuları üzerinde yapılan çalışmalarda, uyku süresinin artırılmasının refleksleri, isabet oranlarını ve fiziksel dayanıklılığı olumlu etkilediği görüldü.
BİLİM İNSANLARI NEDEN İKİYE BÖLÜNMÜŞ DURUMDA?
Ancak herkes bu fikre aynı şekilde yaklaşmıyor. Bazı uzmanlara göre, vücut fazla uykuyu geleceğe saklayamıyor; yalnızca geçmişteki uyku eksikliğini telafi ediyor. Yapılan bazı incelemelerde performans artışlarının doğrudan “uyku biriktirme” ile ilişkilendirilemediği de vurgulanıyor.
Uzmanlara göre tartışmanın temelinde, uykunun vücut için neden vazgeçilmez olduğu yatıyor. Uyku sırasında beynin kendini temizlediği, hücrelerin onarıldığı ve öğrenilen bilgilerin pekiştirildiği biliniyor. Bu süreçlerin düzenli olarak aksaması ise hem zihinsel hem fiziksel performansı ciddi biçimde düşürüyor.
NE KADAR UYKU YETERLİ?
Araştırmacılar, yetişkinlerin büyük çoğunluğunun gecede 7 ila 9 saat uyuduğunda en verimli hâline ulaştığını belirtiyor. Kronik uyku eksikliği ise dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü, motivasyon kaybı ve sosyal sorunlara yol açabiliyor.
Bu nedenle bazı uzmanlar, uykusuz geçeceği bilinen dönemlerden önce bir iki hafta boyunca her gece 30–60 dakika daha fazla uyumanın fayda sağlayabileceğini söylüyor. Bunun akşam erken yatmakla mı, sabah geç kalkmakla mı yapılacağı ise kişiye göre değişiyor.
ŞEKERLEME İŞE YARAR MI?
Öğle uykuları da bu süreçte önerilen yöntemlerden biri. Gece uykusunu bozmadığı sürece kısa şekerlemelerin zihinsel toparlanmayı desteklediği belirtiliyor. Ancak uzun ve geç saatlerde yapılan uykuların sersemlik hissine yol açabileceği konusunda da uyarılar yapılıyor.
BORÇ MU, BİRİKİM Mİ?
Bazı bilim insanları ise uykunun bir kumbara gibi değil, kredi kartı gibi çalıştığını savunuyor. Yani uyku borcu biriktirilebiliyor, ancak fazladan uyku depolanamıyor. Bu görüşü savunanlar, “nasıl olsa önceden uyudum” düşüncesinin kişileri bilinçli olarak uykusuz kalmaya itmesinden endişe ediyor.
Uzmanların ortaklaştığı nokta ise net: Fazladan yarım saat uyumanın bile faydası var, ancak uyku depolamak uzun vadeli bir çözüm değil. Düzenli ve yeterli uyku, hem beden hem de zihin sağlığı için hâlâ vazgeçilmez kabul ediliyor.
