Mersin'de seralarda yetiştirilen erkenci nektarin hasadı sürüyor. Kilosu 500 TL'den alıcı bulan nektarinler, üreticinin yüzünü güldürürken ihracata gidiyor.
Türkiye'nin tarım başkenti ve narenciye deposu olarak bilinen Mersin, son yıllarda alternatif tarım ürünleriyle de üreticisinin yüzünü güldürüyor. Özellikle örtü altı (sera) yetiştiriciliğinde ivme kazanan kentte, erkenci nektarin hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Şubat ayının sonunda başlayan ilk turfanda hasadının ardından, üreticiler şimdi ikinci hasat için seralara girdi. Özenle toplanıp paketlenen nektarinler, hem iç piyasada hem de ihracatta yüksek talep görüyor. İlk hasatta kilosu 750 liradan alıcı bulan bu değerli meyve, artan rekolteyle birlikte şu an 500 TL seviyesinden satılarak tezgahlardaki yerini alıyor.
NARENCİYEYE ALTERNATİF OLDU, ÜRETİCİYE NEFES ALDIRDI
Mersin'in Akdeniz ilçesine bağlı Kazanlı Mahallesi'nde üretim yapan çiftçiler, geleneksel narenciye tarımından daha yüksek ve hızlı getirisi olan sert çekirdekli meyvelere yöneliyor. Bu üreticilerden biri olan 28 yaşındaki İbrahim Halil Akarsu, 12 dönümlük arazisinde kurduğu seralarda alternatif ürün olarak nektarin yetiştiriyor. Çocukluğundan beri tarımla iç içe olduğunu belirten Akarsu, 2021 yılında dikimini gerçekleştirdikleri 1400 ağaçtan bugün yüksek verim aldıklarını ifade ediyor. Bahçesinde nektarin ve patagonya olmak üzere iki farklı çeşit yetiştiren genç üretici, ağaç başına ortalama 25 ila 40 adet meyve aldıklarını ve yıllık toplam rekoltenin 40 tonu bulduğunu vurguluyor.

İHRACAT KAPISI AÇILDI: RUSYA VE IRAK YOLCUSU
Şubat ayının sonunda yapılan ilk hasatta yaklaşık 50 kilogram ürün elde ettiklerini belirten Akarsu, ikinci hasat dönemiyle birlikte tonajın arttığını söylüyor. İlk turfanda ürünlerin kilosunun 750 ile 800 TL arasında değişen fiyatlardan satıldığını, ürün bollaştıkça fiyatın 500 TL bandına oturduğunu dile getiren Akarsu, pazar sıkıntısı yaşamadıklarını belirtiyor. Seralardan özenle toplanan erkenci nektarinlerin büyük bir bölümü, yüksek döviz getirisiyle doğrudan Rusya ve Irak pazarlarına ihraç ediliyor. Önceden sadece narenciye ektiklerini belirten üretici, alternatif olarak yöneldikleri nektarin üretiminin karlılığından oldukça memnun olduklarının altını çiziyor.

TÜRKİYE'NİN NEKTARİN ÜRETİMİNİN YÜZDE 44'Ü MERSİN'DEN
Bölgedeki tarımsal faaliyetleri değerlendiren Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz, Türkiye'de ilk nektarin hasadının Mersin'de yapıldığını belirtiyor. Hasat sürecinin şubat ayı başlarında seralarda başladığını ve ekim ayının sonuna kadar kademeli olarak yüksek rakımlı yaylalara doğru devam ettiğini vurguluyor. Gürbüz'ün paylaştığı verilere göre, Mersin'in nektarin üretimindeki payı ülke ekonomisi için kritik bir öneme sahip. Türkiye genelinde üretilen yaklaşık 450 bin ton nektarinin, 150 bin ile 170 bin tonluk kısmı sadece Mersin'de yetiştiriliyor. Bu veriler, ülkenin toplam nektarin üretiminin yüzde 44'ünün bu kentten karşılandığını gösteriyor.

NEKTARİNİN SAĞLIĞA FAYDALARI VE EKONOMİK DEĞERİ
Ziraat Mühendisi Gürbüz, erkenci nektarinin sadece çiftçiye sağladığı ekonomik getiriyle değil, tüketiciye sunduğu sağlık faydalarıyla da öne çıktığını belirtiyor. Nektarinin temel özellikleri ve avantajları şu şekilde sıralanıyor:
- Düşük kalori içeriği sayesinde diyet listelerinin ve sağlıklı beslenme programlarının vazgeçilmez bir parçasıdır.
- Glisemik indeksi dengeli ve kalori bakımından düşük olduğu için, porsiyon kontrolü sağlandığında şeker (diyabet) hastaları tarafından rahatlıkla tüketilebilir.
- A ve C vitaminleri bakımından zengin yapısıyla bağışıklık sistemini destekler.
- Erken hasat dönemi sayesinde uluslararası pazarda rekabet avantajı yaratır ve ülke ekonomisine ciddi miktarda döviz girdisi sağlar.
