Dünya genelinde ve Türkiye’de hızla artış gösteren kilo problemleri, modern toplumların karşı karşıya kaldığı en büyük sağlık tehditlerinden biri haline geldi. Sadece fiziksel değil, psikososyal etkileriyle de bireylerin yaşam kalitesini dibe çeken obezite, küresel ölçekte bir pandemi olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, bu durumun geçici bir kilo probleminden ziyade, mutlaka tedavi edilmesi gereken kronik bir hastalık olduğu konusunda hemfikir.

"OBEZİTE ESTETİK BİR SORUN DEĞİLDİR!"
Konuya ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sebahattin Çelik, obezitenin çağımızın en korkutucu salgını olduğunu belirtti. Toplumda hala bu duruma kozmetik açıdan yaklaşıldığını söyleyen Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"Obezite artık estetik ya da kozmetik bir sorun olarak algılanmamalıdır. Halen estetik amaçlarla tedaviye başvuran insanlar var; ancak bu kesinlikle yanlış. Çünkü obezite; kanserden şeker hastalığına, tansiyona kadar birçok ölümcül hastalığın ana nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor."
"HASTALARI SUÇLAMAYI BIRAKMALIYIZ: BU BİR SUÇ DEĞİL, HASTALIK"
İnsanlığın sağlık haritasının yıllar içinde dramatik bir şekilde değiştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Çelik, "Eskiden insanlar açlıktan vefat ediyordu, günümüzde ise aşırı kilodan dolayı sağlığını kaybedenlerin sayısı çok daha fazla" diyerek tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.
Obez bireylere yönelik toplumsal ön yargılara da değinen Çelik, "Obez popülasyondaki insanları suçlamamamız gerekiyor. Bu bir suçluluk durumu değil, bir hastalıktır. Dolayısıyla hastalıkla daha akılcı yöntemlerle mücadele etmemiz gerekmektedir" dedi.

TÜRKİYE’NİN YÜZDE 30’U TEHLİKE ALTINDA!
Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde obezite oranının %30-31 civarında seyrettiğini belirten Prof. Dr. Çelik, Van ilinde de bu oranların oldukça yüksek olduğunu ifade etti. Obezitenin sadece biyolojik süreçlerle, ilaçlarla ya da ameliyatlarla çözülemeyeceğini aktaran uzman isim, hastalığın "multifaktöriyel" yani psikolojik ve sosyolojik yönleri de olan çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu, bu yüzden sosyal desteğin şart olduğunu vurguladı.
"MİDEYİ KÜÇÜLTMEK TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL"
Hastalığın son derece inatçı olduğunu ve kilo veren hastaların %60'ında tekrar kilo alma eğilimi görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Sebahattin Çelik, uyardı:
"Ameliyat ettiğimiz hastalarda bile 2-3 yıl sonra bir kısmının geri kilo aldığını görüyoruz. Bu durum şunu gösteriyor: Obezite sadece mideyi küçülterek, bir hap alarak ya da bir iğne yaparak çözülecek bir konu değildir. Şeker hastalığı gibi ömür boyu mücadele gerektiren kronik bir sağlık sorunudur. Şayet iyi donanımlı bir merkezde takip edilirse, hastaların tekrar kilo alma oranı azalacaktır."

BÖLGENİN UMUDU OLDU: 2 BİN DANIŞANA ŞİFA
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde, İl Sağlık Müdürlüğü’nün katkılarıyla 2019 yılında kurulan Van Obezite Merkezi, bölgedeki mücadelenin adeta lokomotifi konumunda. Yaklaşık 7 yıldır aktif hizmet veren merkezde bugüne kadar 2 binden fazla danışan sağlık hizmeti aldı.
Merkezin başarı verileri ise dikkat çekici: Başvuran hastaların %60’ı profesyonel destekle başarılı bir şekilde kilo vermeyi başarırken, takip edilen hastaların 200’ü ise cerrahi yöntemlerle (obezite cerrahisi) tedavi edilerek sağlığına yeniden kavuştu. uzmanlar, kalıcı başarı için donanımlı merkezlerde uzun soluklu takibin hayati önem taşıdığını belirtiyor.
