Yemek yemek, su içmek, hatta gülümsemek bile bir azaba dönüşebilir mi? Trigeminal Nevralji hastaları için cevap maalesef evet. Yüzdeki ana sinirlerden birinin baskı görmesiyle ortaya çıkan bu durum, öylesine dayanılmaz ataklara yol açıyor ki literatürde "intihar hastalığı" olarak anılıyor.
YÜZDEKİ ELEKTRİK ÇARPMASI HİSSİNE DİKKAT
Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu beyne ileten sinirin çeşitli nedenlerle tahriş olması sonucu ortaya çıkar. Hastalar bu ağrıyı aniden gelen, birkaç saniye süren ancak sanki yüze yüksek voltajlı elektrik veriliyormuş hissi uyandıran bir şok olarak tanımlar. Ataklar o kadar ani ve serttir ki kişi bir anda donup kalabilir; uzmanlar bu durumu "yüz donması" olarak adlandırır.

TÜRKİYE’DE GÖRÜLME ORANI DÜNYAYI KATLADI
Dünya genelinde her 100 bin kişiden yaklaşık 10’unda görülen bu hastalık, Türkiye’de endişe verici boyutlara ulaştı. Ülkemizde her 100 bin kişiden 98’inde bu hastalıkla karşılaşılıyor ve her yıl ortalama 4 bin yeni teşhis konuluyor. Özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda daha sık görülen bu durum, toplum sağlığını tehdit eden ciddi bir kronik sorun haline gelmiş durumda.
SAĞLAM DİŞLERİNİZİ BOŞ YERE ÇEKTİRMEYİN
Hastalığın en büyük tuzaklarından biri ağrının genellikle çene bölgesinde yoğunlaşmasıdır. Birçok hasta, yaşadığı bu şiddetli sızıyı diş ağrısıyla karıştırarak diş hekimine koşuyor. Doğru teşhis konulana kadar geçen süreçte birçok kişi, aslında hiçbir sorunu olmayan sağlıklı dişlerini boş yere çektiriyor. Eğer ağrınız rüzgar esmesiyle veya yüz yıkamayla tetikleniyorsa, asıl adresiniz bir beyin cerrahı olmalıdır.
GÜNLÜK HAYATI FELÇ EDEN SOSYAL İZOLASYON
Ağrının ne zaman geleceğini bilmemek hastada büyük bir kaygı bozukluğu (beklenti anksiyetesi) yaratır. Atak korkusuyla yemek yiyemeyen hastalar ciddi kilo kayıpları yaşarken; konuşamama, tıraş olamama ve makyaj yapamama gibi sorunlar kişiyi sosyal hayattan tamamen kopararak derin bir depresyona sürükleyebilir.

AĞRISIZ YAŞAMA AÇILAN KAPI
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker’in belirttiğine göre, bu hastalık artık çözümsüz değil. İlaçların yetersiz kaldığı noktalarda "Balon Kompresyon" yöntemi devreye giriyor. Genel anestezi altında, hastanın hiçbir acı duymadığı bu kapalı işlemde; ağız kenarından girilerek sinire kontrollü bir basınç uygulanıyor. Bu sayede ağrı iletimi kesiliyor ve hasta aynı gün içinde bu kabustan kurtularak normal hayatına dönebiliyor.
